Atatürk ve Sabetay Sevi Tekkesi

sabetay-sevicilik
Sabataycılık denince akla ilk gelen iki şehir Selanik ve İzmir’dir.

İspanyol Yahudi’si, Avrupalı kaynaklara göre İzmir Yahudi kaynaklarına göre Edirne doğumlu Sabatay Sevi 1665 /1666’da İzmir’in Kemeraltı-Agora semtindeki Portekiz Sinagogu’nda ikinci kez Yahudi Mesih’i olduğunu ilan etti. Daha önce 1648’de 22 yaşındayken de Mesihliğini ilan etmiş fakat yeterli ilgiyi görmemişti. Çok kısa sürede Avrupa, Ortadoğu ve Rusya’da duyulan bu hadise sadece Osmanlı Türkiye’sindeki Yahudileri değil, Müslüman Türkleri ve Doğu Avrupa’daki Hıristiyan tebaayı da derinden etkiledi.

Gelişmeler üzerine tutuklanarak Edirne’de 11 Eylül 1666’da Divan’da sorgulandı. Sorgulamayı kafes arkasından Padişah Avcı Mehmet’in de takip ettiği Sabatay Sevi, Mesihliğini inkâr etti. Sorgulamada bulunan ve kendisi de bir Yahudi dönmesi olan Hekimbaşı Hayatizade Mustafa Fevzi Efendi’nin (Moses ben Raffael Abrabanel); “Müslüman ol kelleni kurtar” tavsiyesi ile Sevi görünürde Müslüman olup Mehmet Aziz Efendi adını almıştır.

Sabatay Sevi görünürde Müslüman Türk, hakikatte ise kendi Yahudi inançlarına bağlı kalarak ikili (dual) bir hayat sürdürmüştür. Müritlerinin de benzer ikili kimliği benimsemesiyle tarihte ve günümüzde “dönmelik” veya “Sabataycılık” denen bir tür çift kimlikli “açık Müslüman-gizli Yahudi” “tarikat” doğmuştur.

Nitekim Rabbi Abraham Danon tarafından Revue des Etudes Juives’de İbranice metni yayınlanan Sabatay Sevi’nin 18 maddeden oluşan inanç risalesi, Prof. Abraham Galante tarafından hem orijinal İspanyolca metin hem de Fransızca tercümesi yayımlandı. Sabatay Sevi’nin 18 emirden oluşan Ladino dilinde yazılmış risalesi ilk kez 1897’de Paris Şarkiyat Kongresi’ne sunulan bir tebliğde Journal’de Selanique’nin yayın yönetmeni Sadi Levi vasıtasıyla ortaya çıkar.

Niçin 18 emir? (daha&helliip;)

Reklamlar

Kemalism : After the Ottomans

Uyarı: Yüce Önder Atatürk hakkında pek hoş şeyler söylenmediğini hemen söyleyelim ve tamamen yorumsuz intihal yaptığımızı belirtelim. Benim vaktim boş diyenler tercüme yaparlarsa, tercümeleri de intihalleriz efendim.

Kemalism : After the Ottomans
Perry Anderson

‘The greatest single truth to declare itself in the wake of 1989,’ J.G.A. Pocock wrote two years afterwards,

is that the frontiers of ‘Europe’ towards the east are everywhere open and indeterminate. ‘Europe’, it can now be seen, is not a continent – as in the ancient geographers’ dream – but a subcontinent: a peninsula of the Eurasian landmass, like India in being inhabited by a highly distinctive chain of interacting cultures, but unlike it in lacking a clearly marked geophysical frontier. Instead of Afghanistan and the Himalayas, there are vast level areas through which conventional ‘Europe’ shades into conventional ‘Asia’, and few would recognise the Ural mountains if they ever reached them. (daha&helliip;)

Published in: on Eylül 8, 2008 at 11:40 pm  Comments (2)  
Tags: , , , ,
%d blogcu bunu beğendi: