Uru Achim; Kasap Havası – Hava Nagila

hava-nagila11

Kasap Havası – Havah Nagilah (Hava Nagila)

Ayten Alpman’ın milletçe dilimize pelesenk ettiği “Memleketim” isimli  parçanın, Yahudi Halk Ezgisi (Rebe Elimelekh) olduğunu herhalde bilmeyeniniz kalmamıştır. Benim öğrenmem ise ilk olarak Fabrika Dergisi’nde Orhan Gökdemir’in konu ile alakalı yazısını 2006 yılında okumamdan sonra  olmuştu. Ne yalan söyleyeyim, bu şarkının Milli Marş kıvamında her resmi bayramda ya da her milliyetçilik duygularımızın kabarmasının istendiği -Kıbrıs Barış Harekatı gibi- dönemlerde radyo ve televizyonlardan vıyaklatılmasının etkisiyle olsa gerek, Musevilerin kahramanlık öykülerini anlatan bir İbrani ezgisi üzerine İlham Gencer tarafından söz yazılıp Alpman tarafından da seslendirilerek damarlarımıza enjekte edilmesi  şokunu… Avrupa Yakası’ndan Selin’in tarzıyla “oha oldum yani” tadında yaşadığımı itiraf etmeliyim… Hatırlarsanız bu parça Tandoğan Mitinglerinin de açılış ve kapanış musikisi yapılıp, önce AB-ABD karşıtlığı gazı verilip, ardından bambaşka mecralara doğru yol aldırılmıştık… Hatta meraklısı Moiz Kohen-Tekin Alp ismini de bu bağlamda Prof.Dr. Google Comtr’dan öğrenebilir… Konumuz bu olmadığı için geçelim…

Memleketim parçasının orijinal ismini öğrenip “Traditional_Jewish_Music” albümünü internetten yasal olmayan yollardan  “24 saat sonra silmemek” kaydıyla indirmem ise biraz gecikmelidir…  Haziran 2006’ya rastlar… Albümde yer alan parçaları dinlemem ise “uleyn bu şarkıda çok tanıdık, aha işte kulağım bunu da bir yerden anımsıyor” diye diye bi çırpıda oluverir. Hava Nagila’yı dinleyip, yok artık bu da mı Yahudi ezgisi dediğim o AN ise… Müzik öğretmenlerinin org başında aynı melodiyi “Kasap Havası” adı altında çalarak, öğrencileri 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarına hazırladığı lise anılarına gitmemle dumura uğradığım ANdır.

Bu yazıyı yazmak, aradan geçen iki yıl zarfında Kasım 2008’e kadar kaldı ise bu da benim tembelliğim olsun. Televizyonda ya da radyoda “Memleketim” parçasınının ya da “Kasap Havası’nın” sıklıkla denk gelmesi bile beni bu tembellikten alıkoyamadı… Ta ki  e yettiniz gayrı diyene kadar.

Sene 2007, Garanti Bankası reklamları ve fonda çalan müzik Kasap Havası…  Ata Demirer henüz Avrupa Yakası’ndan ayrılmamış, Gülse Birsel’in dizisi rating rekorları kırarken fonda Kasap Havası’yla birlikte halay çeken ev ahalisi…  Sene 2008, Komedi Dükkanı TV8’den TRT1’e transfer olmuş, rating tavanda…  “Arkadaşım” diyen arkadaş, Tolga Çevik’i  Kasap Havası eşliğinde dans ettirmeye çalışıyor… Cem Yılmaz TurkTelekom reklamlarında Jembey olmuş…  Yeni evlenen çizgi karakter damat ve gelin Jembey’den TT tarifelerini öğreniyor, ortamda müsait düğün müğün falan… Fonda yine Kasap Havası… Daha şu an anımsayamadığım başka reklam cıngılları ve belki seyredemediğim başka programlarda ki Kasap Havaları… Biraz daha gerilere gidince Grup Vitaminden, “Hava Nagila” olmuş  “Amman Mualla”…  Beşiktaş taraftarları muhtemelen ezgiyi Kasap Havası niyetine alıp maçlarda “saldır Beşiktaş saldır”  haline getirmişler…

İsmi geçen zatı muhteremlerin sabetay avcısı sitelerde ve forumlarda “The Usual Suspects” olarak tanımlandıklarını da antiparantez belirtelim.

Şimdi… hani müzik evrenseldir ya, hani kültürler arası etkileşimler şahanedir ya, hani ‘beleş dinamit olsun g.tümde patlasın’ da denir, dinamitin kaynağı sorgulanmaz bile ya… İşte bu noktada Prof.Dr. Google Comtr ne demiş biraz da ona bakalım…

Radikal’den Ayşe Karabat: “Bizim “Kasap Havası” diye bildiğimiz ‘Hava Nagila’ nameleriyle inledi İsrail sokakları. Devletlerinin 60. kuruluş yıldönümünü gerçek bir coşkuyla kutlayan Yahudiler, ‘hadi neşelenelim’ yani ‘hava nagila’ deyip sokaklarda dans etti.”  Diyor 10 Mayıs 2008 tarihli gazete nüshasında…

Aslında şaşıracak bir şey yok… Çünkü sokakları “hava nagila” diye inleten o topluluğun dedeleri…

-2 Kasım 1917’de İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Arthur J. Balfour’un, Siyonist hareketin önderlerinden Lord Rotschild’e gönderdiği, Filistin’de Yahudilere bir “ulusal yurt” kurulması çabasının İngiliz hükümetince destekleneceğinin belirtildiği mektuptan sonra-http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Balfour_Bildirisi

Ve tarihe Balfour Bildirisi olarak geçen bu mektubun akabinde yapılan zafer kutlamalarında da “hava nagila” sesleriyle sokakları inletmişlerdir… Haydi kesin konuşmayalım muhtemelen inletmişlerdir diyelim… Fakat işin ilginç tarafı hava nagila’yı kimin yazdığıdır. Ritmi Sagidura Hasidim tarafından düzenlenen parça, Letonyadan göç eden ve 1. Dünya Savaşı esnasında Osmanlı Ordusunda Bando Şefliği de yaptıktan sonra Kudüse geri dönen Abraham Zevi Idelsohn tarafından güftelenmiştir (Kimine göre de öğrencisi Moshe Natanson).  http://www.radiohazak.com/Havahist.html

Bir başka kaynakta ise şu ifadeler yer alıyor:

Hava Nagila, “Bizi mutlu kıl.” anlamına gelen bir İbrani halk şarkısıdır. Genellikle kutlamalarda söylenir. Musevilik ile kalıplaşmış olan bu melodinin kökeni, ilk İbranilere kadar uzanmasına rağmen en genel kullanılan kısmı muhtemelen 1918 yılında, I.Dünya Savaşı’ nda İngiltere’ nin Filistin’ deki zaferini kutlamak için bestelenmiştir.

Kime karşı zafer? Elbette Osmanlıya karşı…

Ama siz bundan kıllanmayın ve kıllanan adam triplerine girmeyin. Çünküm musiki evrenseldir efendim. Peki ne yapcekmişiz? Dinamiti yerleştirip… Hava nagila eşliğinde… Rumlarla bu sizin hasapiko değil bizim kasap havamız deyu İsviçreden gelen Lozan Masasının üzerinde mutlu mutlu kavga etcekmişuz. Düğünlerde olmazsa olmaz halay müziğimiz yapcekmişuz… Bol bol reklamlarda kullanıp içselleştirecekmişiz…

Peki yapmış mıyız? Elbette… En alasından hem de. Gelin Tamer Korkmaz’a kulak verelim…

“İsmet Sezgin, Papandreu’nun zeybek oynamasını yorumlarken karşımıza çıkıyor! Milli Savunma Bakanı iken Rodos’ta kasap havası çalınınca dayanamamış, o da oynamış. Tüm bakanları da oynatmış…”

Dikkat… Oynamakla kalmamış, hem de deplasmanda  hem de Rodos’ta tüm bakanları da oynatmış… Balfour’dan sonra devlet kuranlar da bu habere artık nereleri ile gülmüşlerdir kim bilir… Bu tarihsel ironilere Fabrika dergisinde Orhan Gökdemir, hatırladığım kadarıyla mealen: “ Hadi Memleketim parçası ile herkesi kandırdınız, Yahudi ezgisini kakaladınız… Ama bir tane bile İstanbul’lu Musevi çıkıpta, yahu bu bizim parçamız, size  ne oluyor demez mi hiç… “ diyordu.

İroniler konusunda internet deniz derya…

2004’de Metal Grubu Orphaned Land’den vokalist Kobi Farhi ile Mabool albümü ertesine gelen röportaj esnasında şu soru soruluyor:

Hava Nagila Türkiye’de çok popüler. Bundan bazı bölümleri ileriki kayıtlarda dinlemeyi umabilir miyiz, zira müziğiniz bizi ‘neşelendiriyor ve mutlu ediyor

Vokalist efendiye yağcılık mı desek, yoksa musikinin evrenselliği mi? Hava nagila ülkemde çok popülermiş… Evet öyle de… Hangi adla ama?

 

Bir blog sayfasında okurken beni güldüren bir yazı da şöyle:

“…Son olarak ta halay çekilirdi Kasap havası ve hava nagila eşliğinde. Bu oyun yavaştan başlar ve gittikçe hızlanır bilmeyenin ayakları birbirine dolanıp yere düşebilir veya çekiştirile, çekiştirile sağa sola savrulur. Sonunda nefesi kesilen pes edip guruptan ayrılır. 
Bu hislerle Lime Wire’ı açıp arama ekranına hava nagila yazıp arıyorum. Bir sürü hava nagila sıralanıyor ama Dario Moreno’nun okuduğu yok. Bir şey dikkatimi çekiyor. Bazı Hava Nagilaların yanında Jewish Folk Song yazıyor. Yani Yahudi halk müziği. Şaşırıyorum. Oysaki biz bu müziği Kazak veya Kafkas ezgisi olarak biliyorduk ve çok severek dinliyor, oynuyorduk. Birkaç tanesini bilgisayarıma indiriyorum.  Birkaç gün sonra TV de reklâmlardan birinde bu müziği duyuyorum. Serap’a bu melodiyi tanıyıp tanımadığını soruyorum bocalıyor. En çok nerede duymuşsundur bu müziği diyorum bocalama hali sürüyor. Sonra aniden anımsayıp kazak dans müziği diyor. O da benimle aynı yanılgı içinde. Doğrusunu söylüyorum. Demek bize yıllarca sadece Rus salatasını Amerikan salatası diye yutturmamışlar, Yahudi halk şarkısının müziğini de Kazak dans müziği diye yutturmuşlar. Ne kadar garip bir ülkeyiz.”
http://orenisi.blogspot.com/2008/07/hava-nagila.html

Yok canım estağfirullah… Kimsenin kimseye bişeycik yutturduğu yok ki… O bizim milletçe avanaklık sporunu benimsemiş/benimsetilmiş olmamızdan kaynaklanan bir TRAVMA demek geçmişti içimden okurken. Eh… Şimdi de yazmış bulundum artık. Affola…

Travmalar elbette bununla sınırlı değil… Bir zamanların Türk Filmlerinde bolca kullanılan Nermin Gökben’in söylediği Şiribim Şiribom şarkısını da yine farklı bir albümde dinledikten sonra şaşırmıştım… Nakarat kısmı dahi değiştirilmeden Chiribim Chiribom olmuş size Şiribim Şiribom…

2001 yılında Radikal gazetesinde  bir albüm tanıtımına da konu olmuş bu parça:

“Ares etiketiyle Fidan Müzik’ten Çıkan ‘Geleneksel Yahudi Müziği: Hanukka’ isimli albüm, işte bu temayı barındıran şarkılardan oluşuyor. ‘Hanukka’, içinde aslında hepimizin aşina olduğu şarkılarla bezeli bir çalışma. Örnek mi? Bir dönem dilimize pelesenk olmuş ‘Şiribim Şiribom’… Yahudi müziği tıpkı diğer müzikler gibi dinin içinden çıkarak karışıyor hayata. Yahudilerin Kitab-ı Mukaddes’te yer alan kimi ayrıntılara dayanarak beste yaptıklarını ve müziklerinin temelini attıklarını söylemeye gerek yok. İlahilerin bestelenmesiyle ortaya çıkan bu müzik sinagoglara oradan gündelik yaşantıya karışmış.”

Ne güzel di mi? Yıllarca Yahudi ilahileriyle göbek atmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamışız da farkında değiliz… Biz halay çekip eğlenirken, İstanbullu Musevi vatandaşlarımız da dinsel ritüellerinin tarafımızdan dejenere edilmesine ses etmemişler hiç… Alçak gönüllü oluyor canım şu Yahudiler. Bi de adamların onca günahını alıyor bu kendini bilmez basın… Di mi ama yani?

Neyse… Lafı fazla uzatmadan Hava Nagilanın sözlerini  Çağlayan Bingöl’den  kes-yapıştır yapalım.

