Yalçın Küçük Sabetaycıların Kuklası mı ?

“Prof.Dr.Yalçın Küçük Deşifre ettiğini iddia ettiği İbrani asıllı Sabataycıların kuklası olabilir”

sdsad

Madem ortaya Sabataycılık hakkında bir iddia atıyoruz o halde ,işe;”Sabataycılık nedir?” sorusunu yanıtlamakla başlamalıyız. Sinem Karaağaça göre Sabbatai Zvi(Sabatay Sevi); “1626 Yılında İzmir’de Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Sabetay Sevi 1665 yılında kendisinin Tevrat’ta beyan edilen ve dünyaya gelip “vadedilen topraklar” da Yahudiliği tekrar hakim kılacak olan Mesih (İsa) olduğunu iddia etti. Bir din adamı olan Sevi’yi başka Yahudi din adamları da kabul edip destekleyince büyük bir Yahudi kitlesi onun arkasına takıldı ve devletlerinin de olmamasının acısıyla bu amaca giden yolda ve Siyonizmi ortaya çıkaracak süreçte onu desteklediler.Kudüs’teki Yahudi önde gelenleri Sevi’yi desteklemedikleri gibi, onu dinlerini bozan bir düzenbaz olarak gördüler ve Osmanlı Sarayına şikayet ettiler. …. ” İşte bu günlerde medyayı elinde bulunduran yahudi asıllı sabataycıların bu denli büyük yerlere gelme sebebi ;İsraildeki yahudilerin ziona ulaşma(siyonizm) tutkularıyla taban tabana örtüşmektedir.Çünkü İsrail yahudilerin arz-ı mevudu (onlara göre vaad edilmiş toprakları) kudüs ve çevresindeki kutsal topraklar ise; Türkiyedeki ibraniler için de şu an üzerinde bulunduğumuz topraklardır.

Sabataistler, Modern Türkiye tarihinin hem sahne önündeki flaş aktörleri hem de sahne ardındaki yapımcı ve yönetmenleridir. Osmanlı’nın yıkılışında oynadıkları rolle onun yerine yeni rejimin kuruluşunda oynadıkları rol, belirgin bir sebep-sonuç ilişkisine sahiptir. Günümüz Türkiyesi’nde, tüm köşe başlarını kapmış olmaları tesadüf değildir.

Öteden beri “Dönmelik” olarak bilinen Sabataizm, İzmirli bir hahamken tüm dünya Yahudileri’nin kurtarıcısı (mehdi) olduğu iddiasıyla ortaya çıkan Sabatay Zvi’nin adına nisbet edilir. Döneminin Yahudi dünyası içerisinde de marjinal ve Yahudilik’ten sapmış (heretik) bir gurup olarak kabul edilen Sabataycılar, Osmanlı döneminde hep Müslüman adları alarak içten Yahudi oldukları halde dıştan Müslüman gibi göründükleri için “dönme” adıyla anıla gelmişlerdir. Bu isim onlar Yahudilik’ten İslam’a döndükleri için değil “dönmedikleri” için verilmiştir. Değilse İslam’da “ihtida” müessesesi vardır ve samimi olarak İslam’a giren kimse, yedi sülalesi Müslüman olan biriyle din katında eşittir. Bu nedenle Ermeni, Rum Ortodoks ve hatta Yahudi iken sonradan “Allah’a teslimiyeti” (=İslam) din olarak seçen hiç kimseye “dönme” adı verilmemiştir.

Yahudiliğin Hurûfî, mistik, gizemli ve simgeci yorumu olan Kabala ekolü bilinmeden Sabataizm bilinemez. Çünkü Sabataizm, Kabalacı metinlerin daha marjinal ve militan bir yorumu olan Zohar ekolünün ürünüdür. İlginç olan husus, İsrail devletini İslam topraklarının bağrına bir bıçak gibi saplayan Siyonizm de, Sabataizm gibi Zohar ekolünden doğmuştur. Yani Siyonizm ve Sabataizm, aynı annenin iki memesinden emen ikiz kardeştirler. Bu nedenle ikisi de makyavelist, maskeli, çıkarcı ve sinsidir. İkisi de “ibâhî”dir. Konunun yüzyılımızdaki en büyük Müslüman uzmanı olan Prof. Dr. Abdulvahhab el-Mesiri’nin isabetli teşhisiyle ikisinin kendisinden doğduğu kaynağın temel felsefesi “küresel değersizleştirme”dir.

İşte niteliklerini ve kökenini yukarıda kısaca dile getirmeye çalıştığımız Dönmeler -namı diğer Sabataistler- yüzyıllardır insanımızın zihninde yer eden “dönmeler dönmezler” özdeyişini doğrulayarak bir kez daha atağa geçtiler.

İslam’a karşı “küreselleşme” adı altında küresel bir savaşa girişen ABD’deki “kıyametçi” Hıristiyan fanatiklerle Yahudi fanatikler el ele vererek dünyayı haraca kesme projesini uyguluyorlar. ABD yönetimini ele geçiren Hıristiyan fanatikler projelerini uygulayacakları başka ülkelerde Siyonistler’le iş tutarken, sıra Türkiye’ye gelince Siyonistler’in ikiz kardeşi olan Sabataistler’i tercih ediyor.

Şu günlerde gizemli bir el tarafından yeniden dizayn edilen seyaset arenasına mebzul miktarda Sabataycı’nın sürülmesini siz tesadüf mü sanıyorsunuz? Önümüze, ardımıza, sağımıza, solumuza, merkez solumuza, merkez sağımıza ve tam merkezimize hep siyasetin baş aktörü olmaya aday Sabataistler birer birer yerleştiriliyor.

İsteniyor ki Sabataycı’nın rakibi de Sabataycı olsun. Birinin foyası ortaya çıkar ya da Sabataist destekli medya tarafından şişirilen balonu patlarsa, onun alternatifi de Sabataist olsun. Yani, bu ülkede Sabataistler’den kurtuluş imkanı kalmasın ve biz millet olarak Sabataycılar’dan Sabataycı beğenelim.

Mesela “Leydi’nin Topuk Sesleri!” manşetleriyle şişirilen, medyanın “sarışın güzel” diye nitelediği, Mübadelede (Bu “mübadele” sözcüğü anahtar bir sözcük; tüm sır mübadele listesinde saklı) Sabataizm’in kalesi Selanik’ten getirilip Milas civarına yerleştirilen Sabataist eskidi diyelim.

Al sana ABD’den ithal, sıfır kilometre, bir tarafı ecnebi bir tarafı Sabataistler’in Kapani koluna mensup melez bir Sabataycı daha! Arkasına uluslararası finans çevrelerinin de desteğini alarak gelen bu Sabataist’e hangi babayiğidin gücü yeter? 28 Şubat’ta dindar milletin anasını ağlatan “kahraman koruyucular” bile, bu dayısı kuvvetli Sabataist’e selam durur evelallah.

Diyelim ki, onun “ecnebi” oluşundan dolayı milletin huzuruna çıkarılamayacak kadar defolu olduğu anlaşıldı ya da anlaşılma ihtimali belirdi. “Demokrasilerde(!!!) çare tükenmez” derlerdi ya hani? İşte ondan’ al sana İzmir’den bilmem nereye, oradan Sakarya’ya göçerek ve dahi Demokratlar arasında politika yapan aile büyüklerini de kullanarak Sabataycı kökenini kaybettirmeyi başarmış genç, iş bilir, becerikli bir Sabataist daha’ Tabiî ki yine ABD’den, yine ithal’.

Yeniler, ABD tv’lerinin uzantıları CNN ve NTV’nin olağanüstü desteğine rağman istenen rüzgarı estiremedi mi? Onun da kolayı var: Eski Sabataistler’den takviye edilmiş bir Dönmeler portföyüne (İpekçilerden bir İpekçi’nin “Sabatay Zvi dedem olur” diye demeç verdiğini hatırlatmaya bile gerek yok) maydanoz kabilinden onlara payanda olmaya hazır birkaç sözüm ona yerli’

Yani Sami Hocaoğlunun da belirttiği gibi ;sabatayist adı altında toplanmış ve yakubiler,karakaşiler ve kapaniler diye kendi aralarında üç gruba ayrılmış bu gizli cemaat ülkemizde ne yazık ki çok az nüfusa fakat çok büyük bir nüfuza sahipler.

Fakat konu başlığımızı oluşturan asıl sorun ;sabataycılar nasıl olur da bu akdar güçlü olmalarına rağmen kendileri hakkında Prof.Dr.Yalçın Küçük’ün bu kadar yazıp çizdiklerini önleyememektedir?

Sizce medyaya bu denli hakim,içlerinde generallerin,eski dışişleri bakanlarının bulunduğu böylesine büyük bir cemaat adı üstünde küçücük “Yalçın Küçük” le başedememekte olabilirler mi?

Tabii ki hayır.İşte bu soruya verilebilecek iki adet cevap vardır.

1-Büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu vatanımızda,bu cemaatin varlığının birdenbire belli edilmesi büyük bir kaosa sebep olacağından Yalçın Küçük gibi kuklaları kullanarak,kendi varlıklarını yavaş yavaş halkımızın beynine sokmaya çalışmaktalar. 2-Türkiyenin siyasal gidişatında pek buyuk roler ustlenemeyen bir çok sabataistin arasında-aslında onlarla alakası olmadıkları halde Müslüman Türk olan önemli şahsiyetlerin de onların tartafındanmış gibi gösrerilmesini sağlamak.Buna en büyük örnek Mustafa Kemal Atatürk’ün Yahudi olduğu gibi saçma sapan iddaların gündeme taşınmış olması ve sabataycılığın (türkiyedeki yahudi asıllıların) merkezinin Atatürk’ün doğum yeri olan, Selanik olduğunun sürekli vurgulanmasıdır.  

 Murat Asiltürk
www.turkstudent.net  forum sayfalarindan aktarmadir.

Reklamlar

The URI to TrackBack this entry is: https://kendihalinde.wordpress.com/2006/12/08/yalcin-kucuk-sabetaycilarin-kuklasi-mi/trackback/

RSS feed for comments on this post.

14 YorumYorum bırakın

  1. Yalçın Küçük hocamın ülkemize katkısının büyük olduğuna inanıyorum eğer sabetaycıların kuklası olsaydı onların alehinde konuşmazdı. Ayrıca çok değerli bir profesör ve aydınımızdır.

    Siteyi de eleştirmeden duramayacağım. Editör kardeşler kusura bakmasın.

    Leave a Comment
    Name

    Mail (will not be published)

    Submit Comment

    Terimlerinin geçtiği türkçe bir site olmaz acaba bu site kimin kuklası. ??? !!!

    Editörlerin yazıyı yayınlamayacağına eminim ama en azından dışardan sitelerinin nasıl göründüğünü öğrenecekler.

    YAZIM OKURLARA ULAŞIRSA SAYGILAR…

  2. ben Mustafa Kemal ile ilgili böyle bir iddia duymadım bilemiyecem bunuda sabetaycılar yapmış olamaz mı?kaldıki selanikten gelen herkesin de sabetaycı olması gibi di durum da yok bide bu yazıda geçen bir ima beni rahatsız etti sanki T.C de bu adamlar tarafından kurulmuş gibi bişey hissttim çok rahatsız edici sanki burda da bir çelişki var siz osmanlı yıda bunlar yıktı Türkiye yi de bunlar kurdu derken bu gençgili bezdirmeye yönelik bi hareket içindesiniz yani ben öyle algıladım yani biz bu kadar acizmiyiz yada acizmiydik anlamak zor . Ben Yalçın Küçük ün sabeyasitlere olumlu bakmamı sağlaycak yada ne bileyim bi şekilde kabullenmemi sağlaycak bi etklisi oldugunu düşünmüyorum aksine beni derinden sarsmıştır solda görünenlerden böyle çalısmalar çıkması sizi neden rahatsız ediyor anlamış değilim …

  3. öncelikle çeşitli konularda bizleri aydınlatan tüm yazarlara teşekkür ederim efendi serisi.sebatay sevinin hayatı ve buna benzer birkaç konuda okudum sayın aytunç altındal hocamız bazı kitaplarında bu konularada deyiniyor bu sabah sayın küçük beyi izledim fakat ne yalan söyliyeyim arada bir bagırarak tıtrek konuşmalarından konuyu birtürlü toparlıyamadım ani bagırarak konuşmaları kanımca izliyiceleri uzaklaştırıyor bir konuda yalçın beyin kitaplarını orta sınıfın alması mümkün değil çok pahallı kanımca hiçbir öğrenci okuyamaz ülkemizi madem sebatayistler ele geçirmiş neden onlar yani konun aydınları topluma bilgiyi yayın evlerini zenginleştirrek vermek zorundalarmı bunun daha ekomomik yanı yokmu parası az olan bilgiye ulaşamassa nasıl yarınlarımızı garanti almamızı geçligimizden nasıl beklersiniz. öncelikle tüm ülkesini seven yazarlarımızın bu konuya katkı yapmalarını bekliyorum bir okuyucu olarak.. saygılarımla.bir not:lütfen yorum sayfanızı türçe yazarsanız sevinirim ben bir türküm ve bu ülkenin dilinin düzgün kullanılması için tüm medyanın iş yeri sahiplerinin bu tabela kirlilige son vermesini rica ediyorum yaklaşık 30 ülkeyi kasaba ve köylerini gezdi 24 yıldır mesleyim gereyi bizdeki kirliliği hiç bir ülkede görmedim.yazım agır gelir diye yayınlamassanız lütfen kısada olsa yayınlanamıyacagını bildirirseniz memnun olurum. tekrar saygıalar emeği gçen tüm yazarlara

  4. sayın site yetkilileri,
    kaç kişi yazmış, uyarmış, rica etmiş. bu siteyi niye Türkçe yapmıyorsunuz. ne demek “leave a comment”. buraya yazı yazan ingilizler mi var. bu şekil yabancı laflar, sitenin ruhuna ve amacına da aykırı. yoksa başka bir amaç ve planınız mı var.

  5. ALENİ TEŞEKKÜR
    Ben bay Yalçın Küçük’ün sitesi sitesi :
    -kelemler ve kılıçlar -‘ sadece bir gün yazı yazabildim ve aynı gün siteden yasaklandım
    bu gün sitenin kapsını açık unutmuşlar galiba
    – Almilla – nikli bir centilmen veya centilgirl
    benim niçin yasaklandığımı site yönetimine sormuş cevap alamamış .
    sitenin kapısını açık unutmuşlar fakat tam olarak değil . Benim cevap yazabilmem gene yasaklı
    Ben de Almilla nikli bu iyi insana Aleni teşekkürü
    bu blog aracılığı ile gönderiyorum .

  6. Burada bu dinin yaklaşım tarzını anlamadan yorum yapılamaz…Bir kere hiç bir yahudi dönmesi kimliğini belli etmez..Sabetay sevinin ‘benzet- benzeme ‘ilkesine aykırıdır ve bu onlar için ibadet gereği gibidir.Ama kendi içlerine o kadar kısılıp kaldılar ki, direkt olarak bunu topluma ifşa edemediklerinden,bir aracı vasıtasıyla seslerini duyuruyor gibiler.Burada Yalçın hocaya itirazların yükselmemesinin bir sebebini de bu olarak görüyorum.Kendi içlerinden evlenirler ama artık cinsel açlık çeken bir grup halini aldılar.Onlar da kalıplarını yıkmaya çalışıyorlar.Demokratik teammüler içinde güç kaybeden bir grup olarak karşımızdalar,bir de ahlaki hiç bir kaygı olmadan hayatlarını zahiri de yaşadıklarından bu diğer (Türk-Müslüman-Kürt vs) halklar tarafından bir tepkiyle takib ediliyorlar..Bu tepkiyi azaltmak için de bütün bu yaptıklarını inançları doğrultusunda yapılmış işler olarak gösterip hem anlayışla hem de olası tepkilere karşı hoşgörü ile karşılanmalarına(!) çalışıyorlar,ve buna payanda olacak herkesten istifade etmeye çalışılıyorlar.Araştırmacılar için ise iyi tarafı ise yüzyıllarca kapalı kalmış bir toplumu bu yayınlar sayesinde tanıma fırsatı olmuş olmasıdır…

  7. DESIFRE HABERLER
    http://irfanozguzel.blogspot.com/

    arkdaslar sizlerin hassasiyetini anlıyorum ing kelimeler karsısında fakat bende tesadüf eseri buldum bu siteyi cok güzel bir calısma site yetkililerinni kutluyorum burda favori isimler tartısılıyor buda sevindirici böyle siteler ne yazıkki cogalmalı diye düsünüyorum

    inigizce kelimelere gelince bu site satın alınmıs bir site degil arkadaslar yukardaki web adresinden anlamıs olmanız gerekirdi

    bu bir blog sitesi ve sistem türkiyeden baglı degil ana sistem yani.

    yada site yetkilileri kardeslerimiz siteyi kurarken turkısh secenegini secmeyi unuttuklarından olabilir.

    YALCIN KÜCÜGE gelince sabetaycıları desifre etmesi yahudileri de tabi bu bilgilendirici aydınlatıcı oldu

    türkiyede kimse bilmezdi bunların ne oldugunu ne yaptıgını masonlarlada ic iceler artı israil icin calısıtrlar bizler atatürkün öldürülmesinden bu yana özellikle öldürüldügünü vurguluyorum…atatürkümüzden sonra

    hep sömürüldük hep bagımlı kldık maydonozlu kelimelerle tam bagımsızlık isci hakları emekcinin hakkı bilmem ne uyutulduk

    YALCIN KÜCÜGÜN en güzel sözü suydu yahudi sabetaist degilsen bu ülkede hicbirsey olamazssın

    bende diyorumki yahudi ibrani sabetaist degilsen dünyada bir hicsin.

    bunlar tartısılır bircok kisiyi desifre etti HÜLYA AVSARDAN TARKANA CEMIL IPEKCI TRANSEKSÜELLERE KADAR .

    saolsun

    BIZ TEYFiK FiKRET GIBI BIR HAININ ÖLÜM YILDÖNÜMÜNÜ KUTLAYAN BIR MILLETIZ BIZE TARIHTE BUNU BILE YEDIRDILER

    NEDENMI APDULHAMIT HAN BIR SUiKASTE UGRAR SUIKASTI YAPAN BASARISIZ OLUR VE DÖNEMIN YAZAR SAIRI OLAN TEYFIK FIKRET BUNDAN DOLAYI COK ÜZÜLÜR VE BIR SIIRINDE BU SUIKASTCIYI SANLI AVCI OLARAK SIIRINDE ÖVER…

    SONRASINI BILIYORSUNUZ APDULHAMIT HAN SÜRGÜN YER SELANIGE YOLLANIR OSMANLININ YIKILISI DA BASLAR.

    YALNIZ YALCIN KÜCÜK benim idolümdür severim sayarım FAKAT ne yalan söyleyeyim yahudilik ve sabetaycılık konularını abarta abarta bu kadar ciddi mevzuları sulandırdı…KiMSE KUSURUMA BAKMASIN..

    FAKAT hemen önyargılı olmayım dedim ve dedimki acaba böyle yaparak biraz can yakim biraz bilgilendirim birilerini desifre edim ardından ben sabetaycılara karsı degilim diiip onlar olmasa biz bu cumhuriyeti kuramazdık diyerk

    canını acıttıklarımın ruhunu biraz oksayım diyerek olası bir suikaste maruz kalmamak icin veya kıvamını cok iyi bilen eski solcuulardan olan yalcın hoca nın bekledigi kafasında tasarladıgı bir zaman ayarımı var diye düsündüm.

    bunların hepsi olabilir…BENIM BIR PRENSIBIM VARDIR ESKLIKLE CESARETI BIRBIRINE KARISTIRMAM.yalcın hocada bu siyaseti güdüyor olabilir böyleyse en dogrusunu yapıyor

    BUGÜN UGUR MUMCUMUZ yanımızda yoksa bu ugur mumcunun cok ama cok sert can acıtan degil canı yakıp kavuran ölcüde yazdıgı yazılarından ve korkusuzlugundandır.

    o korkusuzlugundandırki desire ettigi kovaladıgı seyler yenilir yutulur cinsten degildi cok yüreklilikte iste burda iyi degil

    bu kadar sert yazılar yazıp kitleleri bu kadar derinden etkilemeseydi suanda aramızda olacak ve bizzlerle herseyi acık acık paylasacaktı onun o güzel bilgilerinden o essiz yazılarından faydalanacaktık.

    ki yalcın kücük bu kıvamıbiliyor ugur mumcu arkadasıydı dev solcuların liderligini yapan biri.

    bide su cok ilginc siyasetin ne kadar onursuz ve serefsizce yapıldıgını bizlere gösteriyor

    ALPARSLAN TÜRKES YALCIN KÜCÜGÜ ARIYOR ve diorki EYLEM YAPIN.

    bir sagcı bir solcu liderini arayıp eylem istiyor.iyide anlasıyorlarmıs bu cok garip bir mevzu

    bunu yalcın hoca SKYTÜRK TE gürkan hacırla yaptıgı bir konusmada söylemisti cok iyi hatırlıyorum

    arkasında kütüpanesi vardı yani program yalcın hocanın evindeydi o cekimlerden o bölümlerden bahsediyorum youtube ta ararsanız bulursunuz ekleyen vardır mutklaka.

    birde ben yalcın hocayı cok seviyorum sayıyorum demekle tam bir taraftarlık yapmam hickimse icin tarafsızım

    onu elestirenleri okurum dinlerim tartısırım…seven zaten sever banane.

    cok sert elestiri aldıgı biri var millicözüm dergisi yazarından

    adeta yalcın hocanın kitabını üsenmemis yazmıs aralarada elestirilerini sert yapmıs cok feci bir yazıydı dogrusu.

    atatürkle ilgili gizli tarih kitabında yazdıgı bilgiler Fikriye hanım kız kardesimiydi YOKSA…

    FIKRIYE HANIM ÖLDÜMÜ ÖLDÜRÜLDÜMÜ ISMET PASA BUNLARI GÖRDÜ BILIYORMUYDU……

    ATATÜRKÜ ÖVERKEN SÖVME USLUBUNU PROFESYONELCE KULLANMIS DIOR YAZAR COK ENTERESAN….

    YALCIN KÜCÜK kım oluyorda tarih kitabı yazıyor tarih profu mu ki gecmisle ilgili yorum yapıyor bu bir uzman isi karakter analizini cok mu iyi biliyorda bir kisi hakkında onu hissetmeden onun düsüncelerini anlamaya calısıp kendine göre yazıyor.

    elestiriler agır ve cok sert eger yalcın hocanın kitabında koydugu o kesitler dogruysa ki dogrudur bosa sallanan bir laf degildir usturupsuz atamamıstır yani

    yazar cok haklı VE YAZARIN DEDIGI SEY SUUU SELMAN YÜCEL YAZAR
    MILLI CÖZÜM DERGISI

    Kemalist Münafık’ı ve İsmet Aşık’ı Yalçın Küçük’ün Taktiği:ÖVER GÖRÜNÜP SÖVMEK, YERERKEN YÜCELTMEK

    bu ismet inönü asıkı sözünüde kafama kaydetmistim ne demek istiyor diye ama

    32.GÜN PROGRAMINDA MAHIR KAYNAGIN BIR MEVZUYU ANLATIRKEN ÖRNEK VERDIGI O ANIDA UNUTAMAM

    MAHIR KAYNAK BIR MANTIK SÖYLEDI MEMETALI BIRAND MÜTHIS BIR KOMPLO TEORISI DEDI

    MAHIR HOCA HAYYIIIIIR BIR MANTIK HANGISINI ISTERSENIZ ONU KABUL EDIN DEDI.

    MANTIK SUYDU;

    ATATÜRK KENDISINDEN SONRAA GELEN ISMET INÖNÜ VE CELAL BAYARIN BASARIZ OLACAKLARINI ÜLKEYI IYI

    YÖNETEMICEKLERINI YANI BUNU GÖREMIYCEK ANLAYAMIYCAK KADAR ÖNGÖRÜSÜ ZAYIFTI YADA BANA DiiNKi

    iSMET iNÖNÜCÜLERIN KEMALISTLERE INDRDIGI AGIR BIR DARBEYDI TÜRKIYENIN UCURUMA SÜRÜKLENISI DEYINCE

    ORDA BIR ANIMSAMA YAZIDAKI ANISAMA GELDI AKLIMA VE CAGRISIMLAR BEYNIMI KEMIRDI ADETA

    ORDA RESMEN YALCIN KÜCÜGE LAF SOKTU ASLINDA.

    BUNLAR NACiZANE KÜCÜK TESPiTLERiM YALCIN HOCA KÖTÜDÜR DEMIYOR IYIDIRDE DEMIYORUM DESIFRE ETTIGI KISILER VE KONULAR KONUSUNDA SON DERECE HAKLIDIR IYI YAPMISTIR AMA SULANDIRILDI BU KONULAR OYSA COK DERIN VE CCOK ÖNEMLI BIR KONUDUR

    SABETAYCILIK YAHUDILIK DEGIL BUNLARLA UGRASMAM BUNLARIN GITTIGI YOL

    BELLIDIR SIYONIZMDIR BUNUN TÜRK INSANINA CIDDI BIR PROGRAMDA ANLATILMASI BILGI VERILMESI GEREKMEKTEDIR.

    http://irfanozguzel.blogspot.com/

  8. Yalçın KÜÇÜK’ün eserlerini okuyorum. Kimsenin kuklası olamayacak kadar akıllı.

    Yorumlara bakılırsa Sebatayistler kendisi ile hiç uğraşmıyor, sanki onu başı boş bırakmışlar ya da onlar ne derse onu yazıyor gibi bir hava hakim. Birçok sitede aynı türden eleştiriler var. Katılmıyorum.

    Eğer Yalçın KÜÇÜK’e karşı fiili bir saldırı olursa, birçok insan onun çok hacimli kitaplarını okumaya başlar. Bu ise istenmeyen sonuç olur. Bu nedenle başka taktiklerle adama saldırıyorlar. Ama hiçbir iz bırakmıyorlar. Adamlar da çok akıllı.

    Yalçın KÜÇÜK’ün yazdıklarını sansürlemenin bir yolu onun aslında Sebatayistleri meşru gösterme gayretinde olduğudur. Böylece insanlar ondan uzaklaşır.

    Diğer bir yol ise özellikle İnternet ortamında onun komik olduğu vs. söylemleri yaymaktır. Onun anlattıklarının ciddiyeti ile Cem YILMAZ’ın stand up’ları aynı kefeye konmaktadır. Verilmek istenen mesaj Yalçın KÜÇÜK’ün anlattıkları çok komik, ciddiye almaya gerek yok. Bunda da başarılı olmuşlardır.

    Son zamanlarda ise Ergenekon ismi verilen soruşturma hakkındaki yorumları nedeniyle özellikle STV’de Apo ile resimleri, PKK’da verdiği dersler vs gündeme getirilmektedir. Yalçın KÜÇÜK’ün kitaplarını ya da onunla yapılmış röportajları okuyanlar bilir; Yalçın KÜÇÜK, PKK kamplarına gittiğini, APO ile görüştüğünü zaten yazmştır ve PKK tarafından Kemalist Ajanlıkla suçlanmış olduğunu da eklemiştir.

    İrfan Said tarafından yapılan alıntıda ise tarihçi olmayan Yalçın KÜÇÜK’ün tarih konularına girmiş olduğu belirtilmiştir. Yumurtadan anlamak için tavuk olmaya gerek yok desem yeterli olacaktır.

    Yalçın KÜÇÜK’ten önce Sebatayistler ve Dönmeler hakkında kitaplar çıkmış ancak etkili olamamıştır. Bu kitaplar daha çok sağ görüşlü kişiler tarafından yazılmıştır. Abdurrahman KÜÇÜK’ün “Dönmeler Tarihi” gibi. Yalçın KÜÇÜK’ün kitapları ile bu konular daha fazla tartışılır olmuş ve sistem (Tekel/istan) biraz daha anlaşılmaya başlanmıştır. Tamamı ortaya çıkmış mıdır? Hayır. Çıkacak mıdır? Ona da Hayır. Zira ortada gizli kalmış ve gizli kalmaya çalışan bir topluluk söz konusudur. Onlar da yeni arayışlar içine girecekler ve kendi yenilerini gizlemenin yolunu bulacaklar. Sebatayistler gerçekten kendilerini açıklama konusunda rahat hissedebilecekleri zamana kadar bu böyle devam edecektir.

    Benim görüşüm; insanlar ne derse desin, fazla ciddiye almam. Kitabını (ki onun yansımasıdır) açar, okur ve araştırırım. Yani eser bakarım, eser sahibine değil.

    Kolay gelsin dileklerimle.

  9. Tüm bu yorumlarım muhakkak ki DOĞRULUK payı vardır
    GERÇEK olan tek şey YARATNDIR……..

  10. Sayin yazar.
    Yalcin Kucuk’un Sabetaycilarin kuklasi olduguna dair emareler nedir ? Nereden bu sonuca vardiniz?

    Yoksa siz sabetayci misiniz ?

  11. Ben yukaridaki metni yazan arkadasa pek katilmiyorum.Yani birden bire foyalari ortaya cikmasin da yavas yavas alistira alistira olsun diye Yalcin Kucuku kullaniyorlar fikri hic mantikli gelmiyor bana.Bence asil uzerinde durulmasi gereken konu Sebatay Sevinin yahudilik acisindan hic de tesadufi olmadigidir.Yani sapik bir hahamin kendini ansizin mesih ilan etmesi vs.Eger bu zat olmamis olsaydi donmeler musluman kiligina burunmemis olsalardi’bugun turkiyede ve de dunyada bu kadar basarili olabilirlermiydi acaba.Bu konuyu irdelemek bence daha onemli.

  12. İlginç bir konu göz ardı edilmemeli benimde Yalçın küçük hakkında bazı şüphelerim var bulunduğu mevki kendi açıkladığı sebatayizm konusuyla çelişiyor bulunduğun mevki itibariyle sende sebatayistsin.

  13. ERMENİLERDEN ÖZÜR DİLEYEN ‘SOROSBU’NUN EVLATLARI, ‘KUŞUMUN AYDINLARI’, İBRANİ-YMİŞ!‏
    Yalçın Küçük’ten, ‘Ermenilerden özür’ kampanyası hakkında ilginç yorumlar..
    Başını Ahmet İnsel, Baskın Oran gibi isimlerin çektiği; 1915′te Ermeniler’in başına gelenler nedeniyle düzenlenen ‘özür dileme’ kampanyasını, Yalçın Küçük yorumladı. İşte, Yalçın Küçük’ün ezber bozan açıklamaları:
    ”İbranilerimizi Tebrik Ediyorum!”
    Böyle bir kampanya yapmalarına çok sevindim.
    Kendilerini tebrik ediyorum.
    Benim söylediklerimi yapıyorlar.
    Bu imzacılar bana çok karşılar ancak benim söylediklerimden, tavsiyelerimden kurtulamıyorlar.
    Ayrıntısına girerek kimseyi rahatsız etmek istemiyorum ancak benim görüşüm şudur:
    “Ermenilere yapılanların çoğunu Biz Türkler YAPMADIK”.
    Bunlar içimizdeki , İBRANİ asıllıların yaptıkları bir iştir.
    Daha detaylı olarak söyleyecek olursak Ermeniler’e karşı yapılan eylemlerin faili içimizdeki SABETAYistLERdir.
    Bu genel olarak son 150 yıldır Türkiye’de bir Hristiyan, Yahudi savaşları olduğunu, biz Türklerin de bu savaşlarda sadece figüran olduğunu söylüyorum.
    Daha önce size bahsetmiştim.
    Habertürk’te Fatih Altaylı’nın yönettiği benim de Murat Bardakçı ile beraber katılımcısı olduğum bir program vardı.
    Program 10 Kasım sabahının erken saatlerine kadar sürdü.
    Bu programdan sadece birkaç saat sonra, 10 Kasım sabahı, Brüksel’de Savunma Bakanı Vecdi Gönül, “mübadele ve tehcir yapmasaydık milli bir devlet olamazdık” demişti.
    Vecdi Gönül, hem Elenleri (bizim Rum dediklerimiz) dışarıya çıkartmanın hem de Ermenileri göçertmenin, bir millet yaratmak için gerekli olduğunu söylemiştir.
    Vecdi Gönül sadece birkaç saat sonra benim söylediklerimi teyit etmiştir. ”Erivan da, Benimle Aynı Görüşte” Yalnız eksik olan bir ayrıntı var.
    İBRANİ asıllılar bu olaylar yaşanırken çok önemli mevkilerdeydi.
    Bu tatsız olayları bunlar yaptılar.
    Bu söylediklerim Erivan’da kabul görüyor.
    Erivan’ın resmi görüşüne göre de bu işleri Türkler değil, içerideki , İBRANİ asıllılar yaptı.
    Söylediklerim çok yankı yarattı.
    Buna seviniyorum.
    Şimdilerde benim çalışmalarımda adı geçen Ahmet İnsel, Baskın Oran ve Murat Belge bir özür kampanyası başlatmışlar.
    Söylediklerine göre bu kampanya sadece kendi aralarında olacak.
    Şimdi burada benim kendilerine söyleyeceğim şudur.
    “Tebrik ederim. Çok iyi.”
    Çünkü bunların üçü de İbrani asıllıdır.
    Ahmet İnsel İBRANİ Asıllıdır!
    İlki Prof. Dr. Ahmet İnsel, benim Sabetayizm çalışmalarımdan çok endişelenmişti.
    Radikal Gazetesi’nde “durdurun bu adamı” demişti.
    Ben de o zaman kendisine cevap vermiştim.
    Bizim çalışmalarımızda “bir insan İBRANİ midir, değil midir?
    Sabetayist midir, değil midir?” diye anlamak için çok çeşitli kriterlerimiz, yöntemlerimiz var.
    Ama en kesin olanı, ailesinin mezarları Karacaahmet ya da Bülbürderesi’nde mi?
    Biz önce buna bakarız.
    İnsel ailesinin önemli fertleri, Bülbülderesi’ndedir.
    Oraya sadece Sabetayistlerimiz’in gömüldüğü artık “iki kere iki dört eder” formülü kadar nettir.
    Demek ki bu imza kampanyasının elebaşlarından, birincisi Prof. Ahmet İnsel bir İBRANİ asıllıdır.
    “Oran”, İbranice “Işık” Demektir!
    İkincisi Baskın Oran.
    Ben Baskın Oran bir milletvekili adayı olduğu zaman bunları söyledim.
    Tekrar söylüyorum: Soyadı Oran, İBRANİ isim sözlüklerinde de olandır.
    Or’dan gelir.
    “Or” ise İbranice “ışık” demektir.
    Adaylığı döneminde de söyledim.
    Amerika’da meşhur dondurma markası Baskin vardır.
    Baskın Oran Sabetayisttir.
    Belge’nin Sabetayistliği, Tartışılmaz!
    Üçüncü olarak Murat Belge’ye gelirsek, kendisinin Sabetayistliği son derece günceldir.
    Çünkü çok yakın bir zamanda, Hürriyet gazetesi kendisini ilgilendiren bir haber yaptı.
    Yakında Amerika’da iflas eden Lechman Brothers’ın Türkiye’de 1915′lerde komutanlık yapmış Alman Liman Von Sanders ile akraba olduğunu söyledi. Liman Von Sanders’in de Yahudi olduğunu ifade etti.
    Benim kitaplarımda da Gelibolu’da Çanakkale’de bizim komutanımız olan, Liman Paşa’nun Yahudi olduğunu göstermiştim.
    Önümde ki kitaplarda da var.
    Hitler’in Yahudi generalleri diye bir kitapta onun adı verilir.
    Dil bilgisinde her zaman söylerim ben, “h” harfleri genellikle söylenmez.
    Bu bizim dilimizde de çok yaygındır.
    “Hastahane” demeyiz,” hastane” deriz.
    “Ahmet “demeyiz, “Amet “deriz.
    Dolayısıyla biz Lehman demeyiz, Leman deriz.
    Leman hem İbranilerde isimdir, hem bizde isimdir.
    Bunu Almanlar “i” şeklinde söyler ve “Liman” der.
    Burada küçücük bir parantez açıyorum:
    Bunları dışarıdan değil, benden öğreneceksiniz.
    Tarihini bileceksiniz.
    Bunlar sadece benim kitaplarımda var.
    Liman Paşa, Gelibolu’da, Çanakkale’de komutanlık yaparken, arkasında bir yemekhane otomobili vardı.
    Sadece Yahudi yemekleri yerdi.
    Bunları yazmak lazım.
    Bizim tarihimizde, öve öve bitiremediğimiz Liman Paşa’nın aslında Lehman-Leman olan adı bizi neden ilgilendiriyor?
    Murat Belge’nin, babası Burhan Asaf’tır.
    Halasının adı ise Leman Asaf’tır.
    Aile soyadları Asaf’tır.
    Asaf bizde de kullanılan ancak İBRANİ’lerde de kullanılan, hiç değişmeyen, aynı telaffuzla söylenen bir isimdir.
    Demek ki Leman adını da, Asaf adını da Yahudi isimler sözlüğünde buluyoruz. Benim birçok çalışmamda ifade ettiğim bir şey daha var.
    Burhan Asaf’ın Murat Belge’nin annesinden önceki eşi Zsa Zsa Gabor’dur. Gabor ismi Yahudilikte çok dinsel bir isimdir.
    Murat Belge ile Mustafa Kemal Atatürk arasında, bir kıskançlık vardır.
    Murat Belge’nin analığı olan Gabor: “Kemal Paşa Hazretleri ile bir yerde buluşur ve çok yakın olurduk” diyor. (Ancak ben buna inanmıyorum.)
    Dolayısıyla Murat Belge’nin Sabetayistliği ile ilgili hiç bir kuşkumuz yoktur.
    Ben, Buna Olumlu Bakıyorum.
    İmza kampanyasının EleBaşı olan bu üç kişi İBRANİ asıllıdır.
    Bunda hiçbir kötülük yoktur.
    Bir insan İBRANİ asıllı olur.
    Bana da sabetayist dedi Hürriyet gazetesi.
    Olabilir dedim.
    Burada bir kötüleme yoktur.
    Ancak Ermenilerden yapılanlar için, biz Türklerin değil, Türkiye’de bulunan İBRANİ asıllıların özür dilemesi lazımdı.
    Onlar da yaptılar.
    Nitekim Ermeniler’in resmi görüşü de budur.
    Ermeniler Türkiye aleyhine bir yürüyüş yaptıkları zaman, Türk bayrağındaki yıldızları Davut yıldızı gibi yaparlar.
    Benim kitaplarımda bunlar vardır.
    Dolayısıyla biz yapmadık, Türkiye’de İBRANİLER yaptı.
    İleride yazacağım “Savaşlar” kitabımda bu daha net görülecektir.
    İngiliz gizli belgeleri de, o zamanlarda Osmanlı yönetiminde İBRANİLER’in hakim olduğunu söyler.
    İsrail de bu yönde görüşlerini değiştirmeye başlamıştır.
    Onlar da bu zamanın tarihine Erivan gibi bakıyorlar.
    Dolayısıyla bu önemli bir adımdır.
    Ben olumlu bakıyorum.
    Alınmalarına hiç bir neden yok.
    Onlar Türkiye’de İBRANİ asıllıların yaptıkları işlerden dolayı, Ermeniler’den özür dilemiş oluyorlar.
    Bu gayet açıktır.
    Ben de bu yaptıklarını kutluyorum.
    Sorun, AKist Olmalarında!
    Bunlar hem bunu yapıyorlar hem de militanlık ölçüsünde AKP’yi destekliyorlar.
    Türkiye’de Cumhuriyet düzenini savunanların hepsine karşı oluyorlar.
    Bunların bir kısmı Taraf gazetesindedir.
    Radikal’den oraya geldiler.
    Tahminime göre Taraf gazetesi batarsa, tekrar eski yerlerine giderler. Dolayısıyla buradaki talihsizlik özür dilemelerinde değil, bu özür dileyenlerin elebaşlarının aynı zamanda İslamlaşmadan, Osmanlılaşmadan yana olmalarında AKP’yi desteklemelerindedir.
    (Odatv.com)

  14. 1915 ERMENİ OLAYLARINI YAHUDİLER YAPTI


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: