11 Eylül Provası 1962’de Yapılmış

ABD’nin, Küba’ya yapacağı askeri saldırıyı haklı çıkarmak ve buna dünya çapında kamuoyu desteği almak için 44 yıl önce bir provokasyon planı hazırladığı ortaya çıktı;

htytr
11 Eylül olayları ve sonrasındaki gelişmeler, 1962 tarihli ve “Northwoods” kod adlı bu gizli planla birebir örtüşüyor. Bir kaç gün sonra 11 Eylül olaylarının yıldönümü.. ABD, kendi kontrolündeki Guantanamo Üssü içinde ve civarında, gerçekten düşman Küba kuvvetleri tarafından yapıldığı görüntüsü verilmiş, iyi koordine edilmiş aşağıdaki olaylar serisini planlıyor. İşte provakasyon planından başlıklar:

– “(Amerika’nın kontrolündeki) Guantanamo Üssü dışından üs içerisine top atışı, bazı tesislerin hasar görmesi, liman girişi yakınında gemilerin batırılması, sahte kurbanlar için cenaze törenleri düzenlenmesi, Hava üssündeki uçakların yakılması, Üs içinde (dost) Kübalı sabotajcıların ele geçirilmesi…

– Guantanamo Körfezi’nde bir ABD gemisini havaya uçurabilir ve Küba’yı suçlayabiliriz. Küba sularında uzaktan kumanda edilen (insansız) bir gemiyi havaya uçurabiliriz. Benzeri bir olayı Havana yakınlarında düzenleyebilir ve bunu Küba’nın yaptığı bir saldırı sonucu meydana gelen hayret verici bir olaymış gibi yansıtabiliriz.

– Uzaktan kumanda edilen uçak, kalkıştan sonra gerçek uçak ile Florida’nın güneyinde buluşmak üzere programlanmış olacak. Randevu noktasında yolcuları taşıyan uçak Eglin Hava Üssü‘ndeki destek sahasına inecek ve bu yolcuların tahliyesi yapılacak. Uzaktan kumanda edilen insansız uçak Küba üzerindeyken, Küba MIG uçaklarının saldırısına uğradığını ifade eden “İmdat” mesajı gönderecek. İmdat çağrısı, uçağın imha edilmesiyle birlikte, kesintiye uğrayacak…”

Amerikan gizli askerî belgeleri, 11 Eylül 2001’de New York ve Washington‘a uçaklarla düzenlenen saldırıların, aslında 44 yıl önce ABD’nin Küba’yı provoke ederek savaş çıkartmak çin yaptığı ama o dönemde uygulayamadığı bir plandan esinlenilerek kopya edilmiş olması ihtimalini gündeme getirdi. Northwoods operasyonu ile ilgili yayınlanan makale ve belgeler, bu planda 11 Eylül saldırılarını ve sonrasını andıran bir çok provokasyon metodu olduğunu ortaya çıkartıyor.

Konuyla ilgili belgeler, 11 Eylül olaylarıyla beraber, Bush yönetiminin Irak’a saldırıya gerekçe olarak öne sürdüğü ve zaten inandırıcı bulunmayan ve “yalan” olduğu ortaya çıkan delillerin ne kadar gerçek oldukları üzerinde bir kez daha kuşkulara neden oluyor. 1960‘ların başlarında, ABD’nin üst düzey askerî liderlerinin hazırladıkları, amerikan şehirlerinde de masum insanların ölümüne sebep olacak terörist eylemler yoluyla kamuoyunda Küba’ya karşı savaşa destek sağlanmasını etkilemeye yönelik “uygulanmamış” ve uzun yıllar sonra ortaya çıkarılmış gizli bir askeri plan olan Northwoods Operasyonu, bir çok yönüyle 11 Eylül 2001‘de New York ve Washington’a düzenlenen “karanlık” saldırılara benziyor.

CIA ile işbirliği içinde hazırlanmış bu plan, dikkatle incelendiğinde, uzun yıllar sonra genişletilerek adeta 11 Eylül 2001 günü ABD’de uygulamaya konulduğu izlenimi veriyor. Kod ad “Northwoods Operasyonu” olan bu gizli planın, özellikle 11 Eylül’ü hatırlatan noktaları şunlar: “Kübalı siyasî sığınmacılara suikastlar düzenlenmesi, Kübalı mültecilerin hıncahınç doldurdukları bir geminin, açık denizde batırılması, uçak kaçırma, ABD uçak ve gemilerinin havaya uçurulması ve özellikle ABD şehirlerinde sürekli bir terör dalgasının estirilmesi…”

Bu gizli Northwoods Operasyonu’nda geçen şu ifadeler, iyice düşünüldüğünde 11 Eylül’e rahatlıkla uyarlanabiliyor: “Uzaktan kumanda edilen uçak, kalkıştan sonra gerçek uçak ile Florida‘nın güneyinde buluşmak üzere programlanmış olacak. Randevu noktasında yolcuları taşıyan uçak minimum irtifa seviyesine alçalarak doğrudan Eglin Hava Üssü’ndeki destek sahasına inecek ve burada yolcuların tahliyesi yapılacak ve uçak orijinal haline geri döndürülecek. Uzaktan kumanda edilen uçak ise bu arada uçuş planına göre uçmaya devam edecek. Uçak Küba üzerindeyken, uluslararası tehlike frekansında, uçağın Küba MIG uçaklarının saldırısına uğradığını ifade eden bir “MAY DAY” (İmdat) mesajı gönderecek. İmdat çağrısı uçağın imha edilmesiyle birlikte, kesintiye uğrayacak.”

Operasyonda sahnelenebilecek olaylar şöyle devam ediyor: “Küba sularında uzaktan kumanda edilen (insansız) bir gemiyi havaya uçurabiliriz. Benzeri bir olayı Havana yakınlarında veya Santiago’da da düzenleyebilir ve bunu Küba’nın havada, denizde veya her ikisinde birden yaptığı bir saldırı sonucu meydana gelen hayret verici bir olaymış gibi yansıtabiliriz. Birleşik Devletler, bu olayı takiben, Amerikan askerlerinden oluşan bir ekiple, havadan ve denizden kurtarma operasyonu düzenleyip, olmayan mürettebattan hayatta kalanları tahliye etmeye çalışabilir. ABD gazetelerindeki zayiat listeleri, ulusal bir öfkenin dalgalanmasına yardımcı olacaktır…”

Küba’da askerî devrim yoluyla o dönemde yeni işbaşına gelmiş Komünist Fidel Castro Hükümeti‘ni devirmek, ABD halkını ve uluslararası kamuoyunu Küba’ya askeri bir müdahalenin gerekliliğine inandırmak maksadıyla planlanan bu operasyonun detaylarının yer aldığı “Body of Secrets” kitabının yazarı James Bamford‘a göre Plan, Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı NSA ile bağlantılı değil. Plan, o sırada ABD Başkanı bulunan John F. Kennedy‘nin Savunma Bakanı Robert McNamara ile Ortak Komutanlık (Joint Chiefs of Staff) olarak adlandırılan ABD Genelkurmay Başkanlığı‘nın onayına, Mart 1962’de sunulmuş. Ancak sivil otorite tarafından plan reddedilmiş ve yaklaşık 40 yıl boyunca da, tozlu arşivlerde saklı kalmış.

Ortak Komutanlık belgelerinde, meşhur astronot John Glenn’in, suçu Komünist Kübalılara atılmak üzere öldürülmesi planı dahi var. Northwoods operasyonu, Amerikan üst düzey askerî liderliğinin, ABD kıyılarına sadece 90 mil uzaklıkta bulunan Küba Adası’nda, 1959’da iktidarı ele geçiren Batı Yarımküresi’nin ilk Komünist lideri Castro’yu devirme arzusuyla hareket ettiğini ortaya koyuyor.

1961’de gerçekleştirilen CIA destekli meşhur Domuzlar Körfezi Çıkarması, büyük bir bozgunla sonuçlanmıştı. CIA’in eğittiği ve silahlandırdığı sürgündeki Kübalı muhalifler -ABD işgalden önce de Irak’lı muhalifleri desteklemiş ve Macaristan’da silahlı eğitim vermişti – Küba Adası’na gönderilmiş, ancak iktidarı deviremeden yakalanmış ve öldürülmüşlerdi. Bamford, bu yüzden, Northwoods Operasyonu’nda Amerikan ve uluslararası kamuoyu desteğinin gerekliliğinin vurgulandığına işaret ediyor. Northwoods Operasyonu’nda imzası bulunan en üst düzey görevli, o sırada Ortak Komutan yani Genelkurmay Başkanı olan, Eisenhower’ın atadığı General Lyman L. Lemnitzer idi. Lemnitzer, 13 Mart 1962‘de, Savunma Bakanı McNamara’ya, Northwoods Operasyonu’nun askerler tarafında idare edilmesini tavsiye eden bir dilekçe ile başvurmuş.

McNamara’nın yapılan toplantıda bu planı reddedip etmediği bilinmiyor. Bamford‘un yazdığına göre, toplantıdan üç gün sonra, ABD Başkanı Kennedy, Lemnitzer’e, doğrudan, Küba‘yı almak için güç kullanmanın gerçekten mümkün olmadığını söylemiş. Lemnitzer, bir kaç ay içinde başkanlıktan feragat etmiş ve görev yeri değiştirilmiş. Bu gizli plan, aynı zamanda askerî liderliğin, sivil otoriteye olan itimatsızlığının da bir göstergesi sayılıyor. Konuyla ilgili gizli belgelerin çevirisi şöyle:

Küba’ya ABD Askeri Müdahalesini Haklı Çıkarmak İçin Bahaneler
Not: Aşağıdaki eylemin gidişatı, yalnızca planlanan amaçlar için uygun olan başlangıç niteliğindedir. Bunlar, ne kronolojik olarak, ne de yükselen sıra ile dizilebilir. Diğer ajanlıklardan gelen benzer girdilerle birlikte, bunlar; ayrı, bütünleşmiş, zaman-aşamalı bir planın geliştirilmesi için bir hareket noktası elde etme niyetindedirler. Böyle bir plan, ABD’nin Küba’ya askerî müdahalesini haklı çıkarma hedefine kararlı bir şekilde ulaştırmak için tasarlanmış ilişkili eylemler, genel durum içindeki bireysel projelerin geliştirilmesine izin verir.

1- Küba’ya ABD askerî müdahalesi için örtülü ve hileli, Görev 33 c’ye cevap niteliğinde geliştirilmekte olan, ihtiyaç duyulan başlangıç niteliğindeki eylemleri içeren bir planı temel alan meşru provokasyonları kullanmak arzu edilebilir görüldüğünden, Kübalıların tepkisini provoke etmek için ilk çaba olarak icra edilebilir. Kübalıları yakında olacak işgale inandırmak için usanç artı aldatıcı eylemler… Planın uygulanması ile, Kübalılar karşılık verirse, askerî pozisyonumuz, tatbikattan müdahaleye, hızlı bir değişim gösterecektir.

2- Guantanamo Üssü içinde ve civarında, gerçekten düşman Küba kuvvetleri tarafından yapıldığı görüntüsü verilmiş, iyi koordine edilmiş olaylar serisi planlanacaktır.

a- İnandırıcı saldırıları kanıtlamak için (planlanacak) olaylar (kronolojik olmayan sıra ile):

1 – Söylentiler çıkarmak. Gizli radyo ile.

2 – Üniformalı dost kübalıları karaya çıkartarak, tel örgülerin ötesinden, Guantanamo Üssü’ ne bir saldırı sahnelemek.

3 – (Guantanamo) Üs(sü) içinde, (dost) kübalı sabotajcıların ele geçirilmesi.

4 – (Guantanamo) Üs(sü) ana girişi yakınında, isyanlar çıkartmak (dost Kübalılar).

5 – (Guantanamo) Üs(sü) içerisindeki cephaneliği havaya uçurmak; yangın çıkarmak.

6 – Hava üssündeki uçakların yakılması (sabotaj).

7- (Guantanamo) Üs(sü) dışından üs içerisine top atışı. Bazı tesislerin hasar görmesi.

8 – Denizden veya Guantanamo City çevresinden sızan suikast timlerinin ele geçirilmesi.

9 – Üsse hücum eden milis gruplarının ele geçirilmesi.

10 – (Guantanamo Üssü) Liman(ın)daki gemilere sabotaj; büyük yangın- yanıcı petrol.

11 – Liman giriş yakınında, gemilerin batırılması. Sahte kurbanlar için cenaze törenleri düzenlemek…

b – ABD, sularını ve güç kaynaklarını emniyete almak çin savunma operasyonları gerçekleştirerek, üssü tehdit eden havan saldırılarına top ateşi açarak karşılık verir.

c – Büyük ölçekteki ABD askerî operasyonu başlar.

3 – Bir “Maine’i hatırla” olayı birkaç şekilde ayarlanabilir:

a – Gunatanamo Körfezi‘nde bir ABD gemisin havaya uçurabilir ve Küba’yı suçlayabiliriz.

b – Küba sularında uzaktan kumanda edilen (insansız) bir gemiyi havaya uçurabiliriz.

Benzeri bir olayı Havana yakınlarında veya Santiago’da düzenleyebilir ve bunu Küba’nın havada, denizde veya her ikisinde birden yaptığı bir saldırı sonucu meydana gelen hayret verici bir olaymış gibi yansıtabiliriz. Küba uçakları veya gemilerinin varlığı, sadece geminin orada bulunma amacını soruşturmak ve herhangi bir saldırıya uğrayıp uğramadığına dair büyük ilgi uyandıracak bir iz aramak içindir. Olayın Havana veya Santiago’ya yakınlığı, patlamayı duyan veya yangını gören kişilerin olabileceği konusunda güvenilirlik vermektedir. Birleşik devletler, bu olayı takiben, Amerikan askerlerinden oluşan bir ekiple, havadan ve denizden kurtarma operasyonu düzenleyip, (gerçekte var) olmayan mürettebattan hayatta kalanları tahliye etmeye çalışabilir. ABD gazetelerindeki zayiat listeleri, ulusal bir öfkenin dalgalanmasına yardımcı olabilir.

4 – Miami, Florida ve hatta Washington’da, bir “komünist Küba terörü” kampanyası geliştirebiliriz. Bu terör kampanyası, ABD’de kendilerine sığınacak bir yer arayan kübalı mülteciler (problemine de) dikkat çeker. Bir gemi dolusu Kübalı’yı Floradi açıklarında batırabiliriz (gerçekten veya taklit ederek). ABD’deki Kübalı mültecileri canlı bomba olmaya teşvik eder, hatta yaralanma olaylarını genişçe reklam edebiliriz. Dikkatlice seçilmiş yerlerde birkaç plastik bombayı patlatıp, Kübalı ajanları tutuklar, olayla Küba’nın ilişkisini kanıtlayan hazırlanmış dokümanlar piyasaya sürülür.

5 – “Küba merkezli, Castro destekli“ bir başı bozuk (hükümetinden bağımsız olarak komşu ülkeye karşı isyancı askerî hareketlerde bulunan biri), komşu Karaip ülkelerinden birine karşı korsanlık sahneleyebilir (14 Haziran ’da Dominik Cumhuriyeti’nin işgaline benzer bir karakterde). Castro’nun gizlice Haiti, Dominik Cumhuriyeti, Guatemala ve Nikaragua’ya ve muhtemelen diğer ülkelere karşı gizlice, iktidarları devirmeye yönelik çabaların arkasında bulunduğunu biliyoruz.

Bu çabalar büyütülebilir ve bunları ifşa etmek için yenileri eklenebilir. Örneğin, Dominik Cumhuriyeti Hava kuvvetleri’nin, ulusal hava sahasına izinsiz girişler konusundaki hassasiyetlerini, menfaatimize kullanabiliriz. “Kübalı” B-26 veya C-46 tipi uçaklar gece, şeker kamışı tarlalarında büyük yangınlara sebep olan ânî baskınlar yapabilir. Sovyet Bloğu bu yangınlardan sorumlu tutulabilir. Bu, Dominik Cumhuriyeti’ndeki komünist yeraltı örgütüne “Küba’dan’ gönderilen mesajlarla birleştirilebilir ve “Küba” gemilerine yüklenen cephanelikler bulunabilir veya Dominik sahillerinde ele geçirilebilir.

6 – ABD’li pilotlar tarafından kullanılan MIG tipi uçaklar, ek bir provokasyon imkânı daha sağlayabilir. Sivil hava sahasının aralıksız tâcizi, deniz üzerinde seyreden gemilere yapılan saldırılar ve uzaktan kumanda edilen pilotsuz ABD askeri uçaklarının MIG tipi uçaklar tarafından imhası, eylemleri tamamlamakta yardımcı olur. Gereken şekilde boyanmış bir F-86, uçak yolcularını bir Küba MIG’i gördüklerine dair ikna edebilir, özellikle yolcu uçağının pilotu, bu yönde bir anons yaparsa. Bu öneriye birincil engel olarak, uçağı elde etmekteki veya değişikliğe uğratmaya dair uçağın yapısında bulunan, güvenlik riski gözükmektedir. Bununla birlikte, MIG’nin uygun kopyaları ABD tarafından ustalıkla, üç ay içerisinde üretilebilir.

7 – Sivil hava sahasında uçak kaçırma girişimlerinde; yüzey tarama uçağı, Küba hükümeti tarafından göz yumulan tecavüz ölülerine devam ediyor görünmelidir. Aynı zamanda, uçak, Küba’nın sivil ve askerî hava sahasından çıkmasını teşvik edici olmalıdır.

8 – Bir Küba uçağının, ABD’den Jamaika, Guatemala, Panama veya Venezuela ’ya gitmekte olan (charter uçuşlu) sivil bir uçağa saldırıp düşürdüğüne dair, ikna edici gösterilerle bir olay yaratmak mümkündür. Sadece Küba’ya kesişen rotadaki uçuş planı, uçağın gidiş yönü olarak seçilecektir. Yolcular, tarifesiz charter uçuşlarını tercih eden, tatil amaçlı yola çıkan bir grup kolej öğrencisi veya ortak bir ilgileri bulunan bir grup insandan oluşabilir.

f – Eglin Hava Üssü’ndeki bir uçak, Miami bölgesindeki CIA resmî teşkilâtına ait kayıtlı bir sivil uçağın gerçek bir kopyası gibi, boyanıp numaralanabilir. Belirlenen uygun bir zamanda, bu kopya, asıl uçağın yerine geçirilerek, hepsi de dikkatlice hazırlanmış takma adlar bulunan seçilmiş yolcularla doldurulabilir. Gerçek uçak, uzaktan kumanda edilen bir uçağa dönüştürülür.

g – Uzaktan kumanda edilen uçak, kalkıştan sonra gerçek uçak ile florida’nın güneyinde buluşmak üzere programlanmış olacak. Randevu noktasında yolcuları taşıyan uçak minimum irtifa seviyesine alçalarak doğrudan Eglin Hava Üssü’ndeki destek sahasını inecek ve burada yolcuların tahliyesi yapılacak ve uçak orijinal haline geri döndürülecek. Uzaktan kumanda edilen uçak ise bu arada uçuş planına göre uçmaya devam edecek. Uçak Küba üzerindeyken, uluslararası tehlike frekansında, uçağın Küba MIG uçaklarının saldırısına uğradığını ifade eden bir “MAY DAY” (İmdat) mesajı gönderecek. İmdat çağrısı, uçağın imha edilmesiyle birlikte, kesintiye uğrayacak. Bu da, ABD’nin olayı “inandırıcı kılmayı” denemesi yerine, Batı Yarımküresi’ndeki ICAO’ya ait (Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilâtı) radyo istasyonlarının ABD’ye, uçağa ne olduğunu bildirmelerini sağlayacak.

9 – Bir olay yaratarak, bunu komünist Küba MIG’lerinin, kışkırtılmamış bir saldırısı olarak, uluslararası sularda uçan bir USAF (ABD hava Kuvvetleri) uçağını imha etmiş gibi göstermemiz mümkündür.

h – Aşağı yukarı 4 veya 5 F-101 uçağı Florida’daki Homestead Hava Üssü’nden, Küba civarına gönderilecek. Görevleri, zıt yönde olacak ve Güney Florida’daki hava savunma tatbikatı için soyutlanmış bir uçağı taklit (simüle) edecek. Bu uçaklar, bu uçuşların sık aralıklarla tekrarlanmasında, yol gösterecektir. Mürettebat, Küba sahillerine en az 12 mil uzakta kalmaları yönünde bilgilendirilir, bununla birlikte, onlar, Küba MIG’lerinin düşmanca hareketleri olduğu takdirde, cephane taşıma işini icra etmeyi talep edebileceklerdir.

i – Böyle bir uçuşta, önceden bilgilendirilmiş bir pilot, Charley’nin (C harfi, telsiz konuşmalarında C harfi için kullanılan kod ismi veya özellikle Vietkong –dolayısıyla Küba askerleri için Amerikan askerî argosunda kullanılan kod) en son noktasına kadar (diğer) uçaklarla arasındaki mümkün olan fazla mesafeyle uçar. Küba adasının yakınlarındayken pilot, MIG’ler tarafından gafil avlandığını ve düşmekte olduğunu haber verir. Ardından başka hiçbir çağrı yapılmaz. Pilot, bu sırada doğrudan batı yönüne, en düşük irtifada uçar ve güvenilir bir alana, Eglin destek sahasına iniş yapar. Uçak burada uygun kişiler tarafından karşılanır, uçağa gerekli araç gereçler yüklenir ve yeni bir kuyruk numarası verilir. Takma bir ad altında görevini tamamlayan pilot; eski kimliğine ve normal işine geri döner. Pilot ve uçak ardından ortadan kaybolmuş olur.

j – Uçağın tahminen vurulup düşürüldüğü zamanda, bir denizaltı veya küçük bir yüzey tarama uçağı, Küba sahillerinin aşağı yukarı 15-20 mil yakınlarında F-101 parçaları, paraşüt veya benzeri bir şeyler arayacaktır. Homestead Hava Üssü’ne dönen pilotlar ise bildikleri kadarıyla gerçek bir hikâye anlatacaklardır. Arama gemileri ve uçaklar gönderilecek ve uçağın parçaları bulunacaktır.”

Dönemin Genelkurmay Başkanı’-nın idaresindeki bu plan, 11 Eylül saldırılarının nasıl ve hangi maksatla sahnelenmiş olabileceği hakkında yeterince bilgi vermektedir.

Reklamlar
Published in: on Eylül 12, 2006 at 10:49 pm  Comments (1)  

The URI to TrackBack this entry is: https://kendihalinde.wordpress.com/2006/09/12/11-eylul-provasi-1962%e2%80%99de-yapilmis/trackback/

RSS feed for comments on this post.

One CommentYorum bırakın

  1. 11 eylül kararlari istanbul’da alındı
    İstanbul Yerebatan sarayında alınan kararlar ile 11 Eylül yapıldı. Bu iddia çok konuşulacak. Mana alemi nedir. Hz Hızır olaylara müdahale eder mi ?Önümüzdeki dönemde insanlığı neler bekliyor. Rica-ül Gayp alemi nedir. Bu soruları araştırmacı yazar Oktan Keleş’e sorduk.İkinci kitap’ta yine bir takım sırlı olayları açıklayacağını söyleyen Oktan Keleş artık bilgilenme zamanına girdiğimizi belirtiyor.
    Şubat ayında El Selam 98 adlı Mısır yolcu gemisinin 1500 kişiye mezar olması herkese Titanik olayını hatırlattı. Bu olayı bir önceden yazdığı kitabında bahseden Oktan Keleş yazdığı kitap’ta birçok kehanetlerde de bulunuyor.
    2005 kasımında kitabı bitiren Keleş’in Bir Meczubun rüyası adlı kitabını Ocak 2006 yılında 40 kandil yayınlarından çıkartmış. Bir ay sonrada İkinci titanik faciası dediği olay meydana gelmiş.Kitap Aralık 15 satışa sunulmasının ardından Şubat 12 de gemi faciası olmuş.
    Kitapı bir sene öncesinde hazırladığını söyleyen Oktan Keleş şu şıralar ikinci kitabını çıkartma hazırlığında. Keleş ile gizli ilimlerden, Rical-ül gayb ve gelecek zamanda meydana çıkacak olayları konuştuk.
    BAKİ GÜNAY/NETPANO.COM
    Tasavvuf ve gizli ilimler ile ilginiz nerden kaynaklanıyor.?
    Çocukluğumdan bu yana tasavvuf kültürünü yaşayan yerlerde büyüdüğüm için devamlı bu konular ile uğraştım.Birçok hocalardan’da bu konularda özel dersler alarak kendimi geliştirdim.
    Kitap’ta olağandışı olaylar var. Bunlar rüya mıdır yoksa yaşanmış olaylar mıdır? ?
    Ben kitabımın önsözünde de bunu yazdım isteyen bunu bir rüya olarak alsın isteyende bunu yaşanmış hadiseler alarak alsın diyorum. Kitabın ismini de Bir meczubun rüyası koyduk inananlar için bir gerçek inanmayanlar için ise rüya olarak düşünülebilinir. Ben kitaptaki tüm olayları birebir yaşadım.
    Meczup herkesin bildiğin bir anlamımı var yoksa tasavvuf kültüründeki bir anlayışımı var ?
    Tasavvuf kültüründeki meczup kavramını kullandım. Ama dediğim gibi herkesin anlayışı farklı olabilir.
    Kitapta olağandışı olaylar var. Özellikle Tayy-ı mekan bir yerden bir yere ışınlanma ?
    Batı dünyasında tayy-ı mekan ve fizik olaylarını araştıran birimler var. Bu konuları araştırmak içinde her yıl büyük bütçe ayırıyorlar.Bu sadece İslama özgü bir durum değil. Bilmeyenler için şunu söylemek te yarar var. Allah insanı en güzel şekilde yarattı. Bugün yazdığınız bir mesaj göze görünmeden bir yerden başka yere transfer ediliyorsa, aradan bir vasıta olmadan canlı yayın yapılabiliniyorsa bunlar niye olmasın. Şimdiki bu olayları 100 sene önce söylence herkes deli saçması diyebilirdi. Ama bugün artık normal. Dünyadaki bazı devletler bunları ortaya çıkartmak için hala uğraşıyorlar.Bu hadiseleri batı medeniyeti de inkar etmediği için hala araştırma safhasında
    Batı medeniyeti gizli ilimler ile mi uğraşıyor?
    Evet. Dünya yönetimleri şu an bu ilimlerin üzerine oturtularak yönetilmekte. Birçok gizli servis parapsikoloji ve gizli ilimler üzerine çalışmalar yapmakta. Bununla ilgilenen örgütler Dünya üzerindeki her türlü çalışmayı incelemekte.Bunlarla uğraşan kişileri de toplayıp birçok deneyler yaptırıyorlar. Metafizik olaylar ile denemeler yapıyorlar. Mevlana’nın dediği gibi Baş gözü ile görülebilinecek bir bilim dalı var. Buna mana alemi de denilebilinir. Bunu çok fazla deşifre etmek istemiyorum. Gelecek yıllarda bu konuların gündeme geleceğini söylemek ile yetineyim. Birçok ülkede bu tür sansasyon olayların olacağına Allahın izni ile eminim.
    Bunlar ile ilgili bir örnek var mı hiç
    Bunlarla ilgili örneklerimi ikinci kitabımda yazdım. Ama bir örnek vermek gerekirse şunu söyleyeyim. İnsanların beyinleri ile çok oynamalar var.Bizde gizli ilimler diye söylenen batıda ışınlanma olarak söylenen olayını da çok demode olduğu için kullanmak istemiyorum.Bu konularla MOSSAD’ın ve Batılı birkaç ülkenin istihbarat servisinin uğraştığını biliyorum.
    Hiç örnek yok mu verebileceğiniz
    O zaman şu örneği vereyim..Dünyada herkes analizciler stratejisiler birçok düşünce atıyor ortaya.İşte bir ülkenin asıl amacı petrol için buraya geldi diyor. Kimide olayların daha derinine giderek ABD’nin asıl amacının petrol değil Dünya hakimiyetini kurmak olduğunu söylüyor. Benim bildiğim ise bunların hepsinin zahir de görünen olaylar olduğudur. İşin aslında temelinde üç tane unsur var. Birincisi Şeytaniler dediğimiz grub, ikincisi haçlı konseyi üçüncüsü de hilaliler dediğimiz grup arasında meydana gelen olaylardır. Şimdi dünyadaki tüm olaylar bu iki akımdan meydana gelmektedir. Şeytaniler başta olmak üzere
    Şeytaniler kimdir ?
    Herkesin duyduğu evanjelistler, kara örgütler vb örgütler değildir. En temelde bulunan bir kuruluştur. Bunlar Tevrat ve kabbala üzerine dünyayı ele geçirmeye çalışan tarihten bu yana yaşayan bir örgüttür.Zahirde gördüğümüz birçok olay bunların bir parçasıdır aslında.ABD’nin Irak’a gelişi şimdide işte İran’ı vuracak mı vurmayacak mı tartışmaları hep bunların bir çalışmasıdır.Asıl sebep kainat kurulduğundan bu yana olan Hak ve Batılın savaşıdır.Şeytaniler denilen grup birçok medyayı yönetmektedir. Kabbalacılar bunların bir alt birimidir.
    Şeytaniler ile kimler var?
    Bunlarla birlikte Haçlı konseyi bulunuyor. Bunlarda gizli bir cemiyettir. Zamanında Haçlı ordularını da bu konsey yönetmiştir. Yeryüzündeki tüm siyasi olayların gelişimi bunlar yapmaktadır.
    Hilaliler diye bahsettiğiniz grup kimdir ?
    Hak tarafını temsil eden bir mensubiyettir bu. Hilal bildiğiniz gibi islamın simgesidir?
    Şeytanilerin yapılanmaları nasılsıdır
    Şeytanilerin kurdurduğu bir ülke vardır dünyada
    Hangi ülkedir bu ?
    İsrail’dir.
    Nasıl yani ?
    Bakın vaat edilmiş toprakları ülkü haline getirilmiş ülke kimdir.İsrail’dir bildiğimiz gibi.İsrail’in dini kitabında sözde Tanrı onlara vaat edilmiş toprakla vermiştir. Ve bu bir büyük bir savaş sonucu olacaktır. Yani Armegeddon. İsrail’deki bir takım kimseler ise bunu beklemektense biz bir savaş çıkaralım ve vaat edilmiş toprakları alalım demektedir.
    Amaç ne peki şeytanilerin
    Dünya hakimetidir tek amaç.Kendi içlerinde bir takım mistik yerlerde karalar alıp uygulamaya sokarlar bunları
    Mistik yerlerden kast ettiğiniz nedir ?
    Çok gizemli, metafizik ilmini de kullanarak yaparlar bu işleri.bunların yapılanması şöyledir. Birincileri şeytaniler ikincisi hahamlar üçüncüsü kabalacılar dördüncü Mossad beşincisi Siyonistler altıncısı da İsrail’dir. Bunların diğer Musevilerden farklı bir anlayışları bulunmaktadır. Tanrının vaat etiği günü beklemeyecekler. Kendileri Tanrı rolüne sahip olmak istiyorlar. Böylece Dünyayı ele geçirmek istiyorlar. Bir takım hahamları kullanıyorlar. Hahamlarda tevratın farklı efsaneleri ile hareket ediyorlar.Tanrıyı kıyamete zorlamak isteyen görüşlere sahipler. Bunların amaçlarından biride dünyayı psikolojik olarak ele geçirmek için çalışıyorlar. İşte bugün sihir, büyü ile yapılan programların finansörleri bunlardır.Bu tür zihniyetli kişilerin gözünde kendilerinden olmayan herkes hayvan ve köledir zaten. Diğer bir faktör ise Mossad’dır. Mossad gizli servis olmanın çok ötesindedir. Görevi dünya krallığını ve İsrail egemenliğini kurmak amacı ile kurulmuştur.
    MOSSAD kabala şeriatı mı yönetiyor ?
    Evet. Mossad kabaladan aldığı direktifler ile yönetilir. Diğer faktör ise Siyonistlerdir. Onlar sadece siyon ırkından gelen kişilerdir. Elit halkı oluşturur. İsrail’de tüm söylediklerimizi bir yapılanmasıdır.İsrail bir elbise ve kılıftır.Çünkü bunların bir devlete ihtiyacı vardır.Bunu kurmadan önce kendi aralarında ve haçlılar ile çok büyük savaşlar yapmışlardı. Fakat sonunda İsrail devletinin yaptıkları çalışmalar için uluslar arası alanda bir elbise olarak kullanmaktalar. Meselenin özü budur.
    İsrail şeytani güçlerin dünyaya yansıması mı yani
    Evet kesinlikle. İsrail herhan gibi bir devlet değildir.Ben bunu koyu İslamcılık veya şeriatçılık ile kast ederek söylemiyorum. Gerçek manada bu böyle. Şimdi düşünün uluslararası http://www.netpano.com platforma birisi şeytan ülkesi olarak çıksa kim kabul eder veya dinler. Ama İsrail ile bir elbise bulunmuştur. İsrail de kendi metinlerinden ve şeriatında hüküm sürmek ister.
    İsrail’in kuruluş amacı nedir Peki?
    İşte kendi kutsal kitaplarında vaat edilen kutsal toprakları ele geçirmektir. Bununda büyük bir bölümü Türkiye’dedir.Güneydoğu bölgesindedir. Bu görünen devlete de uluslararası alanda korumacı bir devlet gerekmektedir.Buda ABD’dir.ABD büyük İsrail veya küçük İsrail’dir. Fakat şeytanilere de bir gölge devlet gerekmektedir. O da İsrail’dir. İsrail şeytanilerin elindedir.
    Peki gölge devlet kim İsrail’in yanında
    İsrail vaat edilmiş kutsal toprakları ele geçirmek için çalışıyorlar. Gerekirse savaşırız diyorlar. İsrail-Arap ordusunu ikinci derecede kale alırlar. Çünkü orduları yok. Onların karşısında direnecek bir güç olarak görmezler. Fakat Türkiye’de onların iddia ettiği topraklar bizdedir. Bunlarda biz ile direkt karşı karşıya gelebilecek nitelikte değildirler. Cesaretleri yoktur. Daha çok politikaları saman altında su yürütmek üzerinedir. O yüzden buradaki gölge devleti Kürdistan’dır. Gölge devletin amacı tamamı ile İsrail’e hizmet etmek amacı ile kurdurulmuştur. İşte ABD ve AB bölgede kürt devletini kurdurmak istiyor bu tür iddialarının temelinde de şeytaniler bulunmaktadır. Kürdistan’ın kuruluşunda İsrail büyük faaliyet içindedir. Birçok kürdü İsrail vatandaşı olarak göstermektedirler.
    Barzani ailesi hakkında da bu tür iddialar ortaya atılmıştı
    Evet onlar yakında yok olacaktır.
    Neden.
    Çünkü İsrail kuracağı Kürdistan için kendi kadroları ile gelecektir. Kürtlerin Yahudiliğin bir kolu olarak gösterme faaliyetleri içersindeler. Zaten Yahudileşmiş Kürtler ile çalışacaklardır. İsrail, birde asla misyonerlik yapmaz. Kendi dinlerine bir insan sokmak gibi bir dertleri yoktur. Çünkü İsrail oğullarına göre kendi ırkından olmayan tüm insanlar hayvan ve köle olarak görülmektedir.
    Birde haçlı konseyinden bahsettiniz nedir O ?
    Bunlarda Hz.İsa’nın dinini yeryüzüne hakim kılmak için uğraşmaktadırlar. Ama asıl Hıristiyanlık yerine kendilerinin uydurduğu Hıristiyanlığı yaymak istemektedirler. Getirmek istedikleri anlayış Bugünkü Katolik ve proteston anlayışı bile değildir.
    Evenjalist bir düşüncemi
    Hayır bunlar en tepedekiler. Benim anlattığımda zahirde gözükmeyenlerdir. Örneğin Bunların da amaçları yeryüzündeki amaçları hz isayı yeryüzüne hakim kılmak istiyorlar. Çok çeşitli yerlerde adamları vardır. Bunun yanı sıra Vatikan’da kontrol etmek isterler.Vatikan’da kendi başına hareket etmesine rağmen oda haçlı konseyinin içinde yer alır. Bunların aralarında devamlı bir rekabet söz konusudur.
    Şimdi papanın bunlarla ilişkisi nedir
    Bir konuyu es geçtik şeytanilerin en büyük hedeflerinden biriside vatikanı da tamamı ile el geçirmektir.
    Şu anda ele geçirilmedi mi peki
    Benim kanaatimce bugünkü papa Hıristiyan bile değil. Ben Yahudi olduğunu iddia ediyorum.Şeytanilerin amacı yeryüzünde egemenliği sağlamak, haçlı konseyin amacıda kendi getirdikleri sahte İsalarını yeryüzüne hakim kılma projeleri vardır. Bu konuda da bir projeler bitmiştir.
    Nasıl bir proje
    Somut bir isa adını verdikleri birisini çıkarıp. Kitleleri arkasına takmak istiyorlar. Haçlı konseyinin de kollamacı bir devlete ihtiyacı vardır. Özellikle vatikanın amaçlarından biriside bizansı hortlatmak ve eski Bizans topraklarını ele geçirmek niyeti vardır.Onların amaçı da İstanbul ve Türkiye’nin topraklarını almaktır. Onları dan kollamacı bir devlete ihtiyaçları vardır. O da Birleşmiş devletlere karşı AB dir.
    Peki AB’nin gölge devleti kimdir.
    Onlar Türk ordusu ile direkt karşı karşıya gelme cesaretleri yoktur. Gölge devlet Ermenistan’dır.Burada hem Kürtistanın ve Ermenistan’ın haritalarına bakın ikisinin de gözleri Bizim topraklarımızı da sanki veren var gibi. Bu topraklar için kendi aralarında hep mücadele yapmaktadırlar. Bütün bunlar bölgedeki sistemler hep insanlar içindir. Üstte görünen ABD işgali veya kürdistanın haritasının hep amaçları bunun içindir. Bunlarla mücadele edenler ise Hilalilerdir.Bunların oyunlarını bozarlar hep.
    Buna verebileceğiniz bir örnek var mı
    Evet şeytanilerin 1996 yılında İstanbul toplantısını örnek verebiliriz.Yerebatan sarnıç’ındaki medusa heykelinin yanında yapılan toplantısın da bir karar aldılar.Yeryüzünde bir insan modeli yaratılacak. İslami bir insan modeli oluşturulacak ve hafızalara kazanacak. Dünyayı yeni bir İslam motifi sunma kararı aldılar. Bu proje genelge olarak sunuldu. İslam’a öyle bir tip yapacaklardı herkes bu tipler ile Müslümanlardan iğreneceklerdir.
    Peki niye medusa ve niye İstanbul
    Bu karar alındığı zaman mekanizma çalıştı. Bu emir kabalacı hahamlar ile Mossad ve Siyonistlere ulaştırıldı. Dünyada bunların para finansörleri ve sahip oldukları medya ve film sektörü,tıp dünyası ile uygulamaya başladılar. Bundan 10 yıl önce.Öyle bir senaryo ortaya çıktı ki adı da ‘Usame Bin Ladin’ oldu.Sarıklı ve sakallı bir tip çıkardılar herkesin karşısına.Müslüman denilince herkesin aklına bu gelmeye başladı. Bunu yaparken çocuktan başlıyorlar ise yedikleri yiyeceklere kadar bunun için uğraşıyorlar. İslam eşittir terörist algısını herkese yapmaya çalışıyorlar. Benim anlatmak istediğim kişinin isminden ziyade taşıdığı misyon adına konuşmak istiyorum ben.11 eylülde bunun için yapılmıştır zaten. Müslümanlar teröristtir imajı gerçekleştirilmiştir.
    Bunları ABD mi yaptı
    Hayır bunları tamamı ile şeytaniler diye adlandırdığımız grup yaptı. ABD zaten bunların elindedir. Şeytaniler oturup bir sürü karar almıyorlar. Oturup iki tane karar alıyorlar ve onlar uygulamaya başlanıyor. 11 eylül kararı İstanbul da alınmıştı zaten. Haçlıların inecek bir isası var peki bunların deccal olarak ortaya koyacakları neyi olacak diye düşünürken bu proje ortaya çıktı. Kulelerin yıkılması İstanbul da alındı. Projelerinden biriside şu idi. İnsanlığı ele geçirmek. Beklenen deccalı bunlar yetiştiriyorlardı. Şeytanilerin amacı dünya efendisi olarak adlandırdıkları kişiyi yani deccalı getirmek istemekteler. 2000 senesinde bu kişi öldürüldü. Bu kişiyi çocukluktan bu yana yetiştirildi. Dünyayı bilmiyordu. Farklı bir boyutta bilgiler yüklendi ona. Kavramları farklı yaklaşıyordu. 2000 senesinde 5-6 yaşlarındayken bu çocuğu Hz Hızır öldürdü. Hilallilerin bunda parmağı vardı. 2000 senesinde bu plan güme gitti.
    Şimdi hangi konular üzerinde çalışıyorlar.
    2000 senesindeki olayın bitmesi üzerine bu şeytani dediğimiz gruplar gen teknolojisi üzerinde çalışmalar yapmaya başladı. Bu konuda daha sonra birileri tarafından sızdırıldı. Onlarda koyun kopyalama olayları yapıyoruz dediler. İşin aslı ırkı manada genler ile bir insan yaratmak idi amaç. Çünkü bunların ellerinde çok ünlü bilim adamları var. Hatta dana da iddia edeyim Nobel ödülü alan bilginler acaba o adamlar orijinalimi. Birçok bilim adamı bunların elinde bir odada çalıştırılıyor.Bunların amacı kalpsiz bir insan yapmak.Yani duygusuz bir insan yapmaya çalışıyor. Kalbi olmayan insanlar yapmaya çalışıyor.
    Peki karşı taraf bu çocuğu kimin öldürdüğünü biliyor mu ?
    Onlara göre de karşı tarafta bulunan Hz Hızır onlara göre kötü birisi. Şeytan. Dünyada şu anda üç savaş var. Her şey rical-ül gaybın karıştığı işler ile yapılmakta. Her şey Allahın nizamı ile gerçekleşmektedir.
    Peki bu bilgiyi siz nerden biliyorsunuz.
    Şimdi bunlar belki bazıları için deli saçması gelebilir ama ben bunların toplantısını medusa başının yanında gördüm.Bunu kimiler rüya veya deli saçması olarak görebilir.Herke kendine göre karar versin. Bunların hepsini de ben iddia ediyorum.
    Ricaül gayb ve gayp erenlerine günümüzde deli saçması olarak görülüyor.
    Evet bunu da bilinçli olarak yapıyorlar zaten.
    İstanbul’un önemi nedir ?
    Benim bu bilgiyi söylemem hilaliler, hak tarafı, kimselerin çalışmaları devam ediyor. İstanbul vaat edilmiş topraklarının giriş noktasıdır.Dünyada Mekke nin zahiri temsilcidir.Mekke manevi bir başkent İstanbul ise başlı başına bir başkenttir. Şeytaniler İstanbul’u aldıkları vakit Mekke yi almış gibi olurlar. Türk ordusunu da son zamanlarda yapılan yıpratma davalarında da bu sistem gelmektedir.Hıristiyanlık gözü ile yaklaşırsanız kutsal toprakları burada. Megola iddiaları burada. Şu günlerde birçok global toplantı burada yapılıyor. Çünkü global birçok olaylar yavaş yavaş İstanbul da yapılmaktadır. Kültür başkenti olması için uğraşıyorlar. İstanbul’u ele geçirilirse Türkiye’yi ele geçirirler zaten. Zamanında da birçok İslam kentinin başkenti İstanbul du.
    Medusa toplantılarını biraz açarmısınız ?
    Medusa toplantıları senede bir defa yapılır. Bunların elinde bir kitap vardır. Şeytanilerin kitabında sayfayı acarlar ve konuşma sırasında sonu söylerler. Yaptıkları başarılı işleri kendilerine göre kitapta işaretlerler ve durumlarını konuşurlar. 11 eylül oyunları onları ileriye atmıştır. Bunlar 7 kişi gelirler. Biri kitabı tutar.İki kelimelik bir söz söyleyip herkes ayrılırlar.
    İstanbul ile ilgili başka neler var ilginç
    Bugün patrikhane gizli gizli tüneler kazmaktadır. Haliçe doğru kazılan eski Bizans tünelleri bulunmaktadır.Patrikhanenin de Vatikan’a yaptığı hazırlıkları vardır. Medusa Bizans daha ortada yokken yine burada eski toplantılara sahne olmuştur. Bu toplantılar yapıldığı vakit ilginçtir. İstanbul’da uluslararası çapta toplantılar yapılır ve çok ünlü kişiler gelir.Bill Gates, NATO Habitat Türkiye gelir veya başka birileri.Bunların gelme anlarında toplantılar yapılır. Bu toplantılarda sonuçlar alırlar. Bunların daha önce bir devletleri yoktu İsrail ortaya çıkması ile bunlar dünyada bir devlet görünümüne girdiler. Uluslararası platformda söz sahibi oldular. Bu bir kılıftı zaten. Yahudiler hep hacı ve misyonerleri öne sürerler. Kendilerinin en önemli sorunu olarak ta Filistin ile toprak sorunun gösterirler. Yani İslam ile bir sorunları olmadığını göstermek isterler hep. Bunlar şimdi metafizik alanını da kullandıkları için hep bir çatışma yaşanır.
    Havas ilmi ile mi olayı.
    Biz ona sema ilmi diyoruz. Gizli ilimler veya mistik vb havas ilmi ile bu güçler kimsenin ilgilenmesini istemezler. Bu konular ile ilgilenenlere de deli saçması olarak bakarlar.
    Havas öğrenmeli mi ?
    Her kişi bu ilmi istese de öğrenemez zaten. Sema ilmidir. Bu metafiziksel varlıkların Bilinen bilimlerin dışlında bir ucu Allah’ın ilmi- ledun bilgisine dayanan bir ilimdir. Havasın yarısını kişi çalışarak öğrenir.Diğer ledun kısmı ise elde edilmez Allah tarafından verilir.
    Havas ilmini öğrenmek gerek mi?
    Her müslümanın böyle bir bilim dalı olduğunu bilmesini gerek. Eski mistik semboller metinler ahir zamanda bir imtihan aracı olarak kullanılacaktır. Bunu karşı tarafta kullanacaktır.Bu manada bir metafizik bir ilimdir.Bir insanın teknolojik gelişmelerden haberi olmasa nasıl tedbir alabilir. Müslümanlar bunlardan bilgi sahibi olurlarsa kendilerini geliştirirler.
    Bunları öğrenenler neye vakıf oluyorlar.
    Bazı bilgileri yutmuyoruz. Türbelerde ne olduğu belli olmayan insanlar dolaşıyor. Besinlerimize ne olduğu belli olmayan bir şeyler atılıyor. Örnek vermek gerekirse birileri size kanserojen yapan maddeler üzerinize atıyor. Eğer sizin enferuj gözlükleriniz yoksa bunlara maruz kalırsınız. Eğer var ise. Kendinizi kenara çekersiniz. Müslüman da kendin dışındaki diğer insanları da düşündüğü için korumak için diğer insanları da yanına çekerek herkesi bu saldırılardan korur.Havas ilmi işte aynen buna benziyor.
    Yani görünmeyen saldırılara mı maruz kalıyoruz ?
    Öyle bir şey yapılarak hissedilerek yapılıyor ki. Gülerek güldürülerek bu topraklardaki insanların maneviyatlarını alıyorlar. Artı İstanbul’un siluetini değiştirmek istiyorlar. İstanbul’da Newyork’taki gibi yüksek binalar yapmaktadırlar. Bir dönem camilerin türbe ve alemlerini kim kırıyor. Mezarların kimler yıkıyorlar. Bunların arkasında manevi değerleri yok etmek isteyenler var.
    Hilalliler kimdir
    Hilal malumunuz İslam temsil etmektedir. Haçlı sembolü haçın altında görev yapar. Şeytanilerde İsrail yıldızının altında toplanmışlardır. Melami birliği ricaül gayb birliğinin içindedirler. Bunlar şeytaniler ile metafizik boyutlarda ve zahir alemde de devam eder. Bu devletler boyutuna da şu sıralar inmektedir. İnsanları ele geçirmek demek ülkeleri ele geçirmek demektir. Bir insanın beynini ele geçirdiniz mi iş bitmiştir zaten. Savaş ortadan artık kalktı cephe artık her yerde olabiliyor. Şimdi Afganistan’da veya Irakta savaş var. Oradaki ölenlerin rakamına bakınız birde Afrika’da açlıktan ölenlerin rakamlara bakın. Bunların hepsi bir savaştır. Türkiye’de yılda 20 bin kişi trafikten ölüyor. Ama biz PKK terörü için 30 bin şehit verdik. Dünyada savaş devam ediyor.
    Büyük Ortadoğu projesi nedir
    Bu projenin adı devletler arasındaki ismidir Büyük Ortadoğu projesi ismi.BOP adı altında bir program yapıyorlar.Büyük İsrail projesinin karşısındaki en büyük engel Türkiye’dir. Bu proje Türkiye’yi tamamı ile bölmek amacı ile işletilecektir. Türk ordusunun neye hizmet ettiğini bilmemiz gerek. Ordumuzu yıpratmağa çalışanlarının amaçı da budur. Türk ordusu Bölgenin en büyük ordusudur. Türkiye’den direkt güneydoğuyu alamazsın. Kardeşi kardeşe kırdırarak iç savaş çıkartarak bölgeye gelip yerleşmek isteyenler var.Onlar silahını dahi kullanmadan buraya gelebilirler. Ermenistan ve Kürdistan da bu amaçla kurulmuştur. Biri şeytanilerin biride haçlıların kurdurttuğu devletçikleridir.
    Ne gibi kavram yıpratmaları oluyor.
    Bakın birileri çıkıp şehitlik kavramını yıpratıyor. Türkiye şehitlik ve gazilik kavramı ile bir bütündür. Var ise bu kavram ile vardır. Eğer bunları yok sayarsanız Türkiye büyük tehlikeye girer. Eğer Çanakkale o zamanlar geçilseydi bugün ne orta doğudan ne fellucadan ne Bağdat’tan bahsedilecekti. Dünyanın en büyük projesi idi.Çanakkale savaşı bugünkü İslam aleminin varlık sebebidir. Çanakkale geçilseydi Ne Türkiye ne ırak ne Suudi Arabistan olacaktı. Çanakkale savaşında kırklar ve yedilerde vardı.Onlarda bir fiil Çanakkale de savaştı. Rica-ül gayb erenlerinin hepside oradaydı. Hatta Efendimiz Peygamberimizde oradaydı.
    Çanakkale’de başka sırlar varmı
    Evet. Müttefikler Çanakkale’den geçmek niyetleri yoktu. Daha çok Trakya üzerinden gelmek istiyorlardı. Ama Tüm Avrupa donanmasını boğazın girişinde toplayanda Hızır As dır.İç karışık çıkartmak istemişlerdir. Allah onları oraya mezarlarını kazmasını istedi. Ricaül gayp erenlerinin çok büyük marifeti vardır. 100 sene öncesinde Mehter marşlarımızda dile gelen kırklar, yediler kavramları maasef birileri tarafından bilinçli olarak bizim dilimizden çıkarılmıştır. Osmanlıda bunların duası edilmeden sefere çıkarılmazdı. Şimdi aynı oyun şehitlik ve gazilik kavramları için oynanmaktadır. Şehitlere ölü dememek gerek onlara hala canlı ve dirilerdir. Bunlar ordunun kökünde vardır.Ordunun paşaları Bektaşi duaları ile kılıç kuşanırlardı. Mustafa kemalde bu dualar ile kılıç kuşanmıştır. http://www.netpano.com
    Rica-ül gay Erenleri kimdir
    Eskiden ABDAL adlı kavramlar vardı.Bunlar daha sonra aptal anlamına bilerek sokuldular. İsmi bir zamanlar abdest alınarak alınan Abdal kavramı bilinçli olarak aptal anlamına çevrildi. Daha sonra Budela kelimesi budala olmuş. Rica-ül gayp erenlerinin manaları ortadan kaldırmak istenmiştir. Bunlar kesinlikle Allah dostlarıdır. Ayette söylediği gibi.’Ben gören gözü duyan kulağımdır’. Der ayet ile sabittir.Demek her sözü duyan ve işitenler var. Allah dostları Allahın planının yapan memurlarıdır. Demek ki dağların arkasında ve gizli yerlerde konuşulanları duyan Allah dostları var.
    Yani Dünya üzerinde görünmeyen bir savaş mı yaşanıyor
    Rica-ül gay bir savaş içindedir. Mekke manevi başkent bütün meselelerde İstanbul üzerine oynamaktadır. Vaat edilmiş topraklara ulaşmak için İstanbul almak zorundadırlar ama veren yok ki. Eski tarihlerde add kavmi vardı kendileri gitti adları kaldı şu anda insanlar her şeye adi kelimesini getiriyorlar bugünün belli toplumları da yarın bu şeklide yok olacaktır.Biz İsrail düşmanı değiliz biz insanlığa düşmen olanla düşmanız Bu sistem şudur aslında. Derler ya kırklar ,yediler belli gecelerde toplanırlar.Bunu anlattığınız zaman bunun delillerini de anlatmanız gerekmektedir.Allah meleklerden de üstün nurani insanlar yarattığını söylemektedir. Öyle melekler onlara gıpta ederler der. Biz insan-ı kamilden bahsediyoruz. Dünya üzerindeki meleklerin yaptığı bazı görevler vardır. Allah Kuranı kerimde bahsettiği Bedir savaşında görev yapan meleklerden bahseder. Kuran her çağı kapsar ve meleklerin görevleri her zaman devam etmektedir.Yani Allah için yapılan her savaşlarda meleklerin bu şeklide yardımı devam etmektedir.Savaşlarda korkmayın,Allah sizden yardımını kesmez diyor ayetler.Allah yolunda savaşanlar yalnız değildir denilir. Sizle savaşanlar ile savaşın denmez. Sizde Allah yolunda savaşın denilir.Rica-ül gayp Allah’ın planının bir parçasıdır.Kimisi bu hayatın içindedir. Kimi ise hayatın başka birimindedir.
    Şehitler içinde geçerli mi bu ?
    Evet şehitler mesela. Hayat sadece bizim nefes aldığımız alanın adı değildir. Farklı alem ve boyutlarda Allah dostları vardır.Bakın mesela cep telefonları buradan tüm Dünya ülkeleri ile konuşabiliyor uzay mekiğindeki astronot ile insan konuşuyorsa teknik olarak Allah dostları bunlardan daha ötesini yapabilir.Gönül gözü açık olan insanlar Aklın sınırını zorlayan birçok iş yapabilir
    Dünyadaki her gelişme bir plan içinde mi oluyor
    Evet.Dünyada daha önce iki kutuplu bir sistem vardı.Bunlarda şeytanilerin bir planı idi. İki sistem vardı ve bunlar birbirleri ile çatıştırılıyordu.Komünizm çöktü emperyalizm kaldı sanki şu anda tek olarak. Ama ikisini de yapan aynı sistem mühendisleri idi.İnsanlara bunu denettirler.Birçok insan bu sistemler için öldü ve hayatlarını verdi. Bunlar kimin için hayatlarını verdiler. Söyle bir uzaya çıksak ve Dünyaya baksak nasıl bir senaryo biçilmiş görebiliriz. Bizde bu sistemde yaşadığımız için birçok olayı göremiyoruz. Bu senaryonun dışına çıkan Allah dostları rica-ül gayb ve erenler zahir alemin ötesine çıkabilirler.Onlar içindeyken dışardan bakarlar.Önemli olan bir sistem içindeyken batıl olan sistemi çökertebilmektir. Hak ile batılın savaşı devam etmektedir. Dünyada son rica-ül- gayp kişisi kalmadan da kıyamet kopmaz.
    Dünya dışına çıkalım dediniz.Peki Uzayda yaşam var mı?
    Kuranda semalardan bahsedildiğine göre bizim onlar ile yer gibi bir ilişkimiz vardır.bunu çözmüş veliler vardır. Uzayda da varlıklar vardır. Kuran 7 yer 7 gökten bahseder.Ve ikisi arasındaki dabbelerden bahseder Allah .Biz sema olarak bildiğimiz toprak gibi bir ilişkimiz vardır. İnsan şimdi yerdedir. Bir günde gök’ü çözecektir. Kainatın her yerinde hayat vardır. Bizler gibi insanlardan bahsetmiyorum. Nitekim Aziz Mahmut Hüdai ve Erzurumlu İbrahim hakkı gibi veliler uzaydaki varlıklar hakkında bilgiler vermişlerdir. Orda sizin gibi Mehmetler ve Ahmetler çoktur denilmektedir. İnsan gökyüzü ile alakalıdır. Kainat ve insan gibidir.Mesela cinler vardır.İnsan gibi şuura vakıftırlar. Cinlerin dünya ile ilişkileri olduğunu nerden biliyoruz. Biz kendi kafamızdaki bir cine kavramı çıkarmıştır. Hayat sahibi varlıklardır.
    ABD’nin uzay araştırmalarının amacı ne peki ?
    Şimdi bakın NASA marsa gitmektedir.Başka gezgenler ede gitmektedir.Jüpiter’in uydusu ve başka gezegenlerde suda var.Suyun olduğunu olduğu yerde hayatta vardır. Tırtılda bir canlıdır insanda. Suyun olduğu yerlerde farklı canlılar söz konusudur.NASA, uzayda bir hayatın olabileceğini keşfettiler.Şeytanilerin amacı kainata ve Dünyaya sahip olmaktadır. Bunu yaparken kıyameti koparacaklar ve var olan insan neslini kırıp kendilerinin planına boyun eğecek yeni bir insan nesli ortaya çıkarmak isteyecekler. Daha sonrada uzay krallığını kurmak isteyecekler. Nükleer patlamalar, virüslü hastalıklar ve buzların erimesi ile insanlara kırma planları vardır.
    Zamanda yolculuk mümkün mü peki ?
    Zamanda yolculuk mümkündür. Bu bilgileri de birtakım ülkeler saklıyorlar. Zamanda yolculuğun sırlarına ulaşmak için hala çalışmaktalar. ABD uzay bütçesinin büyük bir bölümü buna gitmektedir. Bunun varlığını önce keşif etmek daha sonrada müdahale etmek istiyorlar. Kuranı kerimde ayette bahseder .Zülkaynerin yaptığı duvardan bahseder. Zülkayner o dönemden bu günlere müdahale etmiştir. Yecuc mecus kavminin yollarını kapatmıştı. Geçici süre haps olunmuştur. Hapis olmasaydı Dünya tarihi acaba böyle mi gelişecekti. Unutmayalım ki Allah indindeki zaman hep şimdiki zamandır. Geleceği ve gaybı Allah bilir ama Allah Kuran’da diyor ki ben ben istersem o kulumun gören gözü işiten kulağı olurum diyor. Ama her sırda deşifre edilmez. Allah Dünyayı başıboş bırakamamıştır. En büyük plan yapıcıda Allahtır. Herkesin bir planı var ise Allah’ında bir planı vardır.
    Zamana müdahale her zaman var yani
    Evet. Kehf suresini düşünelim. Hz Hızır Gelecek zamana yaptığı müdahaleleri okuruz orda
    Teşekkürler
    Röportaj: Baki Günay http://www.netpano.com
    İşte Oktan Keleş’in diğer iddiaları
    ABD başkanı Bush’un haçlı savaşı ile ilgili beyanatları vardır. Bunu bilerek söylemişlerdir.
    Bir dönem Türkiye’de ezanın Türkçe yaptılar. Amaç tamamı ile ezan kavramını yok etmek idi. O dönemde birçok bedeller verildi ve tekrar ezan geri geldi.
    Türk ordusunun çok büyük bir vazifesi vardır. Ordumuz gerçektende peygamber ocağıdır. Ortadoğu’nun Asya’nın ve Balkanların kaderi Türk ordusunu bağlıdır. İslam aleminin ahir zamandaki kaderi Ay yıldıza bağlıdır.
    Evliyalık ve Allah dostlarını halkın gözünde düşürmek için cinci hocaları ortaya çıkardılar bir dönem. Amaç bu kavramları alaşağı etmek ve bu kavramları yok etmekti. Bunları söyleyenler için ise insanlara paranoyak olarak bakmaya başladırlar.
    Bugün koku nakli yapıldı. Önümüzdeki zamanlarda ışınlanma ile eşya naklide yapılacaktır. Bunu nitekim kuranı kerimde işaret etmektedir. Bunların deneyleri yapılmaktadır. Biz bunları söylediğimiz vakit meczup olarak adlandırılmaktayız
    *Sultanahmet’in altında bir saray bulunmakta
    *Turgut Özal’a kalp pili takanlar pilin ne zaman biteceğini biliyorlardı ona göre koydular.
    *ABD Türkiye’yi olası bir deprem ile yardım amacı ile girip işgal etme planı var.
    *ABD’nin asıl amacı İran ve Türkiye. Ama bunları gerçekleştirmek isterken ABD ard ardına iki deprem meydana gelecek.Bunlardan dolayı ABD Türkiye projesini askıya alacak.
    *Evanjalistler aslında bir hikayedir. Arkasındaki asıl çekirdek teşkilatın ‘yeni Dünya Krallığı için uğraşmakta.
    *Gizli bir örgüt İsrail finanslı kalpsiz insan yaşatma modeli gerçekleştirildi.
    *Pizza kulesi toprağa kavuşacak
    *İsrail yakın zamanda Süleyman Krallığını bulduğunu iddia edecek
    *ABD Nükleer santral faciası meydana gelecek
    *Hindistan’da bu güne kadar hiç bilinmeyen bir medeniyet bulunacak
    *Yine Hindistan’da dipsiz bir kuyu bulunacak
    *Uzaydan bir göktaşı ayın yakınında geçecek…
    Kaynak gösterilerek yayınlanabilir.Kaynak göstermeden yayınlayanlar için tüm hukuksal hakkımız saklıdır. Netpano.com


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: