Ani Mispar Arba

 1 numara Sabatay Sevi

2 numara Osman Baba

3 numara Frank Jacob

4 numara Istanbul Sevi

Not: Yazıyı okurken İstanbul Sevi müsteari ile yazan bu kişinin bir şarlatan, bir yalancı, bir düzenbaz olduğunu da akıldan çıkarmayın. O’nunla ilgili diğer bilgiler için “Istanbul Sevi” sekmesini ve diger bir blog’u ziyaret edin. https://kendihalinde.wordpress.com/2006/11/25/tr-forum-sabatay-forumu-webmasteri-sayin-faruk-bey-ile-yalcin-kucuk-soner-yalcin-istanbul-sevi-tr-forum-ve-sabetay-mevzuu-uzerine-yaptigimiz-mail-yollu-yazismalar-1/

Istanbul Sevi’nin Tempo Mulakatı: 

———————————
Sizin Sabetaycı kökeniniz var mı?
Evet, anne tarafından Sabetaycı kökenliyim.
İnternetteki sabetay.kimdir.com adlı sitenizde bir hahambaşılıktan söz ediyorsunuz. Böyle bir şey gerçek mi?
Böyle bir kurumun yapılanması için gerekli ortam henüz yok. Şu anda cemaatimizde hoca ismini verdiğimiz din adamlarımız var. Bu hocalar, gerektiğinde cemaatin ve cemaat kadınlarının dini toplantılarını yönetmekte, cenazelere katılmakta ve evlerde gençlere veya yeni evlenmişlere dini dersler vermektedirler. Bu hocaların da bir başı vardır. Hocalar, İzmir, İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşamalarına rağmen, hocaların başı (hahambaşı) olarak kabul edilen kişi İstanbul’da yaşar. Ben hazırladığım bu siteyle böyle bir oluşumun Türkiye için mutlak gerekliliğini ve bu tür bir müessesenin Türkiye için Avrupa Topluluğu’na girmezden evvelki zaruriyetini savunuyorum.
Hocaların başı olarak kabul edilen kişi hakkında biraz daha bilgi verebilir misiniz?
Ben birkaç sene evvel İzmir Torbalı’yı ziyaret ederken, orada bir tanıdığımızın 100 yaşına yaklaşan bir akrabası ile tanıştım. O, Torbalı’daki cemaatin başı ve hocasıydı. Siyah ufak bir kipa (Yahudi takkesi) kullanıyordu. Ancak esas Hahambaşı İstanbul’da oturur. Kimliği elit Karakaşiler tarafından bilinir. Bundan evvelki hahambaşının Cerrahpaşa Üniversitesinden kıdemli bir doktor olduğu söylenir. Daha evvel belirttiğim gibi, bu kişiden alt kademelerde dini Hocalar bulunmaktadır. Cemaatin kadınları bu hocalarla yakın ilişkiler içindedir. Dışarıya karşı tamamen Müslüman kimliği altında ve “hatim” indiriyoruz diyerek, her hafta bu hoca başkanlığında kendi aralarında toplanıp ayinler düzenlemektedirler.
Hahambaşı olarak İstanbul’daki bir ilaç firmasının sahipleri üzerinde spekülasyonlar yapılıyor. Bu doğru mu sizce?
E. ailesi mi? Sanmıyorum, kendileri cemaatimizde asil bir aile olarak bilinir. Ancak, dini yaptırımları yoktur. Geçen sene, A. Giray Atatür’ün, Sabetaycılık ile ilgili yazdığı “In His Name” isimli kitabını okuduktan sonra, ben ve cemaatten birkaç arkadaş onun yeni hahambaşı olacağını sanmıştık. Açıkçası, yazdığı kitap hepimiz için çok etkileyiciydi. Ancak, hahambaşılığı yönünde bir gelişme olmadı.
Sabetaycılar sizce de bir tehlike mi. Sabetaycılık kötü mü?
Her toplumun içinde olduğu gibi Sabetaycılar içinde de genel toplum ahlak ve sosyal yapısını derinden zedeleyecek şekilde hareket edenler vardır. Örneğin, Sabetaycılar ülkedeki birçok köşe başını tutmak amacıyla bazen o mevkiiyi yürütmek için bilgisi dahi olmayan kişileri getirirler. Bu yapılanma, ülkenin geleceği için zararlıdır. Hele, Avrupa’nın bir parçası olmaya karar verdiğimiz bu vakitlerde. Bu ülkede o mevkinin eğitimini almış kişiler yerine, o mevkiye tepeden getirilen ve mevki sorumluluklarını ve idaresini tamamen “deneme yanılma” yoluyla öğrenen kişilerin getirilmesi düpedüz haksızlıktır ve ülkemizi ileriye götürmez.
Son zamanlarda bu tartışma yeniden alevlendi. Acaba bunun nedeni ne?
Tartışma, İslamcı araştırmacı ve yazarlar tarafından yıllardır öne sürülüyordu. 1998 yılının Ağustos ayında Ilgaz Zorlu’nun “Evet, ben Selanikliyim” kitabı yayınlanınca toplumda ve cemaatimizde büyük ses getirdi. Konu, 2000 yılına kadar emekleme süreci geçirdi. Bu tarihten itibaren başta internet olmak üzere, Yalçın Küçük’ün Tekelistan ve Şebeke kitaplarıyla da Sabetaycılık konusunun araştırılması bir ivme kazandı. Son zamanlardaki alevlenmeyi ise ben Yalçın Küçük’ün Tekeliyet (iki cilt) ve Soner Yalçın’ın “Efendi” kitabına bağlıyorum.
Anneniz hangi gruba dahil?
Annem, Kapancı cemaatiyle yakın ilişkilerde bulunmuş Karakaş cemaatine mensup bir aileden geliyor. Anne tarafımda nesiller boyu erkeklerde ilk isim olarak Osman ismi kullanılmış. Büyük anneannem 2 evlilik yapmış. İkincisinin ailesi Bülbülderesi’nin Karakaşlar bölümündeki üst tepede yatıyor. Bu da Karakaş olduğumuzu gösteriyor.
Ritüelleriniz hakkında henüz medyaya yansımamış bir farklı bilgiye sahip misiniz?
Evet, beni büyük anneannem büyüttü. Ben küçükken kulağıma bilmediğim bir dilde ninniler fısıldardı. Şimdi bu dilin, Yahudi Ispanyolcası (Ladino) olduğunu düşünüyorum.
Halen internete düşmemiş ya da yayımlanmamış bir dua biliyor musunuz?
“Seyye Grandiozo” isminde bir duanın varlığını biliyorum ama tamamını bilmiyorum.
Ritüellerin bırakılmış olduğu söyleniyor. Ancak sizin ifadelerinizden bu ritüellerin sürdüğü anlaşılıyor. Kadınlara, gençlere ve erkeklere nasıl ritüeller uygulanıyor?
Bu ritüeller özellikle Karakaş cemaatinde halen sürdürülüyor ancak tümünde değil. Ne yazık ki, Karakaş cemaatinin zengin aileleri elit bir yaklaşıma sahipler ve kendi aralarında toplanıyorlar, cemaat hocalarını idare ediyorlar. Istanbul’dan kopuk, örneğin Bursa, Eskişehir ve Balıkesir’deki aileler ise kendi hallerine bırakılmış durumdalar. Elitist Karakaşi aileler, Sabetayist olan ve olmayan bir topluluktaysalar, ilk önce Sabetaycılarla tokalaşır, selamlaşırlar. Müslüman birinin varlığını kendilerine öğretilmiş judezmo-ladino dilinde bir kaç takma isimle bildirirler, birbirlerini uyarırlar ve o andan itibaren cemaat hakkında verilebilecek bir bilgiden kaçılınır.
Siz ritüellere katıldınız mı?
Hayır, gizli sinagogda ayine hiç katılmadım. Anne ve babamın da katıldığını sanmıyorum. Ancak anneannemin ben küçükken beni Teşvikiye civarında bir kutlamaya götürdüğünü hayal meyal hatırlıyorum. Ancak annemin ailesi elit sınıfına girmediğinden günümüzde bu tür ayinlere çağırılacağını sanmıyorum. Yine de cemaat içinde, elit olmayan kişilere telefonla ulaşılmaya ve Avrupa yakasında Sabetaycılara ait bir lokale çağırılmalar yapılıyor. Bu lokalde birkaç senedir, isim ve soyisimlerin kaydının tutulduğu ve akrabalıkların araştırıldığını duydum.
Gizli sinagoglar nasıl yerlerdir?
Eski zamanlarda evlerin ve okulların bodrum katları tercih ediliyormuş. Günümüzün Sabetaycı sinagogları ise, Musevilerin Göztepe Taş Mektep Sokak’takine benzer apartman dairesinden dönüştürülmüş bir mekan olabilir. Bakırköy’deki bir gizli sinagogda Osman Baba’nın bir heykeli, bir diğerinde ise giysileri olduğu söylenegelmiştir.
Sizin aile büyükleriniz hangi mezarlığa gömülüyor. Maçka’daki mezarlık kimlere ait?
Aile büyüklerim, Bülbülderesi, Aşiyan ve Karacaahmet Mezarlığının 8. adasında gömülüdür. Maçka’daki mezarlık, çok ufak bir mezarlıktır. Teşvikiye Camii’ne giden yol üzerinde sağ köşededir. Bu mezarlığın Yakubilerin mezarı olduğu söylenir. Ancak, oradaki mezartaşları günümüzde okunamayacak konuma gelmiştir. Mezarlık korumasızdır ve kendi haline terk edilmiştir.
Belki de Sabetaycı kökenlileri en fazla rahatsız eden soru “mum söndü” meselesi. Bu yanlış bir yargı mı, yoksa gerçeklik payı var mı?
Bence gerçeklik payı var. Günümüzün elitist ailelerinin büyüklerinin çok eskilerde (geçen yüzyıl başlarında) mum söndü yaptığını duydum. Kaldı ki, başka bir iddia da, cemaatteki dul kadınlar ile cemaat hocaları arasındaki cinsel ilişkilerdir. Hocaların bir görevi de, dul Sabetaycı bayanların, seks partnerlerini cemaat dışında aramasını önlemek için, kendisinin bu görevi ifa etmesidir. Böylelikle, Sabetaycıların saf Yahudilik ırkı da korunmuş olacaktır.
Şu anda Türkiye’nin kaç Sabetaycı kökenli vatandaşı var?
Ben, 100-150 bin civarı olduğunu sanıyorum. Bazı araştırmacılar, bu sayıyı 1.5 milyona kadar yükseltiyorlar.
Sabetaycı olduğunu açıklayanlar arasında Nüket İpekçi, Cemil İpekçi, Ilgaz Zorlu, Halil Bezmen açık açık isimlerini verdiler. Sabetaycı cemaat bu kişilere şimdi nasıl bakıyor?
İpekçi ailesine Karakaşi aileler çok saygı duyarlar. Bezmen ailesi ve Halil Bezmen ayrı tutulur. Bezmen ailesi Kapancı olmasına rağmen, güçlü ailelerle de akrabadır. Bu yüzden Fuat Bezmen’in Sabetaycılar için saygın bir yeri vardır. Ilgaz Zorlu içinse tehlikeli adam gözüyle bakılmaktadır.
Sabetaycılar daha çok hangi kamu kurumlarında vardır?
Sabetaycılar genellikle ticaret ile uğraşırlar. Ancak, onlar için önemli bir kurum üniversitelerdir. Özellikle İstanbul ve İzmir’deki devlet veya özel üniversitelere hakimlerdir. Dışişlerinde ve dış ticarette ise çok etkinlerdir.
İnternetteki bazı sitelerde Sabetaycı olarak tanımlanmış yüzlerce isimden oluşan bazı listeler var. Bunlar doğru mu?
Bu listelerin çoğu, gazetelerdeki vefat ilanından alınmıştır. Listelerdeki her soy isim Sabetaycı olmasa da listedeki soy isimlerin yüzde 80’i doğrudur diyebiliriz. Her bilimsel çalışmada bir hata payı vardır. Ancak listelerdeki soy isimleri hem Sabetaycılar hem de Müslümanlar kullanıyor olabilir, bu konuya dikkat edilmelidir.
Gerçekten bir kişinin Sabetaycı olup olmadığı adından ya da soyadından belli olur mu?
Soy isimler onomastik (isim bilimi) açıdan tek başlarına Sabetaycılığın belirlenmesi için bir kesinlik göstermez. Ben, Bülbülderesi Mezarlığı’nın Sabetaycılar mevkiindeki soy isimleri inceleyerek bir Sabetaycılık Haritası çıkardım. Tekeliyet kitabının 2. cildinde yayınlandı. Bu harita, Sabetaycıların Müslümanlarla içiçe yaşadığı bölgeleri tespit etmiştir. Isim ve soy isim gibi Sabetaycılık için belirleyici olan birkaç husus vardır. Önemli başka hususlar ailenin göç ettiği bölge, yaşam standardı, ailesel özellikler, fiziksel özellikler (genetik hastalıklar) ve kariyer çizgisidir.

Bir Sabetaycı ötekinin de Sabetaycı olduğunu nasıl anlar?
Cemaat içinde haberleşme çok üst düzeydedir. Örneğin, Kütahya Tavşanlı’ya kısa bir ziyarete gideceksiniz. Oradaki cemaate bir haber uçurulur ve o insanlar size orada göz kulak olur. Hatta bekarsanız, orada apar topar evlendirilebilirsiniz de. Bu üst düzey haberleşme, üst düzey ilişkileri de beraberinde getirir. Bir Sabetaycı diğerini her ortamda korur ve gözetir. Örneğin, birbirlerini tanımayan iki Sabetaycı telefonda konuşuyor olsun. Bir taraf diğer tarafın Sabetaycı olduğunu isminden çıkarabiliyorsa ya da daha evvel cemaat içi duyumu varsa; kendisinin de Sabetaycı olduğu sinyalini vermek için yapılan bir işlem yapar: Kendini karşı tarafa tanıtırken isim ve soy ismini heceleyerek söyler. Bu tip sinyal gönderme, Masonlarda da gözlenir.
Atatürk hakkında ne tür bilgiler, belgeler ya da detaylar verebilirsiniz?
Atatürk Selanik’lidir. Ancak Sabetaycı değildir. Anne tarafından akrabaları, Bülbülderesi Mezarlığı’nda Müslümanların defnedildiği yerde gömülüdür. Bilgim dahilinde, Karakaşlar bölümünde gömülü olan Atatür ailesinin Atatürk ile (en azından anne tarafıyla) ilgisi yoktur.
O zaman sizin iddianıza göre Atatürk’ün annesi Sabetaycı kökenliydi?
Hayır, Zübeyde Hanım Sabetaycı kökenli değildi. Bülbülderesi Mezarlığı’nda iki bölüm vardır. Sabetaycıların ve Müslümanların defnedildikleri yerler ayrıdır. Sabetaycılar, mezarlığın parka bakan kısımlarına ve üst taraftaki adalara gömülmektedirler. Atatürk’ün akrabaları ise, mezarlığın Selanikliler Caddesi’ne bakan kısmında gömülüdür.
Soner Yalçın’ın Efendi adlı kitabını görme olanağı bulduysanız, sizce kitapta yazılanlar doğru mu?
Kitapta yazılanlar doğrudur. 2002 senesinde Gökyüzü ismiyle Sabetaycılık hakkında yazılar yazan bir arkadaş ta bu aile hakkında bilgiler vermişti. Ben de aynı sene, Menderes’i yargılayanlar arasında yer alan Başol soy ismine dikkati çekmiş ve bu soy ismin Karakaşilerce de kullanabildiğini söylemiş ve Menderes’in acaba meşhur Karakaş-Kapancı çekişmelerinden birine mi kurban edildiğini sormuştum.
Sabetaycıların halife ve hilafet ile bir ilgileri var mı?
Şayet, İslamcı akımlar güç kazanıp da hilafet kurumu yeniden kurulursa, kurumun içeriden haber almak ve kendi lehlerinde maniple etmek için adayları var. Ayrıca son halife Adülmecid Efendi’nin torunu Kapancı cemaatinden bir Sabetaycıyla evlenmiş. Halifelik eğer bir ailede nesilden nesle geçiyorsa, Sabetaycıların halife adayı bu ailenin günümüzdeki erkek mensuplarından biridir muhakkak.
Bir de dört grup olduğu söyleniyor; Yakubiler, Karakaşlar, Kapancılar, Osman Babacılar. Ama her yerde üç gruptan söz ediliyor. Bu isin aslı nedir?
Benim bildiğim üç grup vardır. “Osman Babacı”, Karakaş grubunun diğer ismidir. Osman Baba, bilindiği gibi Sabetay Sevi öldükten 9 ay sonra doğmuş ve Karakaşlar onun Sabetay Sevi’nin ruhunu taşıdığına inanmışlar. Osman Baba’nın gerçek ismi Baruhya Ruso’dur. Osman Baba’nın haleflerine de “halife” denirdi.

Reklamlar
Published in: on Temmuz 28, 2006 at 11:19 am  Comments (3)  
Tags: , , ,

The URI to TrackBack this entry is: https://kendihalinde.wordpress.com/2006/07/28/ani-mispar-arba/trackback/

RSS feed for comments on this post.

3 YorumYorum bırakın

  1. İS THİS NAME A JEWİSH NAME?

  2. Is Oğuzay a jewish last name?

  3. Yazınız da Kütahya Tavşanlı ifadeleri geçiyor. Ben Tavşanlılıyım
    Acaba bu ifadeyi rastgele mi kullandınız yoksa tercih mi
    Çünkü Tavşanlı da içe dönük yaşayan aileler var
    İsterseniz isimde verebilirim


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: