Yalçın Küçük Efendi Sabetayist Komplonun Taşeronu mu?

 hhhhYalçık Küçük Sabetayistliği abartarak bir komplonunun taşeronluğunu mu yapıyor?Yalçın Küçük, nevi şahsına münhasır denilen adamlardan… Yakın zamanda Apo’nun danışmanlığından ulusalcılığa uzanan hayat seyri bu iddianın altını çizmek için yeterli… Küçük’ün, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk sevgisinin birden bire neden depreştiğini anlamakta zorlanan ve dahası bunun arkasında bir bit yeniği olduğunu düşünenler için yaptığı kimi açıklamalar bir çok done içeriyor. Özellikle Soner Yalçın’ın Efendi isimli kitabından sonra bir hayli gündeme gelen ve Yalçın Küçük’ün isim bilim üzerinden yola çıkarak yaptığı açıklamalarla desteklediği Sabetaycılık konusu, Yalçın Küçük’ün söylediklerinin geniş bir yelpazede ses getirmesine vesile oldu. Küçük’ün her taşın altında aradığı Sabetaycılara gerçekten bu kadar güçlü cevap bulması gerek bur soru ama daha da önemlisi, bu faaliyetlerle neyin murat edildiği idi. Küçük’ün geçmişine ve şimdi söylediklerine bakarak iki teşhiste bulunmak mümkün; birincisi Yalçın Küçük gündeme gelmeyi ve popüler olmayı seviyor. İkincisi ise Türk milletinin üzerinde yürütülen psikolojik harbin bir ayağını oluşturuyor. Birkaç temel doğrunun içine bir sürü yanlış katarak aktarmak psikolojik harbin en önemli silahı. Küçük açıklamaları ve yazılarıyla Sabetaycılık konusunu öyle bir yere getirdi ki sanki Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk tarihinin bütün önemli aşamaları onların marifetiyle gerçekleşmiş. Ünlü herkes Sabetayist, her olumlu icraatın altında onlar var tabii olumsuzların da… Yani Türk milleti neyi yaptığını hangi olumlu işi ürettiğini düşünürse karşısına bir Sabetay komplo çıkartılıyor: İnsanlara “Haa demek bu da onların eseri” dedirtmek suretiyle bütün moral değerlerin alt üst edilmesi hedefleniyor. Nihai hedef, Türk milletini kimliksiz, kişiliksiz, paranoyak, kendine güveni olmayan bir noktaya ulaştırmak. Büyük Yahudi ve Sabetayist komplo da burada devreye giriyor zaten. Türk milletinin bütün değerlerine başarılarına yönelik saldırırın asıl hedefi ise Türkiye Cumhuriyeti. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yakın tarihimizde en önemli direnç noktamızı oluşturuyor. Yedi düvelin çullandığı Osmanlı’nın yıkılmasının sürecinde verilen kurtuluş savaşı ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti, Türk’ün kendine olan güvenini en somut örneğini teşkil ediyor. Şimdi o dirençte yıkılmak suretiyle Anadolu Türklüğü’nün çökertilmesi hedefleniyor. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti’nin aslında Türkler tarafından kurulmadığı, bir kurtuluş savaşının verilmediğine Türk milleti ikna edilmeye çalışılıyor. Hangi araçla tabii ki her taşın altından çıkan Sabetayistler marifetiyle…
Yalçın Küçük efendinin şu sözleri bu büyük komplonun delili niteliğinde; “Sabetayistler olmasaydı, cumhuriyeti kuramazdık.” Yani Küçük efendi demek ister ki, Türkiye Cumhuriyeti’ni bile onların sayesinde kurduk. Onlar ve onların ihtiyaçları olmasaydı Türkler diğer Ortadoğu milletleri gibi işgal edilir ve sömürülürdü. Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmakla boşuna övünmeyin!!!   
Yok Küçük efendi o kadar uzun boylu değil. Türkiye’de bir Sabetayist elitin olduğu ve nüfuz dayanışması içinde bulunduğu bir gerçek ama bir o kadar gerçek olan bir şey daha var ki, bunların güçleri sizin abarttığınız kadar fazla değil. Yine eğer bur Yahudi ve Sabetayist nüfus varsa yer yüzünde Türklerin engin hoşgörüsü sayesinde. Biz ilk kez devlet kurmuyoruz  Hindistan’dan Orta Asya’ya yayılan geniş bir coğrafyada Türklerin egemen olmadığı yer saymak kabil değil. Herkes aklını başına alsın!!! Asıl komplo Sabetayist denilen bir avuç insanı her şeyi yapmaya muktedir göstermeye çalışmaktır. Bu işlerle uğraşan insanların Türk’e olan düşmanlığını şimdi ulusalcı kılıfları perdelemeye yetmez.!!!
Yalçın küçük efendi, Avrupa merkezli olduğunu yönlendirmelerle Türklerin psikolojik dirençlerine saldırıyor. PKK’nın hamisi Fransa’da uzun yıllar kalan Küçük efendi, PKK marifetiyle yıkılmaya çalışılan ama becerilemeyen Türkiye Cumhuriyeti’ni içten çökertmeye ayarlanmış. Bir doğrunun yanında bin yalanı yutturmaya kalkışmanın tipik bir örneğini sergileyen Küçük efendinin küçük hayallerini gerçekleştirmesi mümkün değil. Üzgünüz ama Türk milleti bu topraklar üstünde Allah’ın izni ile sonsuza kadar payidar kalacaktır!!!Not: Durduk yerde aklıma geldi, Hitler Almanyası’nda homoseksülleri ayırt etmek için tercih edilen renk neydi bileniniz var mı? (M. Ziya Varol)

aktarma: millethaber.com

Reklamlar

The URI to TrackBack this entry is: https://kendihalinde.wordpress.com/2006/09/24/yalcin-kucuk-efendi-sabetayist-komplonun-taseronu-mu/trackback/

RSS feed for comments on this post.

22 YorumYorum bırakın

  1. M. Ziya Varol :Sırf isminiz bile size verilecek yanıtı belirliyor..
    sanırım bu konuda bir açıklama yapabilirsiniz tabi açıklamanız yalan da olabilir gerçekte!
    sizin tercihinizi gerçekler belirliyecek,UNUTMAYIN!

    DERT DE ETMEYİN..

  2. hocam ağzına sağlık güzel bir yazı. hatta şunu da ilave etmek isterim. bu “kırmızılı” Hürriyet Gazetesi’nde Ayşe Arman’la röportaj yaptıktan sonra göze batmaya başladı. Bu röportajın bile bahsettiğiniz psikolojik harekatın bir parçası olduğunu düşünüyorum. görünürde kurucusu sabetayist, ölüm ilanlarında müslümandan çok ermenilerin, yahudilerin ismi geçen bir gazetede sabetayistleri kötüleyen bir adamla röportaj yapılması, hatta nev-i şahsına münhasır dengesiz hareketleriyle Ayşe Arman’ın dalga geçmesi gibi ayrıntılar bahsettiğiniz hinliklerin adımları. yalnız hocam bana bu yorumu yazma enerjisini asıl veren birden aklınıza gelen ayrıntıyı okuduktan sonra size verdiğim haklılık duygusu olduğunu söylemek isterim. 🙂

  3. Psikolojik harp yorumunuza katılıyorum.Ancak hırsızın hiç mi suçu yok?..Kurtuluş savaşı resmi tarihte ne kadar doğru?Alternatif tarihler çok farklı şeyler söylüyor.Örn İnönü savaşları vb…”Söyleyene değil söylediğine bakınız”…

  4. Allah Allah hocam bu nasıl bi yazı.anlıyoruz sayenizde bu adamların ne mal olduğunu.zaten hep içimde bi şüphe vardı emin oldum sayenizde çok teşekkürler aydınlattınız.

  5. sayın m ziya varol.yalçın küçük ün amacı yurttaşlarımızın inancını ve ülkelerine olan özgüveni yıkmak kırma istiyor.bence bunu ilk sizde gördüm.gördüm derken böyle birşey varsa eğer bunun belirtisini ilk sizde gördüm.yanılıyorsam söyleyin.ve umarım kişiyi eleştirirken tüm kitaplarını okumuş ve bilgi sahibi olmuşsunuzdur.onu korumak için değil sadece hak doğruluk yerini bulsun diye..banasoracak olursanız %100 türk olan kanımla canımla bu ülke için şehit olmaya ama birilerinin bunu oy yapmasıyla değil ya da orduma askerime onu bunu yapması gerektiğini söylemesiyle değil ya da bir israil veya amerika askerinden daha değersizce ve önemsizce ölmek istemiyorum.yani beni ülkeden soğutan sadece Y.Küçük değil benim kızılaya verdiğim kanım bile bir milletvekiline para olarak ödeniyorsa,içişleri bakanı çevre bakanı vs bakanlar davadan m.vekili oldukları için yırtıyorsa sabıka yemekten.bunda asla ve asla ne Y.Küçük ün ne de yahudinin suçu vardır.eğerki öyleseler bile ne mutlu ki bizi ayıktırıyorlar.sevininki düşmanınız(düşmanınızsa eğer)kültürlü bir düşmanınız ya cahil dostlarımıza ne diyeceksiniz?ülkemizde rahatça yaşayan törelerini kanunlarını rahat rahat uygulayan dostlarımıza ne demeli!yada ordumuzu düşman gören dostlarımıza,ayı toprakları paylaşıpta biz kardeş derken onlar kalleş diyen dostlarımıza..sizce hangisi daha korkunç?boşuna denmemiş M.Ziya VAROL cahil dostum oalcağına kültürlü düşmanım olsun diye..saygılarımla..bence bırakında kurukla uğraşmayı yılanın başına gidin!!! sevgiler

  6. Yorumunuza katılmıyorum, paranoyak ve dar görüşlü bir toplum olduğumuzun tam bir göstergesi. Olaylara alternatif bir bakış açısı getiren, her şeyin göründüğü gibi olmadığını anlatmaya çalışan kişi “zinhar işbirlikçi, maşa” olmaz beyler silip atmak yerine medeni bir şekilde tartışmak gerekir. Birbirimizi suçlayarak birbirimizi kırarak geldiğimiz nokta belli. Eskiden -osmanlı dönemi olsun cumhuriyet dönemi olsun- öyle idi halen öyle. Sonuçta geri kalmışlığa fikir üretemeyen dar kafalı insanların iş başında olmalarına kılıf aramaya çalışıyoruz. gelecekte bu günler konuşulacak, ne anlatacaklarını sanıyorsunuz? Birbirine düşen aydınlar, yazarlar çizerler, siyasiler ve diğerleri. Yoksulluğun ve geri kalmışlığın nedenini sakın sorgulamayın, Bu ülkede iş başına gelmiş kritik noktalarda görev yapmış türklüğü ve müslümanlığı tartışılan insanlardan sakın bahsetmeyin. Pekiyi böylemi olmalı. hiç mi konuşulmamalı. “PATİŞAHİM ÇOK YAŞA” herşeye rağmen öylemi. Bu ülke için çalışmış bu ülkeyi seven yahudi de olabilir ermeni de olabilir. Hiç önemli değil ama bu gerçeği de görmekte ve bilmekte fayda vardır.

  7. YALÇIN HOCA’YI ANLAMAK PEK DE AŞIRICI MİLLİCİ DUYGULARLA OLACAK İŞ DEĞİL. SİZ YA YALÇIN KÜÇÜK’Ü BİR KAÇ SATIR, YA DA RÖPORTAJ İLE OKUDUNUZ, YA DA SİZİN DE MAKSADINIZ GİZLİ. ŞUNU AÇIKÇA SÖYLEMEKTEDİR YALÇIN KÜÇÜK. “BEN SABETAYİSTLERE KARŞI DEĞİLİM, MEMLEKETİMİ SEVENLERE DOSTUM. MEMLEKETİMİN KUYUSUNU KAZARKEN İSRAİL KÜREĞİ KULLANANLARA DA KARŞIYIM”.
    ATATÜRK’Ü ÖLDÜREN ATATÜRKÇÜLERE ATATÜRK’Ü HATIRLATAN BİR ADAMDIR, BU VESİLEYLE DE KURTULUŞ MÜCADELEMİZİ SAHİPLENİR VE BU TOPRAKLARA AİT GÖRÜR. BU KADAR ENGİN BİR ADAMI HİTLER’İN AYRACI İLE DEĞERLENDİRMEK DE PEK KIFAYETSİZLİKTİR. ARANIZDAKİ ANLAŞMA SEVİYE İLE UYUMLU SANIRIM.

  8. yalçın küçük bunları yazarken yahudiliğin ırk dini olduğundan ,anneden geçtiğinden ve kendilerini üstün ırk saydıklarından hiç bahsetmiyor.

  9. kime hizmet ettiğinizi gercekten bilmek isterim sitenin amacı ve neden acıldıgı konusunda bizi aydınlatırsanız mutlu olurum ıkıncısı bır cumhurıyet daha 100 yılını doldurmadan patlak vermeye baslıyorsa oturunda bı dusunun derım ben yanlıslar nerede acaba dıye zaten bu memlekette dogruyu osyleyene ya delı yada komplo teorıcısı derler henuz arastırmamıs ve beyınlerı yıkanmaya hazır ınsanları okumayan Turk mılletını daha fazla kandıramıyacaksınız ben tatar kokenlı bır aıleden gelıyorum ve bundanda gurur duyuyorum ama yazdıklarınız yada işlemek istedıklerınız ınanınkı benı zerre kadar etkılemedı ve araştıran ve okuyan hiç bir türk gencini etkilemeyecektir…

  10. bence insanlarımızın sinelerinin bu tür ne olduğu belirsiz meselelere kaymaması lazım.aslında yalçın küçük onların “taşeronu” olduğunu söylemek bile onlara prim kazandırır.belkide benim bu yazıyı yazmam da… sağlıcakla kalın.ilimle uğraşın

  11. keşke herkes birlik olsa bugünlerdeki hergün evleri yakan şehit cenazeleri gelmese komplolar yerine herkes kardeş olsa .Anneler ağlamasa ne güzel olurdu bu ülkedeki herkes kardeş olsa ne siyonizim ne amerika birleşik devletlei ne avrupa birliği zarar fer,r biz kardeş olalım tek dileğim

  12. peki eski marxist yalçın küçük Karl Marxın kökekini biliyormu?
    Emile Durkheimın, sigmund freudun, Rus ekim devrimi ekibinde bulunanların, nazım hikmetin?
    nedense yahudilerin sadece kapitalist olanlarına odaklanmış.Komünizmi insanlığın başına bela edenlerinde yahudiler olduğunu es geçiyor.

  13. ne salak adamlarsınız oturup kalkın şükredinki afanız basmıyor gerçekleri anlamıyorsunuz. ne mutlu size salaklar

  14. ulan site sahipleri size acoyorum

  15. Yalçın Küçük gerçek bir vatanseverdir. Tıpkı kankası, yoldaşı, sofra arkadaşı ve öğrencisi Abdullah Öcalan gibi.

    Tayyip, Arınç ve Gül ise vatan hainidir di mi?:)

    ulan ne gerizekalı insanlar var. hala Yalçın Küçük denen soytarıyı savunup ciddiye alıyorlar.

    Bu arada yazınız çok yerinde olmuş sayın Varol.
    saygılar.

  16. Yalçın Küçük’ü Referans Kabul Etmek… ORAL ÇALIŞLAR – CUMHURİYET – 14 HAZİRAN 2004 1989 yılıydı sanırım. Bizler o zaman Aydınlık grubundan kopmuş, Sosyalist Birlik dergisini çıkarıyorduk. Yalçın Küçük telefon etti, benimle görüşmek istediğini söyledi. O günlerde Abdullah Öcalan ‘la görüşmeden yeni dönmüş, yaptığı söyleşiyi yüklü bir para karşılığı Sokak dergisine satmıştı. Kendisine Sosyalist Birlik dergisinin bürosunda randevu verdim. Ankara’dan geldi. Yanında çantalı bir de genç vardı. Buyur ettim. O dönemde derginin yazı kurulunda yer alan ve sonra ÖDP Genel Başkan Yardımcısı seçilen Atilla Aytemur , Pencere yayınları sahibi Muzaffer Erdoğdu ve Necmi Demir ‘le birlikte onu karşıladık. Odadaki topluluktan pek hoşnut kalmadı. Baş başa görüşmek istediğini söyledi. Ben de kendisine ”Bu arkadaşlarımdan gizleyecek bir şeyim yok birlikte konuşalım” cevabını verdim. Çaresiz kabul etti ve bana şunları söyledi: ”Biliyorsun Suriye’den yeni geldim. Başkanla (Abdullah Öcalan’ı kastediyordu) uzun konuşmalar yaptım. Sana çok selamı var. Bir günlük gazete çıkarılmasından yana, senin de bu gazetenin başına geçmeni istiyor.” Söyledikleri özetle böyleydi. Kendisine şu cevabı verdim: ”Teşekkür ederim. Türkiye’de bir günlük gazete çıkarılacaksa buna burada karar verilir. Şimdilik böyle bir gazetenin koşulları yok. Kendisi böyle bir yayın çıkarmak istiyorsa, ona kolay gelsin.” Yalçın Küçük’le bir daha hiç karşılaşıp konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Aradan yıllar geçti, benim hakkımda çeşitli suçlayıcı yazılar yazdı. Hiç aldırmadım ve ciddiye almadım. Bana getirdiği tekliften yıllar sonra kitabının birinde, şöyle bir iddiada bulunuyordu: ” Oral Çalışlar ‘a gazetecilik mesleğinden gelmemesine ve bir deneyimi olmamasına karşın yazarlık imkânı verildi; demek basına bağımlı olarak giriyordu.” Yine bir başka yerde de İpek Çalışlar ve benim bu mesleğin içine sonradan sokulduğumuzu öne sürüyordu. Bu tezleriyle Sebatayist olduğumuzu kanıtlamaya çalışıyordu. Benim adımı, soyadımı ve ilk adım olan Danyal’ı da iddiasının kanıtlarından biri olarak gösteriyordu. İslamcı yazar Mehmet Şevki Eygi ‘nin Kanal 7’de Abdi İpekçi ‘nin kızı Nükhet İpekçi ‘ye ”Sabetaycı” diyerek hücum ettiği programı eleştiren yazım onu harekete geçirmişti. İslamcı cephede çok yaygın olan diğer dinlere düşmanlık ve her türlü kötülüğün Yahudilerden geldiğini varsayan ilkel anlayış bu programda Eygi’nin ağzından dile getiriliyordu. Ben de bu geri ve ırkçı üsluba tepki gösteren bir yazı kaleme almıştım. Yalçın Küçük, bu yazıdan yola çıkarak benim ”Sebatayist” olduğumu öne sürmüştü. Yazdığı kitaba da, dergilerde yazdıklarına da cevap vermeyi düşünmedim. Kitle önünde onunla tartışmak, bu deli saçması uydurmalara önem vermek anlamına gelecekti. Aradan yıllar geçti, derken Soner Yalçın ”Efendi” kitabında Yalçın Küçük’ün bu tür tezlerini(!) önemli bir referans gibi kullandı. Zaman içinde, Metin Üstündağ, Enis Batur ve Ayşe Arman onunla uzun söyleşiler yaptılar. Bir anlamda bu tezlere önem verenler çıktı. **** Şimdi ben ne yapmalıyım, Sabetayist olmadığını kanıtlamak için geçmişimi mi anlatmalıyım. Bu gülünç olmaz mı? Benim kökenimin ne olduğu kimseyi ilgilendirmez. Böyle kökenlere dayalı tahlillere girişmek ırkçılıktır, kafatasçılıktır. Ama şunu yapabilirim, Yalçın Küçük’ün kendini tarif eden ( Cemal A. Kalyoncu , Saklı Hayatlar, Zaman Kitap) sözlerinden yola çıkarak, onun tarzıyla bir portre ortaya çıkarabilirim: Yalçın Küçük MİT Başkanlığı’na Sönmez Köksal ‘dan önce aday gösterilen ve Dışişleri Bakanlığı’nda İstihbarat Genel Müdürü olan Cenk Duatepe ‘nin bacanağıdır. Yalçın Küçük, askerlik görevini Genelkurmay’da yapmış ve Kıbrıs müdahalesine Genelkurmay’ın özel emriyle katılmıştır. Kıbrıs Gazisi kimliğini ortalıkta göstererek dolaşmaktan hoşlanan bir kimsedir. Yalçın Küçük Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalıştıktan sonra eğitim için ABD’nin ünlü Yale Üniversitesi’ne gitmiştir. Öcalan’a ”Başkanım” diyerek uzun görüşmeler yapmıştır ve daha sonra bu görüşmeleri şöyle izah etmiştir: ”Türk devleti benim Öcalan üzerinde fazla nüfuzum olduğunu düşünüyordu.” Türkiye’yi bir daha dönmemek üzere terk etmiş, daha sonra Türkiye’ye gelmiş ve bir süre cezaevinde kaldıktan sonra ”Sabetaycılık” uzmanı kesilip, büyük basının ilgisini çekmiş, tezleri çok satan kitaplara kaynaklık etmiştir. Babasının da Fransız işgali döneminde Antakya’da Fransız işbirlikçisi olduğunu kendisi söylemektedir. Bunları birleştirip Yalçın Küçük tarzıyla isterseniz bir sentez de siz yapın. Bakalım ortaya ne çıkacak? Sorun Yalçın Küçük değil, onu önemli bir referans haline getirenler…

  17. Sabetaycılık Gerçeğini Çarpıtanlar
    Soner Yalçın ve Yalçın Küçük efendi(!)ler Sabetaycılığı anlatıyor gibi görünerek Sabetaycılık Gerçeğini nasıl çarpıtıyorlar?
    http://serdarkocaoglu.com.tr/2008/02/sabetaycilik-gizleme-carpitma-yalanlar.html

  18. Değerli arkadaşlar;
    Hocamız büyümüzdür,öncelikle saygılar duyarım.Fakat Sormak lazım ‘Küçük’ bey’in her söylediğini doğru kabuı etmek incelemeden körü körüne bağlanmak İslam ahlakının reddettiği bir olgudur.Fkat KUr’an’ı Kerimde,Doğru olan sözleri almak gibi bir ayet-i kerime meali war.Önemli olan doğruları bilmek.Hocam Soruyorum,Kurban olduğum Bu kadar yorum yapmışşın Acaba Yalçın Bey’in kitaplrını bir kez Açıp adam akıllı okudunmu,kendi kendini eleştirdiği yazıları araştırdın mı?Bakın bu olayı açıklamak kolay deil dönmelik-avdetilik olaylarını iyice kavramak,bu tip oluşumların nasıl bir yerde olduğunu öğrenmek,
    kişiliğini ve kimliini Türk milletinin Kendine olan güvenini sarsmadan birbirlerine kenetlenerek daha da birlik olmaları gerektiklerini aktarmak Lazım,Bir yığın Böcek Sürüsünden korkmak gibi,gerçekten dört bir yanımızda bu insanlar var paranoyak olmaktansa,araştırıp bilinçli bir şahsiyet olmalıyız.Osmanlı döneminden bu yana 1492 ve daha öncesinden bu yana sözüm ona Değerli yahudiler sığındıkları bu topraklara Nankörlük üstüne nankörlük yapmadılar mı?bu oluşumları istesende komplo desende,kabul etmek zorundasın,istersen etme _!bunlar gizli bir Birliktelik oluşturup hayatlarını İslamı yok etmeye adıyorlar,Toplumumuzun bu kadar bozulması,Ahlaki özelliklerini yitirmesini neye bağlıyorsun HOCA,çağdaş toplumlara mı
    ?Geç bunları_?bu insanlar medya,Siyaset,ekonomi,turizm her türlü alanda gizli bir yapılanmanın içerisindeler..SAygılar sunarım iletişime geçmek isyenler e-posta atabilirler

  19. Bu tür konularda nedense hep General Albert Pike ın 1860 yıllarda yazıp çizdiği mason dünya stratejisi planı aklıma geliyor…Bu olayların açıklaması Bakara suresinin 102.ayeti ile başlar diye düşünüyorum.

  20. yalçın küçüğün kişiliğini eleştiri konusu yaparak sabetaycılık gerçeğini bilerek ya da bilmeyerek saptıranlara sesleniyorum. Parmak ayı gösterirken aya bakılır,parmağa bakılmaz. Osmanlıdaki dönme sadrazamları, yahudi şeyhülislamları, osmanlıyı yıkan sabetayist ittihatçıları bugün herkes tanıyor. Bunlar bilim kurgu olmaktan çıktı. Siz hala uyuyun. Adamlar gözünüzün içine baka baka televizyon ekranlarında, şov dünyasında kendi isimlerini bile kullanmaya başlayarak boy gösteriyorlar. Kısacası uyumayın. Yalçın Küçük hoca tehlikeyi şimdi farketti ve uyarıyor. tabi sizin gibi uyuyanları uyarmak ne kadar kolay bilirim…

  21. Durumun önemine binaen ilk yorumuma ekleme yapıyorum. Yalçın küçükün sabetayistler hakkındaki bilgilerini sözde küçümsemek isteyen ve Bu konuda yorum yapanların çoğunluğu, muhtemelen sabetayisttir. ama sabetayist olmayanlara sesleniyorum. size ne oluyor. üzerinize ölü toprağımı serildi de mi görmüyorsunuz??

  22. sabatayizmi Dünya capinda ingilizce ve Almancadan takip etmeyenler,sinirli bilgiye sahiptirler.3,cü Adam Frank,i bilmeden bilgi sahibi olmak mümkün degildir.Almanya Offenbach kentinde yatiyor,Avrupayi örgütleyen Adam.bu nedenle Avrupada Frankistler olarak adlandiriliyor,ucu Rotschilt,lere kadar uzaniyor.Merkezi Ingiltere+ABD,dir.Dünyanin en derin ve örgütlü Tarikatidir.Tekel-Tarikat.TC,de Ingilizler iktidari bunlara teslim ettiler !


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: