Yalçın Küçük ve Magazinleş-tirilen Sebataycılar
21.09.2006
Sebataycılar bu ülkenin son 150-200 yılının en önemli aktörleridirler. Batının ülke içinde taşeronluğunu yaparak Osmanlı devletini yıkanlarda, ırkçılık virüsünü bulaştırarak Arap, Türk ve Kürt’ü birbirine düşman eden de bunlardır. Osmanlı devletini en zayıf döneminde türlü maceralara sürükleyen İttihat ve terakki cemiyetinin beyin takımı da bunlardandır. Sebataycıları bilmeden son 2 asırlık tarihimizi çözemezsiniz.
Dünyanın her yerinde başımızı ağrıtan “Ermeni Sorunu”nu başımıza açanlar da bunlardır. Sebataycıların kontrolündeki İttihat ve Terakki elindeki gücü Ermeni- Yahudi rekabetinden dolayı Ermenilerin tehciri istikametinde kullanmıştır. Sebataycıiar Ermeni tehciri ile hem ezeli rakiplerini atletmişler, hem de Türklere kara bir leke çalmışlardır. Yahudi-Ermeni rekabetinin faturası Türklerin başına yıkılmıştır. “Batılı emperyal güçlerin içerideki taşeronu” Sebataycılar tarihimizle, kültürümüzle bağlarımızı kopardıkları gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin başına bir sürü yapay kriz sarmışlardır. (dahası…)


.jpg)
Yalçık Küçük Sabetayistliği abartarak bir komplonunun taşeronluğunu mu yapıyor?Yalçın Küçük, nevi şahsına münhasır denilen adamlardan… Yakın zamanda Apo’nun danışmanlığından ulusalcılığa uzanan hayat seyri bu iddianın altını çizmek için yeterli… Küçük’ün, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk sevgisinin birden bire neden depreştiğini anlamakta zorlanan ve dahası bunun arkasında bir bit yeniği olduğunu düşünenler için yaptığı kimi açıklamalar bir çok done içeriyor. Özellikle Soner Yalçın’ın Efendi isimli kitabından sonra bir hayli gündeme gelen ve Yalçın Küçük’ün isim bilim üzerinden yola çıkarak yaptığı açıklamalarla desteklediği Sabetaycılık konusu, Yalçın Küçük’ün söylediklerinin geniş bir yelpazede ses getirmesine vesile oldu. Küçük’ün her taşın altında aradığı Sabetaycılara gerçekten bu kadar güçlü cevap bulması gerek bur soru ama daha da önemlisi, bu faaliyetlerle neyin murat edildiği idi. Küçük’ün geçmişine ve şimdi söylediklerine bakarak iki teşhiste bulunmak mümkün; birincisi Yalçın Küçük gündeme gelmeyi ve popüler olmayı seviyor. İkincisi ise Türk milletinin üzerinde yürütülen psikolojik harbin bir ayağını oluşturuyor. Birkaç temel doğrunun içine bir sürü yanlış katarak aktarmak psikolojik harbin en önemli silahı. 


Fakat daha sonra, Oray Eğin’in ondan bir gün önce yayınlanmış olan 