***

Hava nagila
Mutlu olalım
Hava nagila
Mutlu olalım
Hava nagila venismechah
Mutlu ve neşeli olalım
Hava naranenah
Şarki söyleyelim
Hava naranenah
Şarkı söyleyelim
Hava naranenah venismechah
Şarkı söyleyip neşeli olalım.
Uru, uru achim!!
Uyanın biraderlerim
Uru achim b’lev sameach
Uyanın biraderlerim, mutlu bir yürekle
Uru achim, uru achim!!
B’lev sameach
Uyanın biraderlerim,
Mutlu bir yürekle
Uyanın!
Mutlu bir yürekle uyanın biraderlerim…

***

Haa unutmadan eğer fırsat bulursanız “Hevenu Shalom Aleichem” parçasını dinleminizi de tavsiye ederim. Ben ilk dinlediğimde sanki Mızıkayı Humayun’dan marşlar dinler gibi hissetmiştim. Paranoya da yapmış olabilirim elbette…Youtube sitesi bu ve benzer parçalar ile kaynıyor… Youtube kapalı biz giremeyiz demeyin sakın… Başbakan bile giriyor… Ayrıca bu blogu merak edip okuyanın youtube gibi bir siteye girememesi söz konusu dahi olamaz dedikten sonra…

Son sözümüzü de  yazıp noktayı koyalım…

UYANIN BİRADERLERİM…

URU ACHİM !!!

———————————————————————————————

Hava Nagila’yı Ladino dilinde dinlemek için:http://www.dilandau.com/cgi/play.cgi?id=40cc8246c13d8da3e2e3460db9a83d4a6cf8264c&lang=en

 

Enstrumental için :

http://www.dilandau.com/cgi/play.cgi?id=a2fb0456d721cf10642b315bfde51af0c3fb2c38&lang=en

Reklamlar

The URI to TrackBack this entry is: https://kendihalinde.wordpress.com/2008/11/26/uru-achim-kasap-havasi-hava-nagila/trackback/

RSS feed for comments on this post.

4 YorumYorum bırakın

  1. YAZIYI YAZAN ARKADAŞIM.KASAP HAVASI İLE HAVA NAGİLA’NIN MÜZİKLERİNİN AYNI OLDUĞUNU İDDİA EDEBİLİYORSAN SENİN KULAĞINDAN ŞÜPHE ETMEK LAZIM.EVET İKİ MELODİ BİRBİRİNE ACAİP DERECEDE BENZİYOR AMA AYNI DEĞİL!KESİNLİKLE AYNI DEĞİL!

  2. Yukarıdaki tarihlendirmelerden de anladigimiza gore buyuk bir ihtimalle Yahudiler bu Balkan muzigi ezgilerini kullanarak ve üzerien soz yazarak kendilerine uyarlamislardir.

    Bizim Kasap Havasi, Yunanlilarin Sirtaki ve diger Balkan ulkelerinin de benzer ezgileri yuzyillarca dinleyip soyleyip dans ettiklerini unutmamak lazim.

  3. İlginç bir yazı olmuş.Ancak bir anlamda da malumun ilanı..İki kavim!!! arasında (araplar ve Yahudiler) – (-ki aslında ikisi de SAMİ ırkından dır)
    Prof. Dr. Google.com dan araştırılabilir; süregeln çekişme de aynı ırktan olmadığımız halde taraf tutmamız ve bu tarfgirliğin gereği olarak diğer ırka düşman olmamız konusu bilinç altımıza tarafınızdan ve böyle düşünenler tarafından ENJEKTE edilmektedir.Ben de eskiden beri bunu hep sorularım NEDEN taraf tutmam gerekmekte? İkisi de aynı soydan ve aynı ırktan gelen iki kavmin kavgasından bana ne? Dinleri değişik diye biri cici diğeri kaka ilan edilip, akla hayale gelmeyecek senaryolarla birbirine pis atmalar….Yaaa hakkaten beynimizden çıkın…yeter…hepiniz yetersiniz.

    Tutup ta kamboçyada veya afrikanın bilmemneresinde Hutularla tutsilerin savaşı beni ne kadar ilgilendiriyorsa, bu da ancak o kadar ilgilendirmeli.Birtakım siyasi çarkların oyununa yaşamımız, beynimiz, özgürlüğümüz alet edilmesin.Ve bu cümle herhangi bir tarafın “Evet zaten biz de aynı şey için savaşıyoruz” sloganı olamasın.

    Ne araplara ne de Yahudilere düşmanlığım var..Ne de yakınlığım…

  4. I’ve read a few good stuff here. Definitely worth bookmarking for revisiting.

    I wonder how so much effort you set to create one of these
    excellent informative site.


Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: