Ay ve Yıldız’ın Muhteşem Kavuşması: “Ayyıldız Zamanı”

resim-004ssss

resim-004sresim-028s

Ay ile Yıldız’ın Muhteşem Kavuşması / 1 Aralık 2008  Tsi-17:20/18:00 much more…

(daha&helliip;)

Uru Achim; Kasap Havası – Hava Nagila

hava-nagila11

Kasap Havası – Havah Nagilah (Hava Nagila)

Ayten Alpman’ın milletçe dilimize pelesenk ettiği “Memleketim” isimli  parçanın, Yahudi Halk Ezgisi (Rebe Elimelekh) olduğunu herhalde bilmeyeniniz kalmamıştır. Benim öğrenmem ise ilk olarak Fabrika Dergisi’nde Orhan Gökdemir’in konu ile alakalı yazısını 2006 yılında okumamdan sonra  olmuştu. Ne yalan söyleyeyim, bu şarkının Milli Marş kıvamında her resmi bayramda ya da her milliyetçilik duygularımızın kabarmasının istendiği -Kıbrıs Barış Harekatı gibi- dönemlerde radyo ve televizyonlardan vıyaklatılmasının etkisiyle olsa gerek, Musevilerin kahramanlık öykülerini anlatan bir İbrani ezgisi üzerine İlham Gencer tarafından söz yazılıp Alpman tarafından da seslendirilerek damarlarımıza enjekte edilmesi  şokunu… Avrupa Yakası’ndan Selin’in tarzıyla “oha oldum yani” tadında yaşadığımı itiraf etmeliyim… Hatırlarsanız bu parça Tandoğan Mitinglerinin de açılış ve kapanış musikisi yapılıp, önce AB-ABD karşıtlığı gazı verilip, ardından bambaşka mecralara doğru yol aldırılmıştık… Hatta meraklısı Moiz Kohen-Tekin Alp ismini de bu bağlamda Prof.Dr. Google Comtr’dan öğrenebilir… Konumuz bu olmadığı için geçelim…

Memleketim parçasının orijinal ismini öğrenip “Traditional_Jewish_Music” albümünü internetten yasal olmayan yollardan  “24 saat sonra silmemek” kaydıyla indirmem ise biraz gecikmelidir…  Haziran 2006’ya rastlar… Albümde yer alan parçaları dinlemem ise “uleyn bu şarkıda çok tanıdık, aha işte kulağım bunu da bir yerden anımsıyor” diye diye bi çırpıda oluverir. Hava Nagila’yı dinleyip, yok artık bu da mı Yahudi ezgisi dediğim o AN ise… Müzik öğretmenlerinin org başında aynı melodiyi “Kasap Havası” adı altında çalarak, öğrencileri 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarına hazırladığı lise anılarına gitmemle dumura uğradığım ANdır.

Bu yazıyı yazmak, aradan geçen iki yıl zarfında Kasım 2008’e kadar kaldı ise bu da benim tembelliğim olsun. Televizyonda ya da radyoda “Memleketim” parçasınının ya da “Kasap Havası’nın” sıklıkla denk gelmesi bile beni bu tembellikten alıkoyamadı… Ta ki  e yettiniz gayrı diyene kadar. (daha&helliip;)

2010 İstanbul Logosu: Üç Kapı mı, Üçleme mi, Menorah’ın Kolları mı?

2000 yılında sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde başlayan daha sonra devlet kurumlarının da iştirak edip benimsediği ve 2005 yılında kesinleşerek, 2010 yılında 3 avrupa şehri ile birlikte İstanbul’un “2010 Avrupa Kültür Başkenti” olacağından haberimiz vardı. Fakat ülkemizin yoğun ve karmaşık gündeminden dolayı Fener ve Balat semtlerinde Avrupa Birliği katkıları ile tamamlanan rehabilitasyon çalışmalarının ilgimizi çekmediği gibi bu haberde ilgimizi hiç çekememişti. Ta ki  ilk önce iyibilgi sitesinde gördüğümüz  2010 yılında “Avrupa Kültür Başkenti” olacak İstanbul’un logosu hakkında netpano sitesinden alıntılanan Oktan Keleş’in şeytaniler bu kapıları mesih’e mi açacak yazısıyla birlikte yapılan spekülasyonları okuyana kadar.

 

Oktan Keleş netpano’da yayınlanan yazısında Dikilitaşlardan girip Konstantin Tak’ından çıkmış ve bu bağlamda 2010 İstanbul logosunun ne anlattığı, ne anlama geldiği ve neyi sembolize ettiği yönünde değişik çıkarımlarda bulunmuş. Oktan Bey çıkarımlarda bulunur, iyibilgi bunu haber yaparsa, bize de atılan taşın ardından koşmak vazifesi düşer mantığından hareketle komploya inanmadan ama komplosuzda kalmadan kendi yorumlarımızı da yazalım istedik. Ancak unutulmaması gereken bir ayrıntı vardır. Logo üzerinde yapılan değerlendirmelerde logo’nun kim yada hangi kurum tarafından yapıldığı belirtilmemektedir. Belki tam olarak bilinmemektedir ki zaten organizasyonun resmi internet sitesinde de (www.istanbul2010.org) logo’nun ne anlam içerdiği ne zaman kim tarafından yapıldığı hakkında herhangi bir açıklama mevcut değildir. Bu yüzden spekülasyonlara açık olması da yadırganmamalıdır. Haberi yapan iyibilgi, habere kaynaklık eden Oktan Bey bu organizasyonun başkanı Nuri Çolakoğlu’na ulaşabilmelilerdi eleştirisini de söylemeden geçmek olmaz.

 

Geçelim ve taşın peşinden koşmaya yada taşı peşimizden koşturmaya başlayalım…

(daha&helliip;)

Ergenekon

O hoca ile bu isim arasında bir bağlantı olabilir mi? TG’nin iddiasına göre 78-79 da istanbulda görev yapan paşanın hocasının soyismi ergenekon..her ne kadar bağlantı kurmak için müneccim olmak gerekse de, yukarda ki resimde yer alan kitap yazarlarından birinin adı ise “Behiç Ergenekon”…kitabın GKB yayınlarından çıkması, yayım tarihinin 1976 olması ve haliyle ismi geçen şahsın askeri bir kimlik taşıma olasılığının fazlalığı…O kişi bu kişi midir acaba dedirtiyor…Bunun araştırmasını yapmak ta işi bilenlerin problemi olsun.

Problemi olsun deyip yazımızı sonlandırmıştık ki…

(daha&helliip;)

Published in: on Temmuz 19, 2008 at 8:18 pm  Comments (37)  
Tags: ,
%d blogcu bunu beğendi: