Sabetaycıların Türkiye Projesi

Yeni Sabetayizm projesi tutarsa, Sabetaycılar isimleri hiç anılmadan rahatlıkla her türlü işi yapacak. Sabetaycı olarak ortada dolaşanlarla hiçbir alakaları olmayacak. Toplumla aralarına tam bir tampon kitle yerleştirmiş olacaklar.

Sabetaycılar, haklarında oluşan tüm olumsuzlukları üstlenmeye hevesli kitleler bulma arayışına geçti. Eğer kadro ve sayısal yeterlik açısından inandırıcı olabilecek, kendilerine biçilen rolü de şahane bir ihsan kabul ederek pazarlığa takla atarak koşacak böyle kitle bulurlarsa derine dalış gerçekleşecek.

Pazarlığa razı olan kitle, Sabetaycı geçmişin deşifre olmuş hadiselerini üstlenme karşılığında isim hakkını almış olacak. Tabelayı duvarına asacak. Kendisine sağlanan avantajların karşılığı olarak da Sabetaycıların yapacağı bundan sonraki faaliyetlerde taşeron olarak çalışıp, muhtemel olumsuzlukları üstlenerek ‘Efendi’lerine tam kamufle imkânı sağlayacak…

Eğer bu proje tutarsa, Sabetaycılar isimleri hiç anılmadan rahatlıkla her türlü işi yapacak. Sabetaycı olarak ortada dolaşanlarla hiçbir alakaları olmayacak. Toplumla aralarına tam bir tampon kitle yerleştirmiş olacaklar.

“Bu da neren çıktı şimdi?” diyenler, son günlerde İlhan Selçuk’un telefon konuşmalarında geçen ‘Akıllı çocuk’ Oray Eğin’in yazılarına bakabilir. Selçuk, telefonda Eğin ile ilgili çok özel bilgiler de veriyor ama orası bizi ilgilendirmiyor.

Oray, bundan bir süre önce Soner Yalçın’ın ‘Efendi’ kitabına dikkatleri çekmiş, orada Sabetaycıların dindar insanlara muhteşem bir jest yaparak el uzattığını ama dindarların bunu anlamadığını yazmıştı.

Soner’in kitabının neresinde jest vardı diye düşünüp dururdum bunca zamandır. İlhan Selçuk’un zeki çocuğu Oray ‘Yeni Sabetayizm: Fethullahçılık’ yazısını yazınca jestten ne kastettiğini de anlamış olduk. Soner, kitabında cemaat ve tarikatların önde gelen ve sevilen şahsiyetlerinin cümlesini Sabetaycı göstererek tam bir karıştırma yapmıştı.

İşte o zaman tarikat ve cemaat mensupları ya da temayüz ettiği halde her hangi bir cemaat yahut tarikata mensup olmayan kişiler kendilerine ‘lutfedilen’ Sabetaycılık payesini adeta bir şeref madalyası gibi kabul etmeliymiş!.. Ama anlamamışlar. Onların anlayışsızlığını gören zeki çocuk Oray, -hangi saikler etkili olduysa- ‘İstemeseniz de bu külah başınıza geçirilecek.’ edalarıyla başlamış üfürmeye: ‘Yeni Sabetayizm: Fethullahçılık’

Selçuk’un zeki çocuğu, zekânın bütün inceliklerini sergileyerek başlamış işine (!): Önce Yalçın Küçük ağabeyine methiyeler dizmiş. Onun 1967 Arap-İsrail savaşı sonrası Sabetaycılığı tezine balıklama atlamış. Sonra Sabetaycıların güzelliğinden hoşluğundan dem vurmuş. Sonra bir icatta bulunmuş. ‘Kötü olan Sabetaycılık değil, Sabetaycı lobicilik’ demiş ve başlamış yakınmaya. İşte bu lobicilik sayesinde kabiliyetlerin önü tıkanıyormuş. Hiçbir yeteneği olmayan kişiler büyük işler alıyor, gazetelere yayın yönetmeni oluyormuş. Dindar kişilerden ismi bilinmeyenler on yıl içinde büyük sermayelere sahip oluyormuş…

Bunca işi yapanların hepsi yeteneksiz!…

Yetenek nerede bulunur derseniz Soner, Yalçın Küçük ve Oray gibilerinin asil kanında denilecektir. Peki bunlar ‘yetenekli kanı’ nereden almışlar? Atalarından mı yoksa ismi bilinmeyen kan merkezlerinden mi?

Hamdi Yılmazer – Aksiyon

Bu yazının geri izlemesini yapmak için URI: http://kendihalinde.wordpress.com/2008/08/20/sabetaycilarin-turkiye-projesi/trackback/

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

Leave a Comment