Latin Alfabesi ile basılan ilk Kur’an ve Bir Tekzip Yazısı

tab

Soner Yalçın’ın Efendi-2 kitabının 385. sayfasında şu satırlara tesadüf ediyorsunuz:

“Lütfen söyler misiniz, Kuranı Kerim’in Latin alfabesiyle Türkçe yazılması ne zaman olmuştur?
Sorduğum ilahiyatçı arkadaşlar bu sorunun yanıtını hemen veremediler. Bu soru yöneltildiği zaman, hepsinin aklına 1928’deki Kuranı Kerim’in meali ve tefsiri geliyor; ama benim sorum netti: Kuranı Kerim ne zaman Latin alfabesiyle Türkçe yazıldı?
Kimse tarih veremedi!”

Bu sualin muhatabı olmamama rağmen müsaadenizle cevabı ben vereyim:

Yukarıdaki resimde görüleceği gibi 1 Temmuz 1936 tarihinde Maarif Kitaphanesi Matbaası’nda basılmış.
ilk

Bahse konu olan Maarif Kitaphanesi tarafından neşredilmiş 1945 tarihli Türkçe Kur’an nüshası.
trk

Kur’an-ı Kerim’in Türkçe okunuşunun Lâtin alfabesiyle basılmış isimsiz kitabın içinde Fâtihâ Suresi’ni gösteren sayfa yukarıda görüldüğü gibidir ve tarafımdan scan edilmiştir. Dikkat ederseniz Kur’an’ın hakkıyla aslına uygun olarak okunabilmesi için kullanılan Lâtin harfleri kâfi gelmemiş ve bugün alfabemizde bulunmayan huruf ve işaretlere ihtiyaç duyulmuş. Kitabın kenarları tezyin edilmiş tek sayfaları bundan ibarettir, diğer sayfalarda süsleme yoktur.

 http://www.f27.parsimony.net/forum67623/messages/21856.htm

Kendihalinde:

Soner , kitabinda acik ve net bir soru soruyor ama yukardaki kadar acik ve net bir cevap vermiyor.Yukarida ay gün yil olarak bu tarih belitilmis.. Yazarin kitabin 385. sayfasinda “ezanin Türkçe okunmasina karsi cikanlarin Kurani Kerim’in Latin alfabesiyle Türkçe yazilmasindan haberi bile yoktu “ deme aymazligini göstermeside yazara has bir durum olsa gerek.Kimlere sordunda cevap alamadin diye sorarlar adama. Beyaz Hocaya sorduysa, yada Turan Dursun, İlhan Arsel gibilerin kitaplarina basvurduysa elbette cevap alamaz. Ama Soner Efendi bunu kitabinda ilahiyatci arkadaslar bile hemen cevap veremedi diye nitelendiriyor.Breh Breh Breh…Kimler ki bunlar…  Diger bir noktada Latin alfabesi ile yazilan bu Kuran 1 temmuz 1936 tarihlidir.18 temmuz 1932 tarihinde Diyanet Reisliginin ezanin türkçe okunmasi hakkinda bir genelgesi vardir.30 ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe Ezan Hafiz Rifat Bey tarafindan Fatih camiinden okundu ve bu durum DP iktidara gelene kadar devam etti. Ayrica arastirmaci yazar Soner Efendi 4 Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere ezanı Türkce okumalarını, buna uymayanların kati ve siddetli bir sekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir tamimden de habersizdir.Tüm bu olup bitenlerden sonra latin alfabesi ile bir Kur’an basiliyor ve buna o zamanin alimlerinden karsi gelmesi isteniyor.Sanirim Soner efendi emirin demiri kestigini unutuyor. Bunu istemek icin ya saf olmak yada yazar gibi art niyetli olmak gerekiyor..Yazarin gözden kacirdigi bir noktada ne tesadüftür ki bugün ayasofya müze olarak kalmalidir diyenlere cevabi bir tokat niteligi tasir. 3 Şubat 1932 tarihine denk gelen Kadir Gecesi’nde de, Ayasofya Camii’nde Türkce Kuran, tekbir ve kamet okunmustur. Fakat ne yazikki türkce Kuran, tekbir ve kametin reklaminin yapildigi Ayasofya da 1 Subat 1935 tarihinde müze haline getirilmistir. Tarihlere bakacak olursaniz yine Latin alfabeli Kuran’dan öncedir.  Tüm olup bitenleri alt alta koydugunuz zaman yazarin bahsini ettigi ve toplumda infial yaratmasini bekledigi Latin alfabeli Kuran yazimi da zurnanin son deligi oluyor.  Ki bence biraz akli basinda olan sabetay avcisi arastirmaci bir yazar bozuntusu bile Maarif kitaphanesinin sahibinin kim oldugunu bu Kuran’in hangi amacla yazildigini arastirmasi gerekirdi. Sen her tasin altindan sabetayci ararken bu kitaphaneyi ve arkasindakileri görmezden geleceksin. Yok öyle yagma ….Haydi bakalim Soner efendi arastir su maarif kitaphanesinin sahiplerini demek gerekiyor. Elbette burada sunu da unutmamak gerekiyor ilk kitapla ikinci kitap arasinda baglari kuvvetlendirip DP iktidarinin arapca ezana dönüsünü de “aydinlanmanin” baslangicina vurulan sabetaist bir hamle gibi gösterme cabasindan kaynaklaniyor bu söylemler.Elbette konu daha da derin ama benden simdilik bu kadar. Ha bide su var  ben kendi kendime bir blog kurdum 50 kisi 100 kisi haberdar oldu  yazdiklarimi okudu. Gün oldu devran döndü ve insanlar bunu unuttu yada hic ciddiye bile almadi. Bu Latin Alfabeli Kuran meselesi de böyle birsey iste. Ha bide latin alfabeli kurandan bahseden soner efendi ilk türkce incil ile ilk türkce tevrat ne zaman basilmis bunu biliyor mu acaba. Sahsen Ben bilmiyorum.Siz biliyormusunuz?

makale yazarı: Faruk Tarih, gün ve saat : 05. Eylûl 2006 00:47:14:

Bu kitabın kapağında hiçbir şey yazmamakatadır. Kitaba verilen ismi ancak ilk sayfada görebiliyorsunuz: Camili Kur’ânı Keriym! Kitabın önsözünü aslına uygun olarak aynen aşağıya asıyorum.

İlk tabında : Maarif Kitaphanesinin mukaddemesi

Türk harflerinin kabülündenden sonra; kur’anı keriymin yeni harflerle basılmasını bir çok okuyucularımız bizden istiyorlardı. Okuyucularımızın bu isteklerini yerine getirmek ve kur’anı keriymi yanlışsız okutmak için kur’an elifbasındaki harflerin ve harekelerin Türk alfabesine intibak ettirilmesi lâzımdı.

Seneler geçtikçe kur’anı keriymi yeni yazılarla okumak isteği artıyordu. Bu sebeple; “Maarif kitaphanesi” bu çok zor işi üzerine almaya karar verdi.

Aklı eren bir çok âlimlerle görüştükten ve senelerce çalıştıktn sonra, kur’anı keriymdeki harflerle harekeler tesbit edildi. Ve bu harflerle harekeler, çelik kalıplarla dökülerek hazırlandı.

Her iş bitmişti. Fakat yapılacak daha mühim bir iş kalıyordu; o da: kur’anı keriymi yanlışsız okutmak işi idi.

Yine, aylarca istişareler yapıldıktan sonra Kur’anın doğru okunabilmesi işi de halledildi. Şimdi sıra secavend meselesine geliyordu.

Bundan 245 sene evvel vefat eden İslâm âleminin en meşhur kur’an hattatı (Hafız Osman merhum) un yazdığı kur’anı keriymdeki secavendlerin alınması muvafık görüldü. Ve bu secavendler de çelik kalıplarla dökülerek hazırlandı.

Artık her iş bitmiş, basma ve tashih işi kalmıştı.

1933 senesi, Kur’anı keriymin tab ve tashihi için tecrübeler yapıldıktan sonra tashih işi de halledildi.

Nihayet sıra; Kur’anı keriymin tabına geliyordu. 1934 senesi Kur’anı keriymin tabına başlanarak iki senelik mesaiden sonra bu tab işi de sonuna erdi.

Bu işe başlanılan günden, yâni harflerin tesbitinden bu güne kadar altı seneye yakın bir zaman geçmiştir. Yıllarca süren bu mesaiye katlanmaktan gayemiz yanlışsız ve kolayca okunabilir bir Kur’anı keriymin meydana gelmesine hizmet etmekti. Çok şükür buna muvaffakıiyet hasıl oldu.

İşte okuyucularımızın tilâvet edecekleri Kur’anı keriym, bu emeklerin mahsulüdür.
Üzerinde senelerce çalıştığımız bu hayırlı işte bir kusurumuz varsa, iyi niyetimize bağışlanmasını ulu Tanrının mağfiretinden dileriz.

1 Temmuz 1936
Maarif Kitaphanesi müdürü
Naci Kasım

Bu Kur’anı keriym, berkenar olarak basılmıştır. Satır başları (Kayış zade Hafız Osman merhum) un yazdığı Kur’anı keriymin sahife başlarına muvafıktır.
**********************************

Kur’ân-ı Kerîm’in okunuşunu Türkiye’de ilk defa Lâtin harfleriyle neşreden Maarif Kitaphanesi ve onun sahibi Naci Kasım hakkında nette bulabildiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Biyografisi şöyle:

“NACİ KASIM
Hoy 1884-İstanbul 10.Mart.1963 Türk yazar ve yayıncı. Babası Hacı Kasım’ın Sahaflar Çarşısındaki kitapevinde çalıştı. Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal’i destekleyip tanıtmayı amaçlayan ve Türk dili üzerine kitaplar yazdı. (Ordumuzun Zafer Kitabeleri. 1923, Türkün Altın Kitabı, Gazini Hayatı 1928, Öz Türk Diline Anahtar, Türk Alfabesinin Islahı 1939, Türk Dili ve Türk Dili Diksiyoneri 1939. Aynı zamanda Saatli Maarif Takviminin kurucusudur.”

Demek ki Naci Kasım İran’ın Hoy şehrinde doğmuş, muhtemelen Azerî ve Şii/Caferî. Bu ihtimali kuvvetlendiren hususlardan birisi yayınladığı diğer kitaplar:

“Bu kitaplardan bir bölüğü Hz. Ali’nin Cenkleri adını taşıyan kitaplardır. O kitapları o tarihte Maarif Yayınları adını taşıyan bir yayınevi yayınlardı, hani şu Saatli Maarif Takvimi’ni de yayınlayan yayınevi…
Rasim ÖZDENÖREN, Yeni Dünya, 2005 – Ekim”
Bir başka kitap da şu: Bektaşi Şairleri ve Nefesleri. Turgut Koca. İst. Maarif Kitaphanesi. 1990.

Naci Kasım ve Maarif Kitaphanesi hakkındaki bilgileri okumaya devam edelim:

“Saatli Maarif Takvimi’ni yayımlayan, İstanbul Maarif Kitaphanesi ve Matbaası’nı, 1860 yılında Hacı Kasım Efendi kurmuş. Ve bu takvimi yayımlamaya başlamış. Hacı Kasım’ın oğlu Naci Kasım Harf Devrimi’nden sonra Atatürk için yazılan ilk kitabı yayımlamış. Bu kitabın adı “Atatürk’ün Altın Kitabı” imiş. Saatli Maarif Takvimi, 1931 yılından bu yana, Latin harfleriyle basılıyormuş. Bugün müessesenin başında Naci Kasım’ın küçük kızı Aydın Geylani Hanım bulunuyor. Aydın Geylani, eşi Muhsin Geylani ve oğulları Ahmet ile Saatli Maarif Takvimi’nin yayınını sürdürüyor.

Bir de bizim halen bildiğimiz saatli maarif takvimlerini yayımlamakta olan Maarif Kütüphanesi’nin sahibi Naci Kasım Bey’in babası Hacı Kasım Efendi’nin ilk Türk kitapçısı olmak gibi bir iddiası vardır. Çünkü bu bey 1862 yılında İran’ın Hoy kentinden İstanbul’a gelip hemen kitapçılığa başlar, fakat kitapçılığa başladığı mekân Babıâli’de değil, Beyazıt’ta Hakkaklar Çarşısı’ndadır. Daha sonra oğlu Naci Kasım Babıâli’de Maarif Kütüphanesi’ni kurar. Hüseyin Tutya da Yeni Şark Kütüphanesi’ni kurup 1970’li yıllara kadar Babıâli’de kitapçılık yapar. 1881 tarihli Annuaire Oriental’de İbrahim Hazım diye bir isme rastlanır. İbrahim Hazım Babıâli Caddesi 26 numarada, onun dışında Avedis Papazyan Babıâli Caddesi 18 numarada, Arekel Tozluyan Babıâli Caddesi 46 numarada görülür.”

“DUVARLARIN değişmez aksesuarı Saatli Maarif Takvimi 140 yaşına girdi. Ekonomist Dergisi’nin haberine göre, 1860 yılında Hacı Kasım Efendi’nin basıp satmaya başladığı takvimi, bugün üçüncü ve dördüncü kuşağı Geylani Ailesi çıkarıyor.

Türkiye’nin en eski işletmelerinden biri olan Maarif Kitaphanesi ve ilk Türkçe takvim olan Saatli Maarif Takvimi, tam 140 yıldır ticari hayattaki varlığını sürdürüyor. Her yıl 300 bin civarında iki boy basılan Saatli Maarif Takvimi, 2 milyon ve 3 milyon 750 bin liradan satılıyor.

Bugün Maarif Kitaphanesi’nin başında Hacı Kasım Efendi’nin torunu, Naci Kasım Efendi’nin kızı Aydın Geylani bulunuyor. Aydın Geylani, eşi Muhsin Geylani ve oğlu Ahmet Naci Geylani ile Cağaloğlu’ndaki Maarif Kitaphanesi’nde Saatli Maarif Takvimi’ni hazırlıyor.”

“Osmanlı döneminde, basılı ilk takvim 1826 yılında yayımlanmıştır. Bu tarihe kadar takvimler elle, renkli mürekkeplerle ve değişik hamurlardan yapılmış kağıt ve değerli yaldızlı yüzeyler üzerine büyük bir özenle yazılırmış. Bugün, geleneklerini devam ettiren ailelerde Saatli Maarif Takvimi’nin ayrı bir yeri ve özlemi vardır. 1862 yılından beri yayımlanan bu takvimde; tarihi olayları, iklim özelliklerini, yılın ve günlerin ayrıcalıklarını, Rumi ve Hicri yılları, İstanbul ve Ankara’nın Güneş-Öğle-İkindi-Akşam-Yatsı-İmsak saatlerini, günün ve gecenin devamını, öğütleri ve güzel sözleri bulabilirsiniz. Takvim yapraklarının arkasında; günün tarihi, yemek önerileri, şiirler, fıkralar günümüze anlam katarlar.
Can Kıraç

“O tarihte burada, henüz adını bile duymadığım Beşir Fuad’ın evinin bulunduğunu ve hazin intihar olayının da bu evde geçtiğini nereden bilecektim? Bu evin karşısında da meşhur Saatli Maarif Takvimi’nin yayıncısı Maarif Kitabevi bulunmaktaydı. Buranın da vaktiyle Osmanlı döneminin maruf kitapçı ve yayıncılarından Ermeni asıllı Arakel Efendi’ye ait olduğunu, Beşir Fuad’ın bir dostuna, kendi evinin adresini verirken yaptığı tariften anlıyoruz. Cağaloğlu yokuşunda kitapçıdan çok kırtasiye ve matbaa malzemesi satan dükkânlarla matbaalar vardı. Şimdi de öyledir. Yalnız Maarif Kitabevi’nin yanında Faruk Gürtunca’ya ait Hergün gazetesinin idarehanesi ve matbaası bulunuyordu.
ORHAN OKAY, Zaman, 01.09.2002″

“Saatli Maarif Takvimi: İşte size mükemmel bir Türk müessesesi daha. Bu takvimi bana rahmetli anneanneciğim öğretmişti. Kendisine her sene bir takvim almamı mutlaka tembih eder ve karşılığında da bana Şişman Yanko’dan alınan, mermerşahi bezinden yapılmış mendilleri hazırlardı. Ananevi fırtınalardan, yemek tariflerine, fıkralardan, tarihi menkıbelere kadar bir sürü faydalı ve eğlendirici bilginin yer aldığı bu küçük yaprak parçası başlı başına bir ansiklopedi gibidir. Zaman içinde insan hayatının vazgeçemeyeceği bir alışkanlık halini alır.
Ahmet Çavuşoğlu, Güneş, 25.01.2005″

Bu bilgilerin dışında karşılaştığım iki bilgi daha var ki, ilginç buldum:

“Naci Kasım, AÇIK-EL: Türk Alfabesinin Islahı. Türk Dili ve Türk Dili diksiyoneri. İstanbul 1939. 49 s”

“1953 yılında, 12 yaşındayken kendimi o meyhanede buldum. 3 ay çalıştıktan sonra Saatli Maarif Takvimi’nin matbaa bölümüne girdim. Sahibi Ali Naci Bey kör olduğu için, annem ona kitap okuyarak yardımcı oluyordu. Bir hadise oldu, ayrılmak zorunda kaldım. Matbaadaki Vecdi abinin sayesinde İstanbul Hilton’un matbaasında işe başladım.
Vefa Zat, Lezzet Dergisi”

Burada enteresan olan, Naci Kasım Bey’in bir adının daha varlığı, soyadının da Açıkel olmasının yanısıra, âmâ olduğu bilgisidir. Ali Naci Kasım Açıkel gibi gözleri görmeyen birisinin bu kadar işi nasıl başabildiği size de şaşırtıcı gelmiyor mu? Yoksa bu bilgilerde bir yanlışlık mı var?

Biraz daha devam edersek ilginç bir bilgiyle daha karşılaşıyorsunuz:

“Ece Ajandası’nı bugünlere taşıyan Murteza Kağıtçı’nın ‘Prensesim’ diye çağırdığı 92 yaşındaki kızkardeşi Rubabe Ar, dava konusu olan ve bilirkişinin ‘mirasçılarındır’ dediği ajanda için, “Herşeyin bir ruhu var. Aile de bu ajandanın ruhudur” diyor.

Rubabe Hanım, “Ece Ajandası’nı mutlaka yürüteceğiz. Çünkü manevi bir anlamı var. Ailenin geleneklerinde bu iş var” diyor. Örneğin; dayısı Naci Kasım, Saatli Maarif Takvimi’ni başlatan isim.
(…)2001 yılında vefat eden Murteza Sadık Kağıtçı’nın mirasçıları olarak üç kızkardeşi ve eşi Cahit Uçuk bulunuyor. Ece Ajandası’nın marka hakları konusunda Garip Sırlıoğlu ile mahkemedeler. Bilirkişi, ‘mirasçılarındır’ şeklinde görüşü ver miş. Mahkeme 2 Haziran’a ertelenmiş. Avukatlar Sırlıoğlu’nun, Cahit Uçuk’un vefatından yaklaşık bir yıl önce onun haklarını devraldığını da belirtiyor. Aile avukatları bundan sonraki dönemde ailenin bir konsorsiyumu olabileceğini, yönetimin Cahit Hanım’ın mirasçılarıyla birlikte yürütülebileceğini belirtiyor. Rubabe Hanım, “Bunun bize iade edilmesini bekliyoruz. İade edildikten sonra kesinlikle devam ettireceğiz” diyor.
SERKAN ARMAN, Milliyet, 07 Mart 2005 / Pazartesi”

Demek ki burada bahse konu olan Rubabe Hanım’ın dayısı Naci Kasım, kardeşi Mürteza Bey’in eşinin adı da Cahit Uçuk. Bu ilişki geliştirilebilir. Saatli Maarif Takvimi ile alâkalı haberlerde şunlara da tesadüf ettim:

“Geleneksel “Saatli Maarif Takvimi” bu yıl yine Ramazan Ayı’nda Profilo Online’dan bilgisayarların masaüstlerine taşınıyor. Özellikle çalışan kesime yönelik pratik bir çözüm sunan takvim, iftar saatlerini kaçırmadan takip edebilmeyi sağlıyor. Geçmişten bugüne nostaljik bir esinti sunan “Saatli Maarif Takvimi”ni son teknoloji sayesinde günümüz yaşam alanlarına adapte eden Profilo, iftar saati haricindeki özel bölümlerle de Ramazan Ayı’nı renklendiriyor. İftara geri sayım yapan dijital bir saate sahip olan geleneksel “Saatli Maarif Takvimi”, iftar saatini davul sesiyle bildiriyor. Yaratıcı fikir geliştirme ve uygulaması adinteractive tarafından yapılan “Saatli Maarif Takvimi”, http://www.profilo.com.tr sitesine giren herkes tarafından bilgisayarlarının masaüstlerine kolayca yüklenebiliyor.(7 Ekim 2005)”

“İSTANBUL ROTARY KULÜBÜ-2002/2003 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU
100 Adet Saatli Maarif Takvimi satışı yapıldı.”

Aman ne güzel! Yahudi Kamhiler’in firması Ramazan’da müslümanlara hizmet götürüyor, Rotaryenler Saatli Maarif Takvimi dağıtıyor.

http://f27.parsimony.net/forum67623/messages/21879.htm

 

ddd

İlk defa İncil Türkçe’ye ne zaman ve kimin tarafından tercüme edildi? Yukarıdaki klişe kısmen bu suale cevap veriyorsa da, teferruatları hakkında bilgi vermekten uzaktır. Kaynak: Türkiye’de Misyoner Faaliyetleri, E. Kırşehirlioğlu, Bedir Yayınları, İstanbul, 1963, s. 173
http://f27.parsimony.net/forum67623/messages/21896.htm

ASAGIDA OKUYACAGINIZ YAZI YUKARDA YAZILANLARA BIR TEKZIP NITELIGI TASIMAKTADIR

Yazar celal at 30. Aralik 2006 15:31:33:

Telekom bey,
Aciklamalariniza tesekkur ederim.
TR forumununda Faruk bey astigi zaman, yazari elestiyor mu yoksa elestirir gibi yapip Naci beyi de sabetay mi yapmaya calisiyor diye dusunduk.

Faruk bey TR de o kadar cok Turk ve Muslumani sabetlikla sucladi ki, bunlardan bir kac tanesini ailem ve ben cok yakinen taniyoruz ve % 100 kesinlikle ama kesinlikle iftiraydi. Iste bunlardan biride Saatli Maarif Takviminin sahibi rahmetli Ali Naci Acikel.

Bu rahmetli beyefendi neden sunlaniyor, cunku latin alfebesi ile ilk turkce kur’a-ni Kerim’i maatbaasi basmis.Yazisindan bir kismini buraya aktariyorum.

- “Burada enteresan olan, Naci Kasım Beyin bir adının daha varlığı, soyadının da Açıkel olmasının yanısıra, âmâ olduğu bilgisidir. Ali Naci Kasım Açıkel gibi gözleri görmeyen birisinin bu kadar işi nasıl başabildiği size de şaşırtıcı gelmiyor mu? Yoksa bu bilgilerde bir yanlışlık mı var?”-

Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz Faruk bey,hic mi utanmiyorsun boyle pis dedikodu yapmaya.
Bir zahmet edip sordun mu, arastirdin mi Naci beyin matbaasini ve kitap evini kimin islettigini. Sordun mu , neden turkce Kur’a-ni Kerim’i basmaya ihtiyac duydugunu? Naci bey ve ailesi ile tanistin mi, evlerine Ramazan da gidip sofralarinda yemek mi yedin, evet gozleri gormeyen zati muhteremin 5 vakit namazinda yaninda namaza mi durdun? Yok! Vazifeli hain bir yazarin yalanlarina benzin sikip vazifeni aklin sira yaptin.
Hic mi dusunmedin bu sahsi yakinen taniyan insanlarin olabilecegini.

Ne buyurmussunuz FARUK BEY “Ali Naci Kasım Açıkel gibi gözleri görmeyen birisinin bu kadar işi nasıl başabildiği size de şaşırtıcı gelmiyor mu? Yoksa bu bilgilerde bir yanlışlık mı var?”-
Hic bir yanlislik yok ve hicte sasirtici degil. Iste cevaplari:

Bu aile anneannemlerin aile dostudur. Ali Naci bey, pek muterem esi Zehra hanim ve 3 kizi Cagaloglu Kiz lisesinin yanindaki Apartmanin 2 katinda oturuyorlardi. Ayni binanin alt katinda ise Saatli Maarif Takviminin kesim, paketleme isleri yapiliyordu. Bu binanin karsisinda ise Saatli Maarif kitap evi vardi. Naci beyin matbaaasi ise babialinde.

Gelelim o pek merak ettiginiz soruya. Naci beyin o zaman bekar olan en buyuk kizi MENiCE butun isleri takip ediyordu. Ortanca kizi Persiye’de ablasina yardimciydi. Naci bey’e her gun kitap okuyan kisi ise Necla hanimdi.

Turkce Kur’a-ni Kerim’i ise basmasinin tek nedeni, arapcayi bilmeyen veya ileride arapca bilmeyecek kisilerin Kur’an dan uzaklasmamasi icin basiyor. Cok dindar bir insandi.

Bir de gene aslini astarini arastirmadan tahminde bulunmussunuz.Ne yazmissiniz, asagiya aliyorum.
-“muhtemelen Azerî ve Şii/Caferî. Bu ihtimali kuvvetlendiren hususlardan birisi yayınladığı diğer kitaplar:-“
Yok Faruk bey, gene yanildiniz. Siz hep ihtimallerle insanlari olmadigi seylerle sucladiniz. Gelin dogrusunu ben yazayim da, siz ihtimalci ogrenin.

Naci bey ve atalar ACEM dir,Şii/Caferî degildir. Sunnidir.
Gene buyurmuslar: -“Aman ne güzel! Yahudi Kamhilerin firması Ramazanda müslümanlara hizmet götürüyor, Rotaryenler Saatli Maarif Takvimi dağıtıyor.-“

Musluman diger yazarlar, IZ gibi musevi birinin kitapevinden kitabinin basilmasi ve ucret almasi caizdir, hic bir sakinca yoktur ama gunluk takvimin baska bir yahudi kurulustan basilmasi kesin vatan hainligi ve kisinin musluman olmadiginin gostergesidir.

Allah saf temiz halkimizi sizden korusun. Disarda dusman aramaya ne hacet, sizler varken.
O Turkce harfli Kur’an-i Kerim annem ve babama Naci beyden dugun hediyesidir su an benim evimde durmaktadir. Isteyenlere tek tek scan eder yayinlayabilirim.

Telekom bey iste bu yuzden neden sayfaniza koydugunuzu merak ettim. Dilerim sayfanizdan o yaziyi cikarirsiniz. Sahsi bilgilerin hepsi yanlis. Ileride okuyanlara degerli bir aileyi yanlis tanitmak cok mumkun. Tercih sizin.

Selametle

http://f16.parsimony.net/forum28507/messages/168030.htm

About these ads
Published in: on Eylül 6, 2006 at 7:00 am  Comments (12)  
Tags: , ,

The URI to TrackBack this entry is: http://kendihalinde.wordpress.com/2006/09/06/latin-alfabesi-ile-basilan-ilk-kuran/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

12 YorumYorum yap

  1. Merhaba..Bende 1936 basım bu kitaptan var
    (camili Kur’ânı Keriym)..Rahmetli dedeme ait idi…

    Bundan Türkiye’De kaç adet var acaba, değerli midir çok?
    Bunun alım-satımını gerçekleştiren yer var mı?

    Teşekkürler…

  2. cok güzel bir sayfa
    allah sizin mekanizi acik etsin
    devam edin
    begindim

  3. http://www.kurandinle.org
    Kuran Dinle,Kuran-i Kerim,Görüntülü Kuran,kuran i kerim,abdussamed kuran
    Görüntülü ve sesli kuran dinlemek için
    http://www.kurandinle.org
    kuran i kerim,abdussamed görüntülü kuran i kerim dinle,Kabe imamlarından kuran hatmi,kuran download,abdussamed kuran i kerim,Kabe imamlarından görüntülü kuran i kerim mp3

  4. merhaba yazılarınızı okuyorum çok beğeniyorum ben türkçe kuranı okumak istiyorum yardımcıolursanız memnun ve bilgilenmiş olurum

  5. SELAMINALEYKÜM ilgili kimse merhabalar ben bu degerli kitabı yani meşhur hattat Hafız Osman efendi’nin yazdıgı secaventleri havi Camili Kur’anı keriym içn bilgi edinmek isterim .çokmu degerli ve muhafazası için ne yapmalıyım .iyi günler.

  6. bende de 1 temmuz 1936 ya ait basımı var.CAMİLİ KURAN-I KERİM.Maarif kutuphanesi müdür Naci kasım tarafından basımlı.

  7. 1 temmuz 1936 ya ait basımı bende var.CAMİLİ KURAN-I KERİM.Maarif kutuphanesi müdür Naci kasım tarafından basımlı.fiyatı hakkında bilgisi olan varsa yorum atabilirmi yardımcı olursanız sevinirim.

  8. 1936 basım tarihli üç camili maarif matbaası basım yeri olan Sayın hattat Osman efendinin kitabi bende de var.bu kitap degerlimidir bilgilenmek isterim saygılar tel:0554 484 79 05 ercan izmir

  9. KURAN-I KERİM ( ARAPÇA – LATİN HARFLİSİN)

  10. Merhaba bende de Camili kuranı kerim kitabından (mavi) bulunmaktadır. Sizin taradığınız bölümün olduğu sayfayı açtığımda aynı yazının bulunmasına rağmen en altta yer alan tab ve tarih bilgisi yoktur. Bu kitabın ilk basım olduğuna mı işaret eder?Bbeni bu konuyla alakalı bilgilendirirseniz sevinirim. İyi çalışmalar.

  11. bana en kısa zamanda ulasın bılgıalmak istıyorum satım hakkında deger konusunda 05314551387

  12. the 60 second panic solution

    Latin Alfabesi ile basılan ilk Kur’an ve Bir Tekzip Yazısı | Kendi Halinde


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: